Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yeni yorum ekle

LGBT Film

“Son derece detaylı ve gerçek seks sahneleri içeren 'Shortbus'ının aslında erotik olmak gibi derdi yok. Ancak pornografinin alanına bu kadar doğal biçimde girerken 'Shortbus' kadar kırılgan biçimde duygusal olabilen başka bir film muhtemelen izlememişsinizdir.” Yeşim Tabak, 26. İstanbul Film Festivali'nin en çarpıcı filmlerinden 'Hedwig ve Kızgın Çıkıntısı' ile 'Shortbus'ı anlatıyor.

KAOS GL

Yeşim Tabak

Cinselliği tasviriyle seyirciyi kışkırtan filmler, politik filmler, naif filmler... John Cameron Mitchell'ın filmlerinde, genelde birbirine pek bulaşmayan bu anlayışların hepsini bulabilirsiniz. Festivalin gece yarısı gösterimlerinden birinin ayrıldığı 'Hedwig ve Kızgın Çıkıntısı' (Hedwig and the Angry Inch' de, 'Shortbus' da, çelişkili görünse de aynı anda cüretkâr, dokunaklı, eğlenceli, gerçekçi ve naif olmak gibi ilginç bir tarife sahipler.

  • Hedwig ve Kızgın Çıkıntısı

Daha önce televizyonda da gösterilen 'Hedwig ve Kızgın Çıkıntısı' (2001); Mitchell'ın kendisinin yazdığı ve filmde olduğu gibi başrolü de bizzat oynadığı başarılı bir Broadway müzikalinden uyarlama. Hedwig, Doğu Berlinli, transseksüel bir rock şarkıcısı. Bu kederli ve öfkeli rock masalında Hedwig, onun yazdığı parçaları alenen çalıp şöhrete koşan eski sevgilisi/eski grup arkadaşını (Michael Pitt) takip ederek bir yandan kendi Amerika turnesini gerçekleştiriyor, bir yandan da bize hayat hikâyesini aktaran bol miktarda monolog sunuyor. Uzun monologlar nadiren 'çekilir dava'dır, Hedwig bu nadir durumlardan biri. Film, cinsel rollerin değişkenliği, aşk acısı, yaratıcılık ve rock'n'roll üzerine hem görsel hem de sözlü bir metin olarak son derece süslü ve renkli, ancak kendi kalabalığının içinde bir an bile kaybolmayan bir deney. Müzik, teatrallik ve sinemasal akışı birleştirişiyle, 'All That Jazz'in ya da Brian De Palma'nın 'Phantom of the Paradise'ının yanına rahatlıkla koyabileceğimiz bir müzikal yapmış Mitchell.

Yönetmenin ikinci uzun metrajlısı 'Shortbus'ın (Mitchell'ın indiWIRE'a verdiği röportaja bakılırsa) sorduğu sorulardan biri şu: "Neden insana şöyle dedirten bir film olmasın ki: Güldüm, ağladım, boşaldım!" Aslına bakılırsa, son derece detaylı ve gerçek seks sahneleri içeren 'Shortbus'ın erotik olmak gibi derdi yok. İşin sanat tarafındaki yönetmenlerden, cinsellik konusundaki cüretkârlığıyla öne çıkan başka filmler de görmüşsünüzdür mutlaka. Ancak pornografinin alanına bu kadar doğal biçimde girerken 'Shortbus' kadar kırılgan biçimde duygusal olabilen başka bir film muhtemelen izlememişsinizdir.

  • Shortbus

Filme adını veren Shortbus, günümüz Manhattan'ında, her türlü sansür ve otosansürden muaf biçimde seks ve aşk oyunlarının oynanabildiği bir gece kulübü. Müzik hafif, ışıklar loş, atmosfer dostane bir ev partisi gibi. Müşteriler arasında yapayalnız bir dominatrix, aralarına üçüncü bir kişiyi almayı düşünen gay bir çift (biri hayatı, biri ölümü kovalıyor) ve daha önce hiç orgazm olmamış bir seks terapisti var. Shortbus sakinlerinin amacı, ille de çıkıntılık olsun diye tabu devirmek değil, herhangi bir şekilde 'tatmin'i yakalamak.

Dünyada müzik akımlarının bile fazla umut vaat etmediği şu dönemde, 'Shortbus' bu çaresiz arayışları şefkatle, bir noktada gaddarca gerçekçi ama umudu da elden bırakmadan yansıtıyor. Mitchell'ın filmi, özellikle Amerika'daki (ve tabii haliyle her yerdeki) politik karanlığa karşı ne kişisel, ne sosyal, ne de sanatsal bir kalkan bile oluşturabilen yığınlar adına kaldırılmış, iyi niyetli, yer yer komik bir isyan bayrağı.

Kaynak: Radikal Cumartesi, 31 Mart 2007

  • Konuyla ilgili haberler:

İstanbul Film Festivali’nde eşcinsel sinema

Erken dönem Pasolini filmleri

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir


Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


İmza Kampanyası



Google Reklam


LGBT Ünlüler


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim