Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yeni yorum ekle

Araştırma - İnceleme

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesinin genişletilerek kadınlar, farklı cinsel yönelimler, kültürel gruplar ve çocuklar odaklı ilkelerin yazılması süreci tamamlandı ve yeni ilkeler haziran ayı başında ‘Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu’ başlığıyla 3 kitapçık şeklinde yayınlandı. Proje danışmanlarından Mine Gencel Bek anlatıyor.

KAOS GL

Mine Gencel Bek

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nin genişletilerek kadınlar, farklı cinsel yönelimler, kültürel gruplar ve çocuklar odaklı ilkelerin yazılması süreci tamamlandı ve yeni ilkeler haziran ayı başında Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu başlığıyla 3 kitapçık şeklinde yayınlandı. 2005'te British Council'ın BBC işbirliğiyle medyanın toplumsal katılımdaki rolünü desteklemek amacıyla başlattığı ve 2006'da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin ulusal ortak olarak yer aldığı Medya ve Toplumsal Katılım Projesi kapsamında toplumda daha dezavantajlı konumda olanlara dair medyadaki hakim gazetecilik anlayışının eleştirisinden hareketle varolan meslek ilkeleri geliştirilmesi hedeflenmişti. Medya profesyonelleri ve ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle, akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilen bir dizi toplantıda BBC'den konuyla ilgili uzmanların katılımıyla karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı sağlandı. Toplantılarda, sorumlu, ilkeli, kamu çıkarını göz önüne alan gazeteciliğin önündeki engeller, medyanın toplumsal katılımın güçlendirilmesine yönelik rolü ve bu kapsamda yapılması gerekenler tartışıldı ve bu doğrultuda toplantı sürecinde oluşturulan ilkeler, bir kez daha katılımcıların, proje ortaklarının görüşüne sunularak gelen yorumlar sonucunda proje danışmanları (ben ve diğer proje danışmanı Abdülrezak Altun) tarafından derlendi ve yeniden ifadelendirildi.

Kılavuz kitapçıkların içeriği özetle şöyle: Kadınlar, Cinsel Yönelimler ve Medya kitapçığında medyanın üretim süreci ve içeriğini toplumsal cinsiyet eşitliği yönünde dönüştürme için geliştirilen ilkelerde medyanın ayrımcılık, cinsiyetçilik ve homofobiyle mücadelede önemli bir araç olduğu öngörüldü. Bu mücadeleyi bu sorunlara daha çok yer ve zaman ayırarak gündeme getirmekle sürdürmenin yanı sıra medya ayrıca bunları yeniden üretmemek için kullandığı dil ve görsel malzemelere dikkat ederek varolan kalıp yargılara rağbet etmemeli, olumlu rol modelleri dolaşıma sokmalıdır. Şiddeti hiçbir biçimde meşru göstermemeli, şiddete uğrayanların mahremiyetine saygı göstermeli ve medya kullanıcılarını şiddete uğramaları durumunda yapmaları gerekenler konusunda bilgilendirmelidir.

Şiddet konusu Çocuklar ve Medya kitapçığında da önemli yer tutuyor. Burada yukarıdakilerin yanı sıra ayrıca özellikle suça karışan çocuklar zikredilerek bu çocuklarla ilgili haberlerde sadece olayın sonuçlarına değil, nedenlerine de yer veren bir gazetecilik anlayışının gereğine işaret edilerek etiketler ve sıfatlar yoluyla olumsuz kalıp yargıların yaratılmamasının altı çiziliyor. Cinsellik, şiddet vb olumsuz içerikten çocukların korunması için yayın akışının düzenlenmesi, ailelerin uyarılması gibi konuları içeren çocuklarla ilgili kitapçıkta medya temsilinin yanı sıra üretim sürecine de özel bir önem atfedilerek medya profesyonellerinin çocuklarla çalışırken dikkat etmeleri gereken noktalar sıralanıyor (çocuğun ve anne-babasının rızasının alınması, mahremiyete saygı, teşhir edilmeme gibi).

Kültürel Çeşitlik ve Medya kitapçığında ise Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildir-gesi'nde varolan 'milliyet, ırk, etnisite, dil, din ve inanç ayrımcılığı' yapılmaması, 'insanlar, topluluklar ve uluslararasında nefreti ve düşmanlığı körükleyici yayından' kaçınılması gibi maddeler korunarak bunlara yeni maddeler eklendi. Kılavuz kitapçıkta ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve kültürler arası yanlış anlamalara yol açacak ön yargıları güçlendirecek yayınlardan kaçınarak toplumda varolan hoşgörüsüzlükle mücadele etme misyonu biçilen medyanın farklılıkları zenginlik olarak görerek toplumsal barışa katkıda bulunması bekleniyor. Irkçı iddialara yer verildiği durumlarda da mutlaka bu iddiaları sorgulayacak karşı değerlendirmeleri içermesinin gerektiği belirtiliyor. Mülteciler ve göçmenler kitapçıkta ayrıca bir başlık altında değerlendirilerek onlara yönelik ırkçı ve ayrımcı yayınlardan kaçınılması ve diğer maddeler sıralanıyor.

Kılavuz kitapçıkların medya kuruluşlarına dağıtımı sürüyor ve çok yakında British Council ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin web sitelerinden erişim mümkün olacak. Ayrıca bu web sitelerinde toplantılarda tartışmaları başlatmak üzere derleyip sunduğum, konuyla ilgili uluslararası kuruluşların, çeşitli ülkelerdeki ve Türkiye'deki meslek örgütlerinin ve medya kuruluşlarının ilkelerinin dökümüne de yakında erişilebilecek. Elbette, bu ilkelerin yazılmasıyla ve dolaşıma girmesiyle medyada hep tartışılagelen etik sorunlar sona ermeyecek. Zaten etik ihlallerin nedeni tek tek gazetecilerin hatalarından ziyade endüstrinin yapısal değişimi, kamu çıkarı yerine ticari çıkarın, çok satmanın, ratingin, reklam almanın, ortalamaya seslenmenin öne çıkması, gazetecilerin editoryal özerkliklerinin zayıflaması gibi pek çok dinamiğe bağlı. Ancak, bu ilkeler en azından belirtilen gruplar düzleminde medya içinde bir tartışmayı başlatarak veya hızlandırarak duyarlılığı artırabilir. Hatta, bu tartışma belki daha sonra dezavantajlı diğer grupları da içererek daha başka kılavuzların hazırlanmasına da önayak olabilir. Ayrıca kitapçıklarda sadece tek tek gazetecilerin yapması ve yapmaması gerekenler sıralanmıyor, onun dışında medya kurumlarına da konularla ilgili özdenetim politikaları, kurum içi izleme mekanizmaları ve eğitim programları oluşturma ve geliştirme vb önerilerde bulunuluyor. Dolayısıyla umulan, tek tek gazetecilerin yanı sıra, medya kurumlarının da bu konuları tartışarak kamusal alana daha iyi hizmet etmek için sorgulama ve dönüşüm sürecine girmesidir.

Mine Gencel Bek: Doç. Dr., Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi

  • Konuyla ilgili haberler:

Sivil Toplum ve Medya

'Adam Etmek' ya da Cinsiyetçi Dil

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir


Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Google Reklam


LGBT Ünlüler


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim