Haftanın Şugarı

"İnsan hakları meselesi kolay hallolur diye düşünüyorsanız ben de size 'Önce eşcinsellerin problemlerini halletmeliyiz. Hani şu yoklarmış gibi saydıklarımızın' derim. Bana göre asıl bölücü olan eşcinselleri saymayanlar. Bunun başörtüsünden ne farkı var ki! Başörtülüler üniversiteye giremiyor. Eşcinseller ise hiçbir yere. İş bulamıyorlar, onlara yaratık gözüyle bakılıyor, arkadaşlık etmek bile ayıp karşılanıyor"

  • 2 sene öncesinin Hormonlu Domates sahibi Hülya Avşar günah çıkartıyor.

Diğer Şugarlar



Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Homofobi Karşıtı Buluşma-2007


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yeni yorum ekle

Feminizm | Kadın Örgütleri | Siyaset

Feministler bağımsız milletvekili adayı Tükrükçü ve Ermez'in seçim çalışmalarına destek veriyor. Feministler, “Bedenimiz üzerindeki her türlü denetime, varlığımız üzerindeki her tür baskıya da itiraz ediyoruz” diyor.

KAOS GL - 17/07/2007

Feministlerin İstanbul 2. bölge bağımsız milletvekili adayı Ayşe Tükrükçü'yü ve Saliha Ermez'i destekleme kararına Kaos GL de imzasını attı.

“Biz feministler, Vesikalı Adayları destekliyoruz” başlıklı bir açıklama yayınlayan feministler şunları söyledi:

“Babamızın bakire kızı, geneleve giden kocalarımızın sadık karısı olarak biliyoruz ki; aile, iş, meslek sahibi olsak da; ‘iffetsiz’ denilen ‘hayatsız kadınlarla’, ‘en diptekilerle’, ‘iffetli’ denilen kadınlar madalyonun iki yüzünü yaşıyor. Bizim vesikamız olmadı. Ama bunun için, bizi okutan ya da üç kuruşluk başlık parasına satmayan babamıza; sevdiği için dövdüğünü söyleyen kocamıza boyun eğmemiz bekleniyor.

Ayşe ile Saliha gibi en yakınındaki erkekler tarafından bedenlerini satmaya zorlananlar bize hep hatırlatılıyor. "Namussuz", "iffetsiz" diye yaftalanmak tehdidiyle bizden itaat bekleniyor.

Geneleve kapatılan kadınların çıkış yolları kapalıyken, oradan ayrılmaya kalktıklarında "firari" sayılırlarken; Genelev çalışanları, devlet tarafından sadece vesikaya ve üzerinden vergi alınacak bedenlere dönüştürülürken; Biz vesikasızların hayatı taciz, tecavüz ve şiddetle, "namussuz" diye yaftalanmak ya da "geneleve düşmek" tehdidiyle örülmüyor mu?

Peki, fuhuş neden var?

Kimimizden dört duvar arasında evlerimizde, kimimizden genelevlerde erkeklere itaat ve hizmet etmemiz beklenmiyor mu?

Kaçımız gönlünün istediğine vardı, gönlünden geçenleri yaşayabildi?

Kaçımız sevişmek için evlenmeyi bekledi, kaçımız zar diktirdi?

Hangimiz gece, hatta gündüz sokağa rahat çıkabiliyor?

Kaçımız geçinmek için, zorunluluktan evlenmedi? Ya da boşanamadı, evli kaldı?

Kimimiz vesikalı, kimimiz evlilik cüzdanlıysak bu birimizi yüceltip ötekini dışlayarak hepimizi denetlemek için kullanılmıyor mu?

Peki, fuhuş neden var? Asgari ücretle genelevlerde insanlık dışı kölelik koşullarında çalışan kadınlar istediği, kadınlara yararı olduğu için mi?

Fuhuşun müşterisi evli-bekâr, yaşlı-genç, zengin-fakir her sınıftan, her konumdan erkekler değil mi?

Bugün Meclis'in neredeyse tamamını oluşturan erkeklerin kaçı geneleve hiç gitmedi? Seçmen erkekler "vesikalı" diye damgalanan kadınların hizmetinden hiç mi yararlanmadı?

Üzerindeki her tür baskıya da itiraz

Çünkü;

Geneleve girdin mi, vesikayı aldın mı, bir daha ömür boyu vesikan silinmiyor. "Genelev tutsakları", en açık biçimini yaşıyor. Ayşe ve Saliha'yi genelevlerde yaşanan kölelik düzenine itiraz ettiğimiz için destekliyoruz.

Çünkü;

'Hayatları çalınmış, hayatsız kadınlar'a desteğimiz "fahişe/hafif meşrep" nitelendirmelerinin kılığımız, kıyafetimiz, cinsel hayatımız, bekâretimiz ve davranışlarımıza bağlı olarak aşağılayıcı şekilde kullanılmasına, bedenimiz üzerindeki her türlü denetime, varlığımız üzerindeki her tür baskıya da itiraz aynı zamanda...

Ayşe Tükrükçü ve Saliha Ermez Milletvekilliğine Adaylar

Onlar;

"Diptekilerle hayati çalınmış kadınlarla, üsttekileri yüzleştirmek",

"Genel kadın, hayat kadını gibi isimlerle anılan hayati çalınmış hayatsız kadın arkadaşlarını özgürleştirmek",

"Genelev kadınlarına yeni hayat hakki seçeneği, tazminat verilmesi, vesikaların iptali, kötü sicillerin silinmesi" için,

"Kölelik gibi bir hayattan sonra yasa koyuculuk gibi bir görevi olan TBMM'ye girmek" istiyorlar.

Ayşe Tükrükçü ve Saliha Ermez, zincirleri hep birlikte kırmaya çağırıyorlar bizi. Bu çağrıya kulaklarımızı tıkamayalım!

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir
Buluşma 2008



Google Reklam




Kaos GL - 100


Dergi Satış Noktaları


Haftanın Madisi

“Kadına bakış açısı artık çok ib..leşti. Kadına erkekçe bakan kalmadı. Bu yeni bakış açısı kadının güzelliğini gölgeliyor, azaltıyor. Ve bu yeni bakış açısına ben ‘ib..ce bakış açısı’ diyorum. (Öğrencilerden birinin “Neden geyce değil?” sorusuna) Ben gey demek istemiyorum. Çünkü geyce demek kavram kargaşasına neden oluyor. Gey dendiği zaman ‘Ay ne şeker’ diyorlar. ‘Arkadaşın gey mi?’ diye soruyorsunuz ‘Aa evet’ cevabı geliyor. ‘Arkadaşın homoseksüel mi?’ sorusuna burun kıvırıyorlar. ‘Arkadaşın ib.. mi?’ diye soruyorsun ‘Asla’ diye bağırıyorlar. Üçü de aynı yere çıkıyor. Ama kavramların içi boş. Ben ib..ce diyerek, bu bakış açısının kadını çirkinleştirdiğine daha iyi vurgu yapıyorum.”

  • Gülümseyin lütfen… Okan Bayülgen fotoğraf çekiyor.

Diğer Madiler



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


LGBT Söyleşi


LGBT Ünlüler


Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim