Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yeni yorum ekle

Medya & Homofobi

13 Eylül 2007 tarihli Hürriyet gazetesinde, “Bursa’yı sarsan frengi listesi” başlığıyla yayımlanan haberle, emniyet güçlerince frengili olduğu ilan edilen travesti ve transeksüellerin ifşa edildiğini ve bunun insan hakları ihlali olduğunu söyleyen Kaos GL Derneği’nin gazeteye gönderdiği tekzip adresini buldu ve Hürriyet gazetesi ‘Okur Köşesi’nden yaptığı yanlışı dile getirdi.

KAOS GL

Geçen perşembe günü (13 Eylül) Hürriyet’in birinci sayfasındaki ana haber "Bursa’yı sarsan frengi listesi" başlığı ile sunuluyordu. Haberde, Bursa’da kurulan Gökkuşağı Derneği ile Emniyet Müdürlüğü arasındaki gerilimin tırmandığı, 3 aylık takip ardından frengi oldukları belirlenen 12 travestinin tutuklandığı belirtilirken, bunların fuhuş çetesi kurdukları polise atfen iddia ediliyordu. Aynı haberde, bu kişilerle cinsel ilişkiye giren 300 kişiye de frengi bulaştığı öne sürülüyordu.

Bu haberle ilgili olarak birçok tepki geldi. Örneğin, eşcinsellerin kurduğu bir dernek olan Kaos GL Derneği Başkanı Umut Güner gönderdiği "Salgının Adı Frengi Değil Homofobi!" başlıklı mesajda şunları yazıyordu:

"Hürriyet gazetesinde, ’Bursa’yı sarsan frengi listesi’ ifadesiyle verilen manşet haberde, emniyet güçlerince frengili olduğu ilan edilen travesti ve transseksüeller ifşa edilmek suretiyle insan hakları ihlali yaşanmıştır. Hem tıbbi bilgilerin açıklanmasının suç olduğunu bildiren hukukçuların görüşünü belirtip hem de ardından bu bilgileri açıklamak, gazetecilik ilkelerine uymayan sorumsuzca bir davranış olsa gerek.

Bursa Emniyeti ile basınının el ele verip ahlak değersel yargılardan hareketle ’suç’ tanımlaması, uygun görmedikleri davranışlarda bulunan kişileri hedef gösterip ifşa ederek daha baştan suçlu ilan etmeleri kabul edilemez. Bursa Savcılığı ve Bursa Emniyeti’nin soruşturmayı daha insan hakkı ihlali gerçekleştirmeden sürdürmesini istiyoruz. Mevcut yaklaşımıyla yasaları uygulamakla yetinmeyip bir de suçlu ilan ettikleri kişileri ahlak değersel yaklaşımlarla damgalamakta ve mahkûm etmekte sakınca görmemektedir. Hiç şüphesiz ki bu tür uygulamalar yeni linç girişimlerine cesaret verecektir. Bireylerin cinsel sağlık haklarından eşitçe yararlanabilecekleri olanak ve kanallar sağlanmalı ve ifşa etmeden, damgalamadan ve de tehdit etmeden insanların yararlanmalarına sunulmalıdır. Cinsel sağlık, insanları damgalayıp, halka korku salarak değil, güvenli seks bilgisini yayarak sağlanabilir."

Önce bir not: Amsterdam’da polis, uyuşturucu kullananların trafiği tıkamaması için, şehirde uyuşturucu satılan yerlere kolayca ulaşmalarını sağlayacak yönlendirme tabelaları koymaya başladı geçen hafta.

Bunun konumuzla ne ilgisi var demeyin; çok ilgisi var. Kuşkusuz Amsterdam çok örneği rastlanmayan bir uygulama; ama yine de çağdaş kolluk kuvveti uygulamasına bir örnek oluşturuyor.

Bursa’daki olay yukarıdaki açıklamada da belirtildiği gibi cinsel sağlık yönü ağır basan bir olaydır. Polis açısından bir asayiş sorunu yönü de bulunur kuşkusuz.

Ama bir yandan Türkiye’de Sağlık Bakanlığı yurtdışından sağlanan fonlarla cinsel sağlık konusunda çok ciddi çalışmalar sürdürürken, diğer yandan Bursa’da Emniyet Müdürlüğü’nün "zorla tedavi" gibi bir yöntemden söz edebiliyor olması kuşkusuz sorunludur. Zorla tedavi diye bir uygulamanın yasal olması mümkün değildir.

Ve eğer gerçekten bir frengi salgını riski söz konusu ise, tüm salgınların paniğe yol açtığı, bu haberi sızdıranlar tarafından unutulmuştur. Şimdi Bursa’da yaşayanların, Hürriyet’in manşetine kadar çıkan frengi salgını konusunda Bursa’daki yöneticilerin neler yaptığını kaygıyla beklediğini varsayabiliriz.

Ama en az bunlar kadar sorunlu olan, haberin, Hürriyet Yayın İlkeleri’nde "Yayınlarda hiç kimse ırkı, cinsiyeti, sosyal düzeyi veya ilişkisi, dini inançları veya fiziki kusurları nedeniyle aşağılanamaz ve kınanamaz" şeklinde düzenlenmiş 5. maddesi ile kesin bir çatışma içine girmiş olmasıdır.

Kişileri cinsel tercihleri nedeniyle aşağılayan açıklamaları, kolluk kuvvetlerinden gelse bile, herhangi bir değerlendirme süzgecinden geçirmeden yayımlamak, eğer gerçekten frengi teşhisi konmuş kişiler var ise, ölüme kadar gidebilecek ya da fiziksel olarak kusurlu hale gelmeleri mümkün olabilecek kişileri ad vererek ve konuyla ilgisi olmayanları korkutacak şekilde gazete sayfalarında teşhir etmek yanlış olmuştur.

Kaynak: Hürriyet, 17 Eylül 2007

  • Konuyla ilgili haberler:

Salgının adı frengi değil homofobi!

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir


Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


İmza Kampanyası



Google Reklam


LGBT Ünlüler


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim