Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Kadın Kadına Öykü


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Yeni yorum ekle

Sahne

Pembe Hayat LGBTT Derneği’nin çatısı altında çalışmalarını yürüten Pembe Hayat LGBTT Tiyatro TopluluğuPembe Gri” adlı oyunu ile bir kez daha seyirciyle buluştu. Tiyatro salonunun tamamen dolu olduğu oyunda oyuncular İsmail Alacaoğlu, Sera Can, Melis Özcan, Barış Sulu, Derya Tunç ve oyunun yönetmeni ve yazarı Zeynep Özcan Akbal dakikalarca ayakta alkışlandı.

Kaos GL 15/01/2007

Pembe Hayat LGBTT Tiyatro Topluluğu her yıl Mayıs ayında Kaos GL Derneği’nin düzenlediği Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’nın ikincisinde filizlendi. Homofobi Karşıtı Buluşma’da skeçlerle yola çıkıldı. Ardından ilk oyun olan “Pembe Gri” ilk kez Temmuz ayında Lambdaistanbul’un ev sahipliğini yaptığı Eşcinsel Onur Haftası etkinlikleri arasında Fransız Kültür Merkezi’nde kapalı gişe oynandı. 27 Ekim 2007’de “Pembe Gri” ilk kez Ankara seyircisiyle buluştu.

‘Pembe Gri’ adı nerden geliyor?

Oyunun isminin nerden geldiğini Pembe Hayat LGBTT Tiyatrosu’ndaki gönüllü arkadaşlar şöyle açıklıyorlar: “İnsanların hayatlarında beyaz ve siyah çok belirleyici bir duruş sergilemiştir. Aslında siyah ve beyazın hayatımızda kısıtlayıcı olduğu düşüncesine kapılmışızdır. Grinin ise siyah ve beyazın arasında, gidiş ve gelişlerimizin yaşandığı hayatın tam orta yerinde kaldığımız süreçte kendimizi nasıl adlandırdığımızı nasıl bir yaşamın içerisinde nefes aldığımızı sorgulatan bir renk olduğunu düşünüyoruz. Lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüel (LGBTT) bireyler bugüne kadar -özellikle ülkemizde- her iki renkten birisini yani siyah ve beyazı seçmeye zorlanmışlardır. Grinin tam da iki rengin içerisinde olmadan, dünyayı renklilikleriyle tanımlayarak her şeyin ortasında yaşanılabileceğini gösteren bir renk olması düşüncesinden yola çıkıyoruz ve insanın kendini sorgulamasına dair, siyah ve beyazı tercih etmeden nefes alabileceğinin göstergesi olarak kabul ediyoruz. Pembe ise yaşamımızda kendimizi sorgulamaya başladığımız süreçle başlayan, pembe yaşamların içinde düşlerimiz umutlarımız, yaşama dair yaşamak istediklerimiz ve pembe düşler için mücadele etmemiz gerektiğinden yola çıkıyor. LGBTT bireylerin bugüne kadar pembe bir hayat içerisinde yaşayıp sıkıntısız sorunsuz, şiddetsiz, insan hakları ihlallerine ve ayrımcılığa uğramadan yaşadıkları düşünülüyor. Ama biz pembe hayallerimiz ve umutlarımız için, bu ülkede pembeyi insanların gerçek gözleriyle görebilmeleri için, var olan gerçek pembelikleri insanların gözleri önüne seriyoruz. Yaşadığımız süreç hiç de insanların olumlu olarak düşündüğü gibi değil, LGBTT olmamızdan, cinsel yönelimimizden veya cinsiyet kimliğimizden dolayı yaşadığımız ve bize yaşatılan sorunları bütün çıplaklığıyla bu oyunumuzla insanların gözü önüne seriyoruz.”

“Cinsel yönelimimiz ve cinsiyet kimliğimizle ilgili bize yaşatılan sorunları bir de bizim ağzımızdan dinleyin” diyen oyuncular bir sonraki oyunu heyecanla beklediklerini ve İzmir, İstanbul, Eskişehir gibi illerde oynayacak sahne bulabilirlerse seve seve gideceklerini belirttiler.

4 yorum | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir
Anket - Dergi&Web



Kaos GL Dergi 102


KKM - Ekim 08




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Kimler online
Şu an sitede 1 kullanıcı ve 161 ziyaretçi var.

Online kullanıcılar

  • kydonia


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim