Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yeni yorum ekle

Barış Sulu | Moda

Cemil İpekçi’nin bir televizyon programında sarf ettiği “muhafazakâr eşcinselim”, “kadın olsaydım türban takardım” sözleri medyada bomba gibi yankılandı. “Muhafazakâr” medya böyle bir açıklamayı desteklemedi, hatta “Ey Cemil İpekçi, sen otur oturduğun yerde, bizim davamızı biz sahipleniriz” tavrını açıkça ortaya koydu. Barış Sulu'nun kaleminden.

Kaos GL - 16/01/2008

Barış Sulu - Ankara

Cemil İpekçi’nin bir televizyon programında sarf ettiği “muhafazakâr eşcinselim”, “kadın olsaydım türban takardım” sözleri medyada bomba gibi yankılandı. “Muhafazakâr” medya böyle bir açıklamayı desteklemedi, hatta “Ey Cemil İpekçi, sen otur oturduğun yerde, bizim davamızı biz sahipleniriz” tavrını açıkça ortaya koydu. “Laik” medya: “Kadın olmana ne gerek var, sarık tak” dedi, “Liberal” medya belirsiz bir tavır sergiledi ama eşcinsellerin derdini anlamış gibiydi: “muhafazakâr eşcinsel de olur, faşist eşcinsel de, sosyalist eşcinsel de”. Medyanın da eşcinsellik konusundaki bilgisizliğini her gün okur olduk, “koca koca” köşe yazarları tüm homofobilerini, eşcinseller hakkında edecekleri iki kelimenin kulaktan dolma, sığ, 1960’lardan kalma söylemler içerdiğini böylece gördük. En basitinden eşcinselliğin bir “cinsel tercih” olmadığını aksine “cinsel kimlik” olduğunu bu kadar senedir anlatamamışız; -ya da duymak istememişler- çuvaldızı biraz da kendimize batırayım. Ama unutulmaması gereken asıl nokta Türkiye’de “Eşcinsel” olduğunu açık açık söyleyen parmakla sayılacak kadar az ünlü olduğudur. Yıllarca cinsel kimliklerini saklamak için medya karşısında parandalar atmaktan sıkılmadı ünlülerimiz. Burada unutulmaması gereken bir nokta var, kimse özel hayatını açıklamak zorunda değildir; eşcinsel olduğunu açıklamaya zorlamak ne kadar rahatsız ediciyse, heteroseksüel olduğunu ima edici davranışlarda bulunmak da bir o kadar rahatsız edicidir.

Ünlülerimizin 15 yıldır varolan eşcinsel örgütlenmesine azıcık katkıları da bu yüzden olmadı, olamadı. Örneğin Bülent Ersoy “transeksüel” değildi, doğuştan biyolojik kadındı, “Allah-u Tealâ” O’nu kadın olarak yaratmıştı! Transeksüeller neler yaşıyor farkında bile değildi, patlatılan şampanyalar, parmağında taşıdığı uçaklar, kocaları O’nu daha çok ilgilendiriyordu. Transeksüeller hakkında kaç röportajı vardır, sorarım size. Eşcinsellerin kendisine ulaşmalarını istemedi, başardı da. Örneğin Tarkan, son albümünün adı olan “Metamorfoz”’u yıllar önce açıklamıştı zaten: “Ben gençliğimde böyle şeyler (erkeklerle birliktelik demek istiyor) yaptım ama psikologa gittim, zorlu bir süreçten sonra ‘düzelttim’ bu durumu” dedi. Kadın sevgilileriyle boy boy fotoğrafları yayınlandı, artık düzelmişti ne de olsa. Heteroseksüellik nasıl düzeltilecek bir cinsel kimlik değilse eşcinselliğin de düzelemeyeceğini Türkiye’de öğrenemedi diyelim hadi ama eşcinsel mücadelesinin filizlendiği Amerikalarda da mı öğrenemedi Tarkan sizce? Fatih Ürek’e ne demeli: “Yakında evleneceğim, annem bana kız bakıyor” açıklaması ne kadar gerekliydi yaşadığımız dünya için? Fazla isim verip de arı kovanına çomak sokmak istemem, lafın özü, sürekli medyanın gözü önünde olan ünlülere sözüm; eğer eşcinselliğiniz size utanılacak bir olguymuş gibi gösteriliyorsa, kendinizi gizlemek için türlü numaralarla ikiyüzlüce davranıyorsanız, homofobik olduğunuzu açıklamak yerine homofobinizi yenmek için en kısa zamanda bir psikologa gidin diyebilirim sadece. Cemil İpekçi gayet de güzel yapmıştır bu cümleleri kurarken. Eşcinselliğin medya tarafından tartışılmasına ve böylece eşcinselleri yıllarca görmezden gelen “Türk Halkı” tarafından konuşulmasına da neden olmuştur, ne acıdır ki desteklenmesi gerekirken sadece ve sadece cinsel kimliği nedeniyle yalnız bırakılmıştır, bırakılmamalıdır.

  • Yazarımızın diğer yazıları

İzmirli travesti ve transeksüeller örgütlendi

Sekiz ülkenin anayasasında cinsel yönelim tanınıyor

Kaos GL okuyucuları sansüre kızgın

“Öldürmeyi reddetmek suç değildir!”

Güneş de rüzgar da bize yeter!

İstanbul’da nefret cinayetleri

Resmi olarak da “ÇETE”!

Ama engellendik, ulaşamadık onlara

5 yorum | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir
Kaos GL Dergi 102


Sanat Atölyesi


İnsan Hakları Eğitimi




Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Tatile Davet!


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim