Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yeni yorum ekle

Ahlak | Haklarımız

"Ayrımcılığın dünyanın tüm ezilenlerini değil ama tüm zalimlerini birleştirdiği kesin. Bu kanlı yazgıyı değiştirmek için direnç gösterenleri ti'ye almaksa eril medyanın şanında yatıyor. Böylelikle eşcinsel hareketin bir metamorfoz yaşaması şart oluyor." Kaos GL yazarlarından Can Yaman’ın kaleminden…

KAOS GL

Can Yaman

Eski erkek arkadaşımdan ayrılmadan önce onu delicesine sevdiğimi söylemiştim. O da bana, halk olarak neyi akıllıca yapıyoruz ki demişti. Ben o zaman ne demek istediğini anlamamıştım. Anladığımdaysa o çoktan başkalarına yelken açmıştı. Demek ki olgunlaşma bazı ayrılıkları mümkün kılıyormuş. Böylece ahlaki olanla olmayan arasında bir özerklik oluşuyor. Belki o yüzden birçok şeyi algılamam vakit aldığı kadar sancılı. Halbuki eşcinsellerin ne bu süreci ne de sancıyı çekecek hali kaldı. Çünkü bu ayın sonunda yani 31 Ocak'ta Lambdaistanbul'un kapatılma davası var. Savunmamıza milyonlarca gerekçe sığdırabilecekken davanın açılma gerekçesi bile tüylerimi ürpertiyor. Oysa bazılarımız muhafazakârlıkla paçayı kurtardı bile. Acı olansa yalnız kaldığımız kadar yalnızlaştırılmamız.

Batıyı jakoben bir dille benimseyişimiz birçok aydın tarafından eleştirilirken biz, nefret cinayeti sonucu ölen arkadaşlarımıza retorik yağdırıyorduk. Fakat ölümün retoriğinden daha güçlü bir retorik olmadığını çok sonra öğrendik. Biz ne McDonalds'ların önünde öpüşme eylemleri yaptık ne kiliseleri bastık. Fakat medya sansürüne (hâlâ süren) rağmen gerçekleştirdiğimiz geçen yazın onur yürüyüşüne, binlerce arkadaşımızla katıldık. Amacımız boy gösterme uğruna boyumuzun ölçüsünü almak değildi. Kıtalararası bir hükümle vücudumuza nakşedilen 101 bıçak darbesini deşifre etmekti. Özgürleşme adına kullandığımız taklit terminolojisinin bize sağladığı faydaysa cabasıydı.

Metamorfoz şart

Halbuki 2007 genel seçimlerinde bazılarının dinlendirdiği "hepimiz farklı deliklerdeyiz ama bir çukurdayız" söylemi doldurulduğu alan kapsamında bizleri alan dışı bırakmayı bilmişti. Baskın Oran'ın adaylığı birçoğumuz için ümitken birçokları için kurtlar vadisindeki kuzuydu. Ne yazık ki hezimeti benzetmemi haksız çıkarmadı. Tek kutuplu dünyaya yakışan bir edayla kurulan yeni hükümet, çarpık demokrasisiyle bizleri selamladı. Bu selamlayışın ÖDP eski genel başkanı Ufuk Uras'ı kapsaması ilginçti. İstanbul ikinci bölgeden Baskın Oran'ın seçilmemesi ise biz eşcinsellere bir AKP değil, DTP kazığıydı. Türkiye'deki eşcinsellerin aday olarak birini ilk kez desteklemesi "destek gerektiren" bir çabayken bunun başka bir öteki ihtirasına kurban gitmesi trajikti.

Aslında bu gibi şeyler bizlere yabancı değil. 1984'ün ünlü yazarı George Orwell'ın bir röportajındaki kaygıları, şimdinin muhaliflerine ayna tutar nitelikte: "Sosyalistler nerede biraraya gelse, orada çatlakların korkunç (gerçekten endişe verici) sıklığı ortaya çıkar. Kimi zaman insan, sadece sosyalizm ve komünizm kelimelerinin bile İngiltere'deki bütün yumuşakları, nudistleri, seks manyaklarını, Kuaker'ları, doğal tedavici şarlatanları, pasifistleri ve feministleri kendine çektiği izlenimine kapılır." Neyse ki bazı çağdaşları bu anlayışa karşı bir özeleştiri geliştirebildi. Bunlardan biri eski bir aktivist olan Geoff Merideth: "1970 devriminde başarılı olsaydık pek çok sorun yaşardık. Yeni bir toplumda yaşamaya, yeni insanlar olmaya hazır değildik. Özellikle cinsiyetçilik sorunuyla yani içimizdeki domuzla mücadele etmemiştik."

Ayrımcılığın dünyanın tüm ezilenlerini değil ama tüm zalimlerini birleştirdiği kesin. Bu kanlı yazgıyı değiştirmek için direnç gösterenleri ti'ye almaksa eril medyanın şanında yatıyor. Böylelikle eşcinsel hareketin bir metamorfoz yaşaması şart oluyor. Bunun tezahürü kendi medyamızı oluşturmakta mı yatıyor, bilmiyorum. Kartelleşen ve gittikçe erilleşen medyada oluşturulan alternatifin ne kadar alternatif olacağını da takdirinize bırakıyorum. Ancak bu dayatmalar, gece yarılarına terk çengelli iğneleri, canı yanan cahilleri, adamlaşan nemrut virjinleri izlemenize engel değil. Elbette bizi yok saymanıza da!

Kaynak: Radikal İki, 27 Ocak 2008

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir


Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Google Reklam


LGBT Ünlüler


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim