Kaos GL Dergi 101




Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yeni yorum ekle

Sürmelican

“Araçların menfaatlere eşlik ettiği bir dünyada rollerin kopyalanması kaçınılmazdı. Elbette söz konusu kopyanın bir Prada olmaması kaydıyla. Kaldı ki kadın kimliği, erkekliğin sıfır noktasında binlerce hektara tekabül ediyordu. Bunun tezahürü birçok "gacı"ydı.” Sürmelican’ın kaleminden.

KAOS GL

Sürmelican

Gey sever bir kız arkadaşım günün birinde bana, senin yanında özüme dönüyorum demişti. Onun manidar bir dille öykündüğü, kadınsı hallerimdi. Halbuki ben kadınlığın sadece dişi alanını işgal ediyordum. Sanırım bu, kendisinin terk ettiği bir yandı. Benimse kendimle barışmamda bir araçtı. Araçların menfaatlere eşlik ettiği bir dünyada rollerin kopyalanması kaçınılmazdı. Elbette söz konusu kopyanın bir Prada olmaması kaydıyla. Kaldı ki kadın kimliği, erkekliğin sıfır noktasında binlerce hektara tekabül ediyordu. Bunun tezahürü birçok "gacı"(1)ydı.

Belki bu yüzden bir kombinezonla işi kurtaramayacağım belliydi. Annemin bunu fark ettiği an, "eğer kadın olmak istiyorsan, işe bulaşıkları yıkamaktan başla" tepkisi, nasıl bir kaosa sürüklendiğimin göstergesiydi. Çünkü kadınlık, Beauvoir'nın dediği gibi doğuştan değil, sonradan elde ediliyordu. Amerikalı travesti şarkıcı RuPaul, 'You better work/Çalışmalısın' derken bunu kastediyordu. Çünkü o da biliyordu ki, ister Atlantik'in öbür ucunda ister bir üçüncü dünya ülkesinde olalım, hayat bizi çabalamak için zorlayacaktı. Bülent Ersoy'a tepkilerin bu kadar fazla olmasının bir nedeni buydu: Yeteri kadar çalışmamıştı. Amargi Kadın Akademisi gönüllülerinden Esmeray'ın "Michael Jackson ne kadar beyazsa Bülent Ersoy da o kadar transeksüel" benzetmesi olayı özetliyordu. Halbuki ne Bülent Ersoy ne Michael Jackson birilerinin veya bir şeylerin bayraktarlığını yapmak zorunda değildi. Sadece düzene ayak uydurmak isteyen şov dünyasının önde gidenlerindendi. Aforoz edilmek için 'Like a prayer'ı dinlemeleri yeterliydi.

Fakat yaşam hızla aktı ve yüzleşmemiz gereken birçok engel karşımıza çıktı. Bu engeller karşısında eşcinsellerin bir şer odağı görünmesi kaçınılmazdı. Bunun klişelere takılı kalmasıysa akıllara, Amerika'daki başkanlık yarışını getirdi. Halbuki Amerika'nın en büyük klişesi siyah bir başkan adayı olmasıydı. Belki bu yüzden Obama'nın tüm klişeleri yıkacağı söyleniyor. Bizimkileri Yıldız Tilbe bir öğle kuşağında yıktı bile. Katıldığı bir programda "yerine göre beyefendi yerine göre hanımefendiyim" diyen Tilbe'nin ikonluğu böylelikle tescillendi. Fakat bu infial bile, Fenerbahçe'nin çeyrek finale kaldığında duyulan heyecanın önüne geçemedi. Sabahki bir "business" kanalında buna gönderme yapan sunucunun fener üniforması giymesiyse bir hoşgörü seansına denk geldi. Aynı hoşgörünün, eşcinsel onur haftasında bir gey sunucunun pembe üçgen tişörtü giymesinde ne tepki göstereceği malumdu.

Ülkedeki birçok çakala nazaran bazı kuzuların sessizliğini bozması, buna bir alametti. Çünkü o ve onun gibilere göre eşcinseller, özgürce ev kiralıyor, işe giriyor, dernekleşiyor, sağlık hizmetlerinden rahatlıkla faydalanıyordu. Hatta işi pişkinliğe verip evlenmek istiyorlardı. Bu konunun birçok "komedi dükkanına" malzeme olması beklenen bir şeydi. "Plajda" sonlanmasıysa kaçınılmazdı. Ahmet Çakar'a giydirilen bikini bu fairplay'in bir parçasıyken "ib.elik" üzerinden aşağılanan eşcinseller giderek yalnızlaştı. Bir onur haftasında giyilen, sürüye ters düşmüş renkli koyun baskılı tişörtler, bizi bu gerçekle yüzleştirmişti. Bazı gerçekler ise bizi kayıplarımızla buluşturdu. Onlardan biri Aysel Gürel'di. Bir kış masalında yitirdiğimiz Aysel Gürel'i uğurlarken kendisi, kırmızı cam pabuçlarıyla sarı tuğlalı yolda ilerliyordu. Tıpkı onunla aynı yolu paylaşan Heath Ledger adlı kovboy gibi.

1. Gacı: Eşcinsel argosunda travesti ve transseksüel.

Kaynak: Radikal İki, 16 Mart 2008

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir


Sanat Atölyesi


İnsan Hakları Eğitimi




Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Tatile Davet!


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim