Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Yeni yorum ekle

Diğer | TCK

Uluslararası Af Örgütü'nün açıkladığı yıllık raporunda Türkiye özellikle ceza yasası uygulamaları ve Güneydoğu'da insan hakları konusunda eleştirildi. TCK'de olumlu bulunan başlıca yön ise kadınları şiddetten korumaya yönelik hükümler.

KAOS GL

Örgüt, Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinde yaptığı reformların iyileşme beklentisi yarattığını ancak yeni Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ardından, belli konularda "barışçı olarak muhalefetlerini dile getirenlerin de cezai kovuşturmaya tabi tutulabildiğini" belirtiyor.

Güvenlik kuvvetleri göstericilere karşı yine aşırı kuvvet kullandığı gerekçesiyle eleştirilirken, işkence ve kötü muameleye yönelik şikayetlerin araştırılmadığı ve cezalandırılmadığı şikayeti varlığını koruyor.

İnsan hakları konusunda faaliyet gösteren Başbakanlık mekanizmalarının yeterli şekilde işlemediği ve yetkilerinin zayıf olduğu, Danışma Kurulu'nun çalışmalarının ise engellendiği vurgulanıyor. Raporda son dönemde ülkenin doğu ve güneydoğusunda çatışmaların şiddetlenmesinin bu bölgede insan haklarının kötüye gitmesine yol açtığı gözlemi yer alıyor.

2005 yılında güvenlik güçlerince öldürülen 50 kişiden büyük bölümünün bu bölgelerden olduğuna dikkat çekiliyor. Bu bağlamda Kürtçe'nin kullanımına yönelik Eğitim-Sen'in ve Kürd-Der'in kapatılması kararına da yer veriliyor.

'Savcı ve yargıçlar insan haklarını bilmiyor'

Yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) ise rapor genelinde en çok eleştiri çeken unsur. Reformlara rağmen, ifade özgürlüğünü kısıtlayan pek çok hükmün varlığını koruduğu belirtilirken, kovuşturma ve kararlar "savcı ve yargıçların uluslararası insan hakları yasalarını bilmiyor olmasına" bağlanıyor. Basının araştırmacı gazetecilik yapmasının yasalarla kısıtlandığı, hükümetin üst düzey yetkililerinin açıklamalarıyla muhalif görüşlerin dile getirilmesini engellemeyi ve cezalandırmayı tasvip eder göründüğü belirtiliyor.

Türklüğe hakaret suçlamasını içeren TCK'nin 301. maddesinin de gazeteci, yazar ve akademisyenlerin görüşlerinin "rastgele ve keyfi" olarak yargılanmasına yol açtığı savunuluyor. Boğaziçi Üniversitesi'nde Mayıs ayında düzenlenmesi düşünülen "İmparatorluğun Son Döneminde Ermeniler" konulu konferansın iptali de ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına bir diğer örnek olarak gösteriliyor. TCK'de olumlu bulunan başlıca yön ise kadınları şiddetten korumaya yönelik hükümler. Hükümler Belediyeler Kanunu'yla getirilen kadın sığınma evleri kurulması şartıyla destekleniyor.

Raporda işkence ve kötü muamelenin sürdüğü, ancak son dönemde siyasi tutuklulardan çok adi suçlulara yöneldiği, bu olayların yeterince araştırılmadığı, askerliğe karşı vicdani redde sivil alternatif gösterilmediği diğer eleştiriler arasında yer alıyor.

Uluslararası Af Örgütü, eleştirilerine örnek olarak Şemdinli'deki olayları, Birtan Altınbaş davasını, geçen Ekim'de Ordu'da beş gencin gözaltına alınışını, Orhan Pamuk, Hrant Dink, Şehmus Ülek, Baskın Oran ve İbrahim Kaboğlu hakkındaki davaları gösteriyor.

Kaynak: BBC Türkçe, 23 Mayıs 2006

 
 

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir
Anket - Dergi&Web



Kaos GL Dergi 102




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Kimler online
Şu an sitede 1 kullanıcı ve 170 ziyaretçi var.

Online kullanıcılar

  • deniz1810


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim