Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Yeni yorum ekle

Bawer Çakır

Şiirler yazan Hasan'ı, Mutlu’yu tanır gibi ondan yıllar önce Turgut Uyar sanki Mavi’yi tanır gibi yazmıştı “Hasan’ın Mutluluğu”nu... Ve sanki Uyar, Muş-Tatvan yolunda devlete ve eşkıyalara inanmazken Hasan’a inanmıştı... Bawer Çakır'ın kaleminden.

KAOS GL - 23/06/2008

Bawer ÇAKIR, İstanbul

Hasan 20'li yaşlarının sonunda genç bir delikanlıydı. Kimseyle konuşmayan, içinde kocaman başkasına akmaya hevesli, ama köpüklü dalgalarına rağmen akışının önüne bentler çekmiş bir tuhaf oğlan...

Kimliğinde yazan ismini sevmeyen Hasan kendine Mutlu diyordu. Nedendir bilinmez ama Mutlu, Hasan’a daha çok yakışıyordu.

“sen hainsin hasan, hasan sen ölüler evlerden morga morgdan mezarlara giderken hasan...”

Şiirlerle arkadaştı Mutlu. Konuşamadığı tüm cümlelerden kendine kocaman bir şiir yazıyordu. Yazdığı her satırda bir kere daha doğuyor, doğum sancılarından çığlıklarla uyanıyor, uyandıkça da yeniden uykuya dalmak istiyordu... Çünkü uyku gerçek hayatın korkunçluğundan daha mutlu ediyordu onu.

Mutlu denizleri, nehirleri, gökyüzünü çok sevdiğinden olsa gerek şiirlerini ‘Mavi’ adıyla imzalıyordu. Çünkü anlamıştı ki sokaklar denize çıkacaktı...

”kendini mavi sanıp masmavi sanıp mavinin uzak bir kıyısında büyük gürültünün tam ortasında hasan sen açların kanı pompalarla çekilirken çıktığın yerdeki orman aslında denizden almıştır sesini kararmış bir toprağın bitki örtüsü kederlendirir baktığın suyu içtiğin suyu nemlendiremez bile hayatın hain bir ayraçtır katıldığın konuya...”

Birini sevdi Mavi. Kulağına sevebileceğini söylediklerine benzemeyen birini. Bir erkeği... Oysa bir erkeği seven başka bir erkeğin ne denli sapık olduğunu, nasıl bir ahlaksızlığın karnına doğduğunu ve asla cennet denilen o bilinmez diyara kabul edilemeyeceğini duymuştu. O güne kadar ona inanmıştı da... Bu yüzden sevdikçe korkuyordu. Korkusu gün gün büyüyor, büyüdükçe de ciğerlerinde, kalbinde bir "ur"a dönüyordu.

Mavi dayanamadı bir gün. Bir erkeği sevdiğini, bir erkeği rüyalarında gördüğünü, bir erkeğe dokunduğunu düşündükçe ıslak rüyalardan uyandığını anlattı en yakın arkadaşlarına. Arkadaşları buz kesti. Donmuş iki buzdan duvara baktı... baktı... baktı... baktıkça kendi yalnızlığını gördü. Gördüğü yalnızlıktan ürktü. Ürktükçe de sustu...

Mavi’ye “olmaz!” dedi arkadaşları. Arkadaştılar, onu düşünüyorlardı güya... Mavi buna inandı. Çünkü aksine inanacak ne bir mısra okumuştu bir şairden, ne de bir filmde esas oğlanın diğer esas oğlanı öptüğünü görmüştü. Ona kimse göstermemişti...

“hasan, mutluluktur senin adın nasıl oluyorsa o anlamda bir gün ısıtılmış bir tabakta bir gün serin bir yatakta kanların ve mutsuzluğun sağladığı hasan o nasılsa işte, mutluluktur...”

Ankara’nın kasvetli havalarında, tertemiz yollarında, düzenli evlerinde kocaman bir uçurumdan aşağı bakarken midesi bulanmıyordu ama gözleri buğulanıyordu sık sık. Adem’in Havva’dan başkasını sevemeyeceğini kulağına fısıldayanlara lanet ederek dümdüz vadilere kahır dolu şarkılar söylüyordu. Söylüyordu ama sesini kimse duymuyordu...

Arkadaşının arkadaşına arkadaşını sevdiğini söylemeye yeltendiği bir gün bu “söylenmemesi gereken şeyin” kendi dilinden önce karşısındakine ulaştığını fark etti. Sevdası onu beklemeden, onu “güya” çok seven arkadaşlarınca kuş olup uçurulmuştu...

‘’“hasan, hasan oğlu hasan yarım dönmeli ve doğuya bakmalı güneştir sabahı çağırır ışık tutar geceye alacakaranlığın küçük hüznü öfkeye dönüşür bir yürekte kamçı parlar alacakaranlığın küçük hüznü yapışır bir ağacın köklerine köklerine hasan, emzirir onu....” ‘’

Yaşadığı şehirde homofobiye karşı buluşulduğunu duysa eminim ki son mektubunu bitirdiği o cümle, “Şu hayattaki en büyük hayalim seninle bir gece uyuyabilmekti...” mürekkep olup akmazdı kaleminde...

Homofobinin ve transfobinin, ayrımcılığın, ille de doğrudan yapılmadığının, yaratılan bu hastalıklı ahlak yapısının “kendinden olmayanlara” hayatı nasıl zindan ettiğinin kanıtı gibiydi Mavi.

Şiirler yazan Hasan'ı, Mutlu’yu tanır gibi ondan yıllar önce Turgut Uyar sanki Mavi’yi tanır gibi yazmıştı “Hasan’ın Mutluluğu”nu... Ve sanki Uyar, Muş-Tatvan yolunda devlete ve eşkıyalara inanmazken Hasan’a inanmıştı....

“hasan, sonuncu hasan sözgelimi mustafa'nın kardeşi olan hasan ölülerin de gözleri vardır hasan beyaz da çirkin olabilir sakindir uzay ve karnı toktur her şeyi hazırlamıştır beklemekten başka yapacak işi yoktur sen hasan sen hasan senin hiç başka işin yoktur mutluluktan başka

mutlu ol hasan...”

29 Haziran Pazar günü, saat 15:00’te Hasan’ın –ve Hasan gibi sayısız LGBTT’nin mutluluğu için yapacağımız Onur Yürüyüşü’nde görüşmek üzere...

Kaynak: BİA, 21 Haziran 2008, Cumartesi

 

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir
Anket - Dergi&Web



Kaos GL Dergi 102




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Kimler online
Şu an sitede 0 kullanıcı ve 195 ziyaretçi var.


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim