Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Yeni yorum ekle

LGBT Yazar

Eğer bir gün “eşcinsel edebiyatımız” diye bir şeyden söz edecek olursak Bilge Karasu listenin en kutsal ismi sayılacaktır. Onun yazdığı kitaplar da kutsal kitaplar! Gerçi bunun için “eşcinsel Türkiye edebiyatımız olsa” zorlamasına bile gerek yok. Bilge Karasu başucumuzdan ayırmadığımız kitaplarıyla pek çoğumuzun hayatını değiştiren ilk yazardı.

KAOS GL

''Benim dilim, çiçek dermek üzere eğilip kalkan bir gövdenin yumuşaklığına, dalgalanışına ulaşmalı.'' Gece

1930'da İstanbul'da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi’nde felsefe öğrenimi gördü. Ankara Radyosu’nun dış yayınlar servisinde çalıştı. İlk öyküleri 1950’de Seçilmiş Hikayeler dergisinde yayınlandı. Rockefeller bursuyla gittiği Avrupa'dan döndü ve çevirmenliğe başladı. Aynı yıl, öykülerinden derlediği ilk kitabı çıktı.

Bilge Karasu, 1950 kuşağı öykücüleri arasında, bireyin sorunlarına ağırlık veren, onun günlük hayatındaki açmazlarını derinlemesine işleyen bir yazar olarak öne çıktı. Sevgi, dostluk, yalnızlık, tutku, inanç/inançsızlık, korku ve ölüm gibi kavram ve temalarını sıkça kullandığı yazılarıyla kendine özgü bir dil geliştirdi.

1970’de Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ile Sait Faik Öykü Ödülü’nü kazandı. 1991’de Gece ile Pegasus Ödülü, 1994’te Ne Kitapsız Ne Kedisiz ile de Sedat Simavi Edebiyat Ödülü aldı.

Bilge Karasu, 14 Temmuz 1995'de pankreas kanseri teşhisiyle tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi'nde yaşama veda etti. Vasiyeti üzerine bütün yapıtlarını yayımlayan Metis Yayınları tarafından kitaplarının gelirinden elde edilen parayla adına Edebiyat Bursu veriliyor.

Ödülleri:

1963 Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü D. H. Lawrence'den çevirdiği Ölen Adam'la

1970 Sait Faik Hikaye Armağanı Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı ile

1991 Pegasus Ödülü Gece ile

1994 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü Ne Kitapsız Ne Kedisiz ile.

Tadımlık

Gece nerede, hangi anda başlar? Buna hangimiz karar verebildi? Gecenin geleceği, geldiği, indiği, sardığı, gömdüğü, hep birer benzetim olarak söylenebilir; gecenin üzerimize kapanmakta olduğunu, bizi ezeceğini hepimiz gördük. Hangimiz, kaçınılmaz olduğu bilinen şeyler karşısında bile, kendini biraz daha aldatmaktan, bu kaçınılmazdan kaçılabileceği , belki de bu korkulanın başa hiç gelmeyeceği umuduna- bütün boşluğunu bilerek-kapılmak çocukluğunu göstermekten utanç duydu? Hiçbirimiz, dense yeridir sanırım. Gecenin çoktan bastırdığını bildiğim halde daha yeni yeni akşam oluyormuş gibi yazı yazmaklığım, kolaylıkla, yapıntının özel özgürlüğünden dem vurarak açıklanabilir; öykücü, öyküsüne istediği yerden başlayabilir demek, güç olmasa gerek. Ama bu başlangıcı seçerken kendimi hala bir takım umutlara, boş avuntulara salmış olmuyor muyum?

Gece, yazdığım gibi, ağır ağır yayıldı ovaya, sonra tepeleri de boğdu. Yeraltı saraylarından söz ederken, bir takım büyük yapıların bodrum katlarında, beden eğitimi yapıldığı, çeşitli oyunlar oynandığı anlatılan salonları düşünüyordum. Bir masal havası içerisinde anlattıklarım karşısında kendime de, okurlarıma da -kimlerse bunlar... Bu yazdıklarımı birileri okuyacakmış gibi davranıyor muyum gerçekten? Yoksa...- anlatılana inanmamak hakkını tanımış, bu hakkı tanımak için uğraşmış olmuyor muydum?

En azından, okurlarım olabileceğine inanmak istiyordum. Oysa şu anda biliyorum ki, benim dışımda bu yazdıklarımı okuyacak, okuyabilecek tek kişi var. Bu kişi defterimi yok etmeyebilir de. Karar vermek bana düşüyor. Şu birkaç defterimi yırtıp yakmak, külünü yemek mi, bitirip her şeyi ona da okuttuktan sonra yok etmek mi, yoksa, ona bırakmak mı gerekir? (Gece / Bilge Karasu)

Bilge Karasu’ya daha çok yaklaşmak için:

Bilge Karasu Kitapları

	

*Konuyla ilgili haberler:

On bir yıldır "göçmüş kediler"inin yanında - Ülkü Tamer

Her şeyi olan adam ve balık - Ali Poyrazoğlu

Ne kedisiz ne korkusuzNurdan Gürbilek

Karasu, kediler, geçmiş zamanKürşat Başar

Bilge Karasu’ya İmzalı Kitaplar - Ali Görkem Userin

Anısına: Bilge Karasu

	
  • Diğer GLBT Ünlüler:

Çelik Manolya: Jodie Foster

Siyah ve eşcinsel: James Baldwin

Kendine ait bir kadın: Virginia Woolf

En iyi arkadaş: Rupert Everett

1 yorum | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir
Anket - Dergi&Web



Kaos GL Dergi 102




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Kimler online
Şu an sitede 1 kullanıcı ve 141 ziyaretçi var.

Online kullanıcılar

  • deniz1810


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim