mesele sanirim icerik..
Submitted by
Anonim on Salı, 15 Mayıs, 2007 - 11:37
merhaba tekrar. endişesini duyduğun noktaları anlıyorum. anladığım kadarıyla konu bence pek edebi anlam değil, daha çok metnin içinin ne şekilde doldurulduğu. herkesin hissettiği elbetteki biriciktir kendisine göre. aşk da öyle. ben, iki kadın arasındaki duyguların daha özel/güzel olduğunu ya da öyle olması gerektiğini düşünmüyorum. iki erkek veya bir kadın ve bir erkek arasındaki duygular da özeldir/güzeldir. yani biri diğerinden daha üstündür gibi algılamıyorum. bu algının da nedenleri elbetteki anlaşılabilir. homofobinin tavan yaptığı bir hayatta yaşıyoruz ve bu bağlamda yaşadığımız tecrübelere sınırlar çizmeye, kutsamaya ihtiyaç duyabiliyoruz. çünkü hayatın olağan akışında, herhangi bir anda hemcinsimize hissettiğimiz duyguların değer gördüğü tecrübesini yaşayamıyoruz. bu da bizi, yaşadığımızın özel olduğunu ister istemez düşünmeye itiyor. yani özünde homofobinin bir sonucu olarak kendimizi savunma refleksi diyebiliriz bu yaklaşıma. dediğim gibi anlaşılabilir ama bu duyguyla başka biçimlerde mücadele de edilebilir. mesela, kamusal alanlarda ilişkilerimiz daha çok görünür/saygı duyulur olmaya başladığında, kendi içimizde bir değerler bütünü yaratmak yerine, dışarıdaki değerleri kendimize göre dönüştürebiliriz diye düşünüyorum. diğer yandan estetik kaygısı da, bilindiği gibi çok uzun zamanlardır kadın ve kadınsılık üstünden yaratılan/tanımlanan bir olgu. hani derler ya kadın daha yuvarlaktır, daha esnektir, daha duygusaldır, göze daha hoş gelendir, daha... bu giysiyi bence üstümüze giymemeliyiz. yani bu yüklemeler, sadece erkek dünyanın, söyleminin görmek istediği kadın tipi. tarihe bakacak olursak, sürekli kadın üstünden tanımlanan ama kadının özne değil nesne olarak konumlandırıldığı bir estetik anlayışı var. günümüzde de kadın dediğin şöyle olmalı, böyle olmalı ya da kadına/kadın ve kadına yakışan şudur söylemleri tamamen bunun bir uzantısı. bu sarmaldan kurtulmanın yolu bana göre, kendi dilini yaratmaktır. bu söylem, sisteme ait unsurlar taşıyabilir, taşımayadabilir. ama önemli olan, bir şeyleri hangi refleksle yaptığımızdır. öyle olması gerektiği için mi, öyle yapmak istediğimiz için mi. burdan yaklaşırsak olaya, her insan algısı kadar farklı farklı kişinin güzeline, estetiğine referans veren söylemler görebiliriz. kolay gelsin..
izlem.