Haftanın Şugarı

"İnsan hakları meselesi kolay hallolur diye düşünüyorsanız ben de size 'Önce eşcinsellerin problemlerini halletmeliyiz. Hani şu yoklarmış gibi saydıklarımızın' derim. Bana göre asıl bölücü olan eşcinselleri saymayanlar. Bunun başörtüsünden ne farkı var ki! Başörtülüler üniversiteye giremiyor. Eşcinseller ise hiçbir yere. İş bulamıyorlar, onlara yaratık gözüyle bakılıyor, arkadaşlık etmek bile ayıp karşılanıyor"

  • 2 sene öncesinin Hormonlu Domates sahibi Hülya Avşar günah çıkartıyor.

Diğer Şugarlar



Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Homofobi Karşıtı Buluşma-2007


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yeni yorum ekle

Diğer | Kadın Örgütleri

Pazartesi dergisi şubat/mart sayısında kadın emeğinin değersizleştirilmesinin, kadınların yoksullaşmasının ‘neden’lerini soruyor. Derginin “Emek” özel sayısında; plazalarda kapı önüne konulan kadın muhabirlerden sendikaya, tekel işçisi kadınların direnişinden mevsimlik işçi kadınların yaşadıklarına kadar birçok konu yer alıyor.

KAOS GL - 12/02/2007

Pazartesi dergisi yeni sayısını “Emek”e ayırdı. Dergiyi hazırlayanlar şöyle diyor:

Evlilik aile kararıyla veya aşkla başlasa da, resmi veya imam nikahlı olunsa da, kadınların boğaz tokluğuna çalışarak içinde kalabildikleri bir kurum. Bağımsız bir ekonomik gücü olmayan kadınların geçimi, görünmeyen bir emeği kölece harcamalarına ve eşlerinin onlara bakmasına bağlı. Ev dışında çalışan kadını bekleyen eşitsizliklerin başında ise düşük iş ve düşük ücret geliyor. Boşanan bir kadının bir zamanlar yer aldığı kocasının sınıfının bile dışında kalışı acı bir tecrübedir, yaşamayan bilmez. Ama eşit kişiler olarak evlilik yürütmek, evlenerek veya evlenmeyerek ama kimsenin kölesi olmadan yaşamak mümkün, işte bu dosyamızda bu iddiamızı dosta düşmana bir kez daha gösterelim istedik. Avcılar’da kooperatifleşmeye çalışan kadınlar bize verdikleri röportajda şöyle demişler: “Birlik, mücadele, dayanışma sadece bunlara ihtiyacımız var.” Biz de onların sözlerini tekrarlayalım istedik.

Kadın sorunundan değil patriyarkadan, kadınlarla erkekler arasındaki anlaşmazlıklardan değil, aralarındaki ezilme ve sömürülme ilişkisinden bahsetmek feministlerin 1970’lerde attığı önemli bir adım. Kadın sorunu kadınların dertlerinin toplamı demek değil bizim için. Toplumda var olan, diğer egemenlik ilişkileriyle elbette bağıntılı ama kendine özgü bağımsız bir karakteri olan ekonomik toplumsal bir meseleden bahsediyoruz. Erkek egemenliği altında yaşamaktan kurtulabilmemiz için, bu düzende kadınların eziliyor ve sömürülüyor olmasından kimlerin yararlandığını açık etmek ve bu yarar ilişkisine son vermek zorundayız.

Mevsimlik kadın ve Kürt işçiler nasıl yaşarlar, milletvekilleri “karılara malımızı yedirmeyiz” diye neden çırpınıp durur, Ballıca Tekel Fabrikası direnişinde kadınlar neleri kazandılar, havlunuzun üstündeki işlemeyi kim evde kaç kuruş karşılığı işledi, yeni dünya düzeni kadınları nasıl daha da yoksullaştırıyor, IMF’ye neden düşmanız, genelev oluyor da seks işçisi neden olmuyor, bankalar neden kadınların gül bahçesi değil, film setlerinde kostümcü olmak için kadınlığınızdan vazgeçmeniz mi lazım, 17. yüzyılda kim “evleneceğime temizlikçi olurum” demiş, kadın emeğinin tutsaklığına karşı inadına aşk demek neden yetmez? Karadeniz’de kadınlar neden böbreği ezilse de çayı sırtında taşımak ister, plazalarda kadın muhabirler nasıl kapı önüne konuluyor, Hindistan’da kadınlar nasıl sendikalaşıyor, Eğitim–Sen üyesi ve kadın olmak nasıl oluyor... diye birbirinin arkasına dizilen ve devam eden başlıklar var bu sayıda.

Bu sayının yazarlarına gelince... Asuman, Ayşegül, Ayşegül Babalık, ayşe düzkan, Ayşe Çiftçi, Beren Koramaz, Beyhan Demir, Christine Delphy, Devrim Gökçek, Dilek Hattatoğlu, Esin Demir, Fadime Gök, Fatma Genç, Feryal Saygılıgil, Filiz Kerestecioğlu, Fulin Derin, Gamze Deniz, Gülnur Savran, Gülşen Şenol, Günera Polatoğulları, Handan Koç, Hande Öğüt, Hülya Eralp, Leyla Karagül, Melek Güneş, Mürüvvet Yılmaz, Nadide Karademir, Necla Akgökçe, Nermin Ketenci, Nesrin Sungur, Nesrin Tura, Nevin, Nevin Cerav, Nilgün Çetinalp Erentay, Nurcan Özkaplan, Nurhak Polat, Nursel Modan, Özgün Akduran, Sema, Şemsa Özar, Şebnem, Ufuk Serdaroğlu, Ursula Huws, Yelda Yücel, Yeşim Başaran.

*Konuyla ilgili haberler:

Pazartesi Anneleri

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir
Buluşma 2008



Google Reklam




Kaos GL - 100


Dergi Satış Noktaları


Haftanın Madisi

“Kadına bakış açısı artık çok ib..leşti. Kadına erkekçe bakan kalmadı. Bu yeni bakış açısı kadının güzelliğini gölgeliyor, azaltıyor. Ve bu yeni bakış açısına ben ‘ib..ce bakış açısı’ diyorum. (Öğrencilerden birinin “Neden geyce değil?” sorusuna) Ben gey demek istemiyorum. Çünkü geyce demek kavram kargaşasına neden oluyor. Gey dendiği zaman ‘Ay ne şeker’ diyorlar. ‘Arkadaşın gey mi?’ diye soruyorsunuz ‘Aa evet’ cevabı geliyor. ‘Arkadaşın homoseksüel mi?’ sorusuna burun kıvırıyorlar. ‘Arkadaşın ib.. mi?’ diye soruyorsun ‘Asla’ diye bağırıyorlar. Üçü de aynı yere çıkıyor. Ama kavramların içi boş. Ben ib..ce diyerek, bu bakış açısının kadını çirkinleştirdiğine daha iyi vurgu yapıyorum.”

  • Gülümseyin lütfen… Okan Bayülgen fotoğraf çekiyor.

Diğer Madiler



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


LGBT Söyleşi


LGBT Ünlüler


Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim