Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yeni yorum ekle

Antrakt

Berlin Film Festivali'nde 21. yaşını kutlayan, eşcinsel temalı filmlere verilen efsanevi Teddy Ödülleri’nin bu seneki sahipleri belli oldu. Kısa filmlerin yarışmadığı bu sene En iyi film ödülü Zero Chou’nun yönettiği Tayvan yapımı Ci Qing’e gitti.

KAOS GL

  • Ci Qing (Spider Lilies)

21. kez verilen Teddy Ödülleri’nin bu seneki sahipleri belli oldu. Sanal seks yıldızı genç bir kadınla dövüş ustası bir kadın arasındaki ilişkiyi anlatan Ci Qing (Spider Lilies) adlı film En İyi Film Ödülü’nü kazandı. Festival jürisi Zero Chou’nun yönettiği filmin “aşkın sembolik ve çok yönlü yansımalarını, işlenen kayıplık konusunu ve duyguların hatıralarla yeniden yaşanmasını başarıyla işlediği” için bu ödülü hak ettiğini açıkladı.

En İyi Belgesel Film Ödülü’nü ise 1965 yılında gizemli bir şekilde ortadan ‘kaybolan’ ve ölümü gizlenen pop-art sanatçısı Danny Williams'ı izleyen "A Walk Into The Sea: Danny Williams And The Warhol Factory" kazandı. Filmin kadın yönetmeni Esther Robinson’a, eşcinsel örgütü Elledorado'nun bağışlarıyla 3000 Avroluk bir ödül verildi.

  • Karanlıktan Önce’nin oyuncusu Javier Badem ödül törenine makyajlı katıldı.

Seyirci Ödülü’nü ise Richard Eyre'nin yönettiği, Cate Blanchett ile Judi Dench’i bu sene Oscar yarışına sokan İngiliz yapımı “Notes on a Scandal” kazandı.

Teddy Ödülleri ne ola ki?

Teddy Ödülleri Berlin Film Festivali'nin ana bölümlerinden Panorama’nın içinden çıkma ödüller. Panorama, başından beri gey/lezbiyen ve genel anlamda art-house filmlerinin kalelerinden biri olmayı seçmiş bir bölüm. Ortaya çıkışı, sinemada gey karakterlerin karikatürlükten veya 'ibretlik'ten güçlü biçimde sıyrılabildiği 80'lere denk düşüyor.

Teddy'nin en önemli özelliği ise, bir alt kültürü kapalı devre yapısından çıkarıp, Berlinale gibi büyük bir uluslararası festivalde temsil etmesi. Bu tip bir konuma sahip olup da, bir gey/lezbiyen film festivali içinde yer almayan, başka bir deyişle ana sahneye çıkabilen tek etkinlik, Teddy. Adı, Berlin Film Festivali'nin yarışma bölümünün ödülü Altın Ayı'ya atıfla 'teddy bear'den (oyuncak ayı veya ayıcık diyelim) geliyor.

Var olanı görünür kıldı

1987'de verilmeye başlandığında desteklediği, o dönemde pek kimselerin tanımadığı genç yönetmenler, sonradan günümüz sinemasının en etkili isimleri arasına girdiler. Teddy'nin ilk sahipleri, Pedro Almodovar (Arzunun Kanunu) ile Gus Van Sant’tı. (‘Yeni Arkadaşım’ ve 'Kendinizi Öldürmenin Beş Yolu' adlı kısa metrajlılarıyla). Derek Jarman (Wittgenstein) ve François Ozon (Kızgın Damlara Düşen Su Damlaları), sonraki yılların kazananları arasında.

Teddy, Festival dışında gerçekleşen, küçük bir grubun bir araya geldiği ve Prinz Eisenherz adında bir kitapçıyı mekân tutan 'underground' toplantılarla çıkmış yola. Takdim edilen gayriresmi ilk Teddy ödülü ise, bir oyuncakçıdan alınan pelüş bir ayı olmuş. Teddy, 1992'den beri Berlinale'nin resmi ödülleri arasında ve (partisiyle birlikte) festivalin en popüler parçalarından biri. Bu, Teddy'nin olmayan bir alt kültür yarattığı anlamına gelmiyor elbette. Var olanı çok daha görünür kıldığı ve en basitinden film dağıtımcılarını gey/lezbiyen filmleri için de ciddi bir pazar olduğuna 'uyandırdığı' ise, kesin. Ancak Panorama bölümünün başkanı Wieland Speck, bugün Berlin'de istedikleri filmi gösterip, istedikleri mekânlarda istedikleri gibi eğlenebilseler de, Batılı entelektüellerin sandığından çok daha geride bir yerde olunduğunu hatırlatıyor. "Bırakın İslami ülkelerdeki durumu, komşumuz Polonya, kısa süre önce, gey ve lezbiyenlere düşman bir adamı başbakan seçti. Polonya polisi ise, neonazi'lerin gey ve lezbiyenlere saldırması konusunda hiçbir şey yapmıyor. Demek istediğim, politik durum temelde değişmedi. Ve bu tamamen gerçekleşene kadar, Teddy önemini koruyacak." Kısacası Speck, Teddy'nin geleceğinden 'umutlu': "Demek ki Teddy sonsuza kadar önemini koruyacak..." (UY)

yeni yorum ekle | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir


Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Google Reklam


LGBT Ünlüler


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim