Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Yeni yorum ekle

Diğer | Homofobi | Diğer

Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği, gazeteci Baki Koşar'ın cinayet zanlısının yargılandığı davada mahkemenin ağır tahrik indirim uygulamasını protesto ediyor. Toplanan imzalar 12 Mart’ta TBMM Adalet Komisyonu’na iletilecek.

KAOS GL

Sen de imzanı ver! adresine ad, soyad, kurum ve mesleğini yazıp göndermen yeterli!

Cinsel Yönelim Değil Homofobi ve Cinsel Yönelim Ayrımcılığı Suçtur!

Gazeteci Baki Koşar'ın cinayet zanlısının yargılandığı davada mahkeme ağır tahrik indirimi uygulayarak, adaletin eşcinseller için yaşarken de ölürken de nasıl tecelli ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Baki Koşar'ın katilinin eşcinsel ilişki kurmak için evine geldiği, bilerek ve isteyerek davete icabet ettiği dosya içeriği ile sabit iken, "eşcinsel ilişki kurma teklifi" gerekçe gösterilerek mantığa büründürülmeye çalışılan cinayete ağır tahrik uygulanması, eşcinsellere uygulanan ayrımcılığın açık bir göstergesidir. Eşcinsellere yönelik ayrımcılık yasalarla engellenmez iken, mevcut yasalar da "ahlak" kisvesi altında eşcinseller aleyhine yorumlanmaktadır.

Konu eşcinsel cinayetlerine geldiğinde, bir kez daha suç ile ceza arasındaki orantı eşcinseller aleyhine bozulmuştur. Eşcinsel ilişki teklifi tehdit kabul edilse dahi, tehlikeden korunmak için öldürücü olmayan 1-2 bıçak darbesi yeterli olabileceği halde, öldürücü 32 bıçak darbesinin hangi saikle gerçekleştirildiği yargı tarafından sorgulanmamıştır. 32 bıçak darbesi nefret suçunun açık bir kanıtıdır. Hal böyle iken mahkeme, hiçbir açıklaması olamayacak 32 bıçak darbesini gerçekleştiren katil yerine maktulun cinsel yönelimini sorgulamayı ve cinsel yönelimi ağır tahrik kabul ederek, aslında cinsel yönelimi cezalandırmayı tercih etmiştir. Bu durum yargının kanaat oluşturur iken, homofobiden ne derece etkilendiğini göstermektedir.

Homofobik zihniyetin yargıdaki tezahürü

Heteroseksist sistem eşcinselleri abluka altına alıp katledilmelerini himaye etmeye devam etmektedir. Baki Koşar'ın öldürülmesi apaçık bir nefret cinayeti iken cinsel yönelimi faile bir ödül olarak sunulmaktadır.

Davada verilen karar, toplumsal yaşamın ve yasaların eşcinselleri ötekileyen, ahlaksız ilan eden, yok edilmelerini ahlaki gerekçelere bağlayan homofobik zihniyetin yalnızca yargıdaki tezahürüdür.

Bu karar da bir kez daha göstermiştir ki, mevcut yasalar dahi eşcinseller aleyhine yorumlanarak eşcinsellerin adaletten etkili olarak yararlanma hakları gasp edilmektedir. Yargı sistemi eşcinselleri ahlaksız olarak ilan etmeye devam ettiği sürece, eşcinsellerin adaletten eşit olarak yararlanamayacakları açıktır. Homofobiyi engelleyen yasalar çıkarılmadığı ve bunlar etkin bir biçimde uygulanmadığı sürece, eşcinsellerin en temel insan hakkı olan yaşam hakkına dahi sahip olmaları sağlanamayacaktır.

Açıktır ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan eşcinseller diğerleri kadar vatandaş değildir. Yasalar eşcinsellere gelince farklı yorumlanmaktadır. Yasaların tüm vatandaşları eşit olarak himaye edeceği ve tüm vatandaşlara eşit olarak uygulanacağı güne kadar adalet eşcinselleri bulmayacaktır.

Türk Ceza Kanunu'nda eşcinsel cinayetleri nefret suçu olarak düzenlenmediği sürece, "herkes için adalet" eşcinsellere nasip olmayacaktır.

Hiçbirimiz güvencede değiliz

Bir taraftan katiller ve suikastçılar üretilirken, diğer taraftan yasalar ve yargı, mağdurları değil katilleri ve suikastçıları himaye etmektedir. Milleti adına, ahlakı adına, namusu adına cinayetler işleyen tetikçiler himaye edildiği sürece hiçbirimiz güvencede değiliz.

Irkımız, inancımız, dilimiz, düşüncemiz, cinsiyetimiz, toplumsal cinsiyet kimliğimiz ve cinsel yönelimimizden dolayı öldürülmek istemiyoruz.

Yasal değişiklikleri yapmayan, katillerin indirimden yararlanmasına göz yuman yetkililer bu cinayetlere ortak olmaya daha ne kadar devam edecekler?

Eşcinsel cinayetleri politik cinayetlerdir. Katilleri biliyoruz!

Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği

Baki Koşar kimdir?

Batman'da 28 Mayıs 1969'da dünyaya gelen Abdülbaki Koşar, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde bir süre eğitim gördükten sonra İstanbul'a gelerek Nokta dergisinde muhabir olarak çalışmaya başladı. Aktüel ve Akis dergilerinde, Flash TV, CNN Türk, Habertürk’te çalıştı. Turuncu dergisi ve Turuncu Medya Grubu’nda da haber müdürlüğü görevinde bulunan Koşar, son olarak Birgün ve Özgür Gündem gazetelerinde çalışmıştı. Koşar’ın “Kilidi Sırlı Anahtar” ve “Tarkuşu” adlı iki romanı ile “Kader Oteli'nde Bir Aşk Cinayeti” adlı öykü kitabı bulunuyor. Koşar, Şubat 2006’da İstanbul Kurtuluş'taki evinde ölü bulunmuştu. İnternette tanıştığı partneri tarafından en az 20 bıçak darbesiyle öldürüldüğü anlaşılan Baki Koşar, doğum yeri olan Batman’da toprağa verildi.

Kaos GL

Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 29/12 06440 Kızılay-Ankara

Tel&Faks: 0 312. 230 03 58

E-posta:

URL: http://www.kaosgl.org

*Konuyla ilgili haberler:

Gazeteci Arkadaşları Baki Koşar'ı Anıyor

Baki Koşar davasında gelişme

“Ben onun pasif olacağını düşünüyordum”

2 yorum | Devamını oku

Cevapla


*

  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
  • BBCode tags'larını text içersinde kullanabilirsiniz,URL adresleri otomatik olarak linke çevrilecektir
Anket - Dergi&Web



Kaos GL Dergi 102




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Kimler online
Şu an sitede 0 kullanıcı ve 187 ziyaretçi var.


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim