Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Her mücadele başarıyla sonuçlanır mı?

Tanıklıklar | Yerel Muhabir Ağı

“Annesine “Hepgül’ün bir transeksüel değil de erkek görünümlü bir eşcinsel olmasını ister miydiniz?” diye sordum. “İsterdim ama feminen olmamak koşuluyla” diyor. Ona göre de erkek erkek gibi, kadın da kadın gibi olmalıymış. Ayrıca Hepgül bir transeksüelmiş. Onun bir koca bulup mutlu ailesinin olmasını hayal ediyor.” Denizli muhabirimiz Halil Kandok’un kaleminden, hayatın içinden…

KAOS GL - 20/06/2007

Halil Kandok - Denizli

Telefonla aradığımda İstanbul’daymış Hepgül. Denizli’ye döner dönmez beni arayacak ve görüşecektik. Hepgül’le görüşme sebebim sadece transeksüel olma yolunda bir travesti olması değil, bütün eşcinsellerin görmek isteyebileceği düzeydeki aile desteğiydi.

Bir yıla yakındır görüşmüyor, transeksüel olma yolundaki çabalarının hangi aşamada olduğunu bilmiyordum. Bildiğim en son düzenli olarak ayda bir psiko-terapi için İstanbul’a gidip geldiği, ailesinin olumsuz tepkilerinin geride kaldığı, tüm maddi giderlerini karşıladıkları, hatta ameliyat masraflarını bile kabul edecek olmalarıydı.

Hepgül 24 yaşında ve resim öğretmenliği bölümü mezunu. Transeksüel olma mücadelesi nedeniyle resim çalışmalarına ara vermiş. Eli resim yapmaya gitmiyormuş artık kafayı taktığı için transeksüelliğe. Zamanının çoğunu internet karşısında genellikle chat yaparak geçiriyormuş.

Denizli’ye döndükten sonra bana geldi. Görsel olarak kadın olma yolunda bayağı yol kat etmiş görüşmeyeli, hatta bir eksiği bile kalmamış ama o çene, burun… revizyondan geçmeye kararlı.

En son terapiye annesiyle gitmiş ve kadın olabilmek için gerekli raporu almış. İşin mahkeme ve operasyon bölümü kalmış sadece. Son terapiye babası da gelecekmiş ama işlerinden dolayı gelememiş.

Bana başka bir misafir geldiği için o gün Hepgül’le fazla konuşamadık. Ertesi gün görüşmeye Hepgüllerin evine gittim. Hepgül’ün ailesi bayağı muhafazakar olmasına rağmen Hepgül’ün sevgilileri de dahil olmak üzere tüm arkadaşlarını evlerine misafir etmesine izin veriyorlar çocuklarının zarar görmemesi için, gözlerinin önünde bulunsun diye.

Hepgül kapıyı modern giyimli bir kadından öte mini etek, göbeğini açıkta bırakan askılı bir bluzla açmıştı ve babası da yanındaydı, sakallı ve tüm hacı haliye, merhabama ‘aleyküm selam’ diyecek muhafazakarlıkla. Hepgül’ün odasına geçtik her zamanki rahatlıkla. Annesi de hoş geldin demek için odaya geldi. Annesiyle daha önceden oturup kalkmışlığımız olduğu için daha rahattık. Annesi de hemşire emeklisi olmasına rağmen başı örtülü namazında niyazında bir kadındı. Konuşmamız boyunca (3–4 saat) annesi bizi baş başa bırakmak istemesine rağmen, benim ısrarımla bizimle kaldı.

Hepgül’ün ailesi de farkındaymış çocuklarının küçüklüğünden beri diğer erkek çocuklarından farklı olduğunu. Ama geçici bir durum diye düşünmüşler hep. Ergenlik çağında da kız gibi davranışlarının değişmediğini görünce bevliyeye kadar gidip “normal” onayını alıp rahatlamışlar. Ama gene değişen bir şey olmayınca Hepgül’le ailesi arasında çatışma dönemi başlamış. Ailesinin durumunu kabullenmesini Hepgül kendi başarısı olarak görüyor. (Her mücadele başarıyla sonuçlanır mı? Kaybedenler mücadele etmeyenler mi?)

Annesi, fedakarlıklarının Hepgül tarafından hafife alınıyormuş gibi, sitemkar bir yüz ifadesiyle, Hepgül’ün babası ve kardeşlerini bu konuda ikna etmek için çok uğraştığını söyleyerek asıl mücadele edenin kendisi olduğunu anlatmak istiyor gibiydi.

Annesine “Hepgül’ün bir transeksüel değil de erkek görünümlü bir eşcinsel olmasını ister miydiniz?” diye sordum. “İsterdim ama feminen olmamak koşuluyla” diyor. Ona göre de erkek erkek gibi, kadın da kadın gibi olmalıymış. Ayrıca Hepgül bir transeksüelmiş. Onun bir koca bulup mutlu ailesinin olmasını hayal ediyor. Hepgül’ün iki aylık evlilik gibi nişanlılık dönemi olmuş çocuklu dul bir adamla. Babasının bile ağladığı, gözyaşları içinde uğurlanmış ailesi tarafından koca evine ama geçinemeyip geri dönmüş. Annesi Hepgül’ün kimseyi beğenmemesinden şikayetçi. Hepgül chat yaparken annesi de bilgisayarın karşısında onun chat’ini takip ederek erkeklere karşı toleranssızlığını eleştiriyor. Yıllardır evli bir kadın olarak erkeklerden mükemmellik beklenemeyeceğini söylüyor. Bir an evvel Hepgül’ü baş göz etmek istiyor. Hepgül’se sevgi ve saygının olduğu bir beraberlik hayal ediyor. Annesine “ Peki, Hepgül evlenip mutlu bir yuvası olunca huzura erebilecek misin?” diyorum. “Tabii ki ama gözüm açık gidecek gene de” diyor.

Hepgül’ün ablası hiç şikayetçi olmamış onun durumundan. Elbiselerini bile ortak kullandıkları dönem olmuş. Abisi baştan çok tepkiliymiş. Transeksüel olmaması için hayat boyu ona bakmaya razı olmuş. Ama Hepgül’deki kararlılığı görünce pes etmek zorunda kalmış. Gelecekte onun iş bulamamasından kaygılanıyor. O yüzden şimdiden emeklilik için sigorta primlerini ödüyor. İş bulamazsa ailesi ona iş bile kurmayı düşünüyormuş. “baban sana nasıl hitap ediyor, kızı gibi görüyor mu?” dedim. Bir örnekle açıkladı. İstanbul’a terapiye giderken mahallede bir tanıdıklarıyla karşılaşmışlar. Tanıdıkları “Nereye gidiyorsunuz hacı amca?” demiş. Babası da “Kızı terminale götürüyorum, İstanbul’a gidecek de” demiş. İstanbul’a annesiyle terapiye gidince kaldıkları arkadaşının evine hırsız girince yaşadığı şoku telefonla ilk babasıyla paylaşacak kadar yakınlar birbirlerine.

Ailenin diğer bireyleriyle de arası çok iyiymiş Hepgül’ün; Yengesiyle, kız yeğeniyle, erkek yeğenleriyle… Küçük olan erkek yeğeni (İlkokul 2. Sınıf) önce “amca” sonra “pardon hala” diyecek kadar işin ayırdında ve muzipliğindeymiş. Aile, küçük çocukların, Hepgül’ün travestiliğinden etkilenip yanlış yönlenecek homofobisinden uzaklaşmış yani. Yıllardır yaşadıkları travestiliğini bilen mahalle ve akraba çevresine karşı da bir çekinceleri kalmamış.

Hepgül okul yaşamından transeksüel yolculuğuna kadar hayatın her biriminde dışlanmalara, aşağılanmalara, tacizlere maruz kalmış ama transeksüel olunca her şeyin biteceğini sanıyor(mu acaba?).

yeni yorum ekle

özür dilerim
Submitted by Anonim on Pazar, 15 Haziran, 2008 - 14:30

kardeş kusura bakma dün gece sana cok fazla hakaret ettim ben senin başında boyle bır olay oldugunu bılmıordum cok özür dilerim ama karşıma birden bole cıkınca ne bıleyım hiç bu tarafından dusunmemıştım cok şook içindeyim senınle oturup adam akıllı konussaydık keşke ama kusura bakma lütfen

cevapla


gerçek anne-gerçek baba.
Submitted by Anonim on Perşembe, 7 Şubat, 2008 - 00:46

o anne ve babanın ellerinden öpüyorum.

cevapla


başarı nedir?
Submitted by Anonim on Perşembe, 31 Ocak, 2008 - 01:50

neden ulaşmasın?

kişiler kendi başarı tanımlamalarını kendileri yapabilirler, başarmak kendi özlemlerini gerçekleştirmektir. hadi diyelim ki, özlemler gerçek olamadı. bizim gibi ortadoğu toplumlarında ben kendi cinaimden birisini seviyorum diyebilmek de yeterince başarmış olmaktır.

cevapla




Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Google Reklam


LGBT Ünlüler


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim