Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


“Kimi kime şikayet ediyoruz?”

Petek Erdem | Tanıklıklar

13 Eylül’de Eskişehir’de 20 yaşındaki Pelin Kalkan ve 19 yaşındaki Devrim Çelik sokakta şiddete uğradılar. Polise şikayette bulunan Kalkan ve Çelik, karakolda da şiddet görmeye devam ettiler. Muhabirimiz Petek Erdem’in söyleşisi.

KAOS GL

Petek Erdem

13 Eylül Perşembe günü Eskişehir’de "iftar öncesi" şiddete maruz kalan 20 yaşındaki Pelin Kalkan ve 19 yaşındaki Devrim Çelik yaşadıkları şiddeti ve cinsiyetçiliği anlattılar.

Bize olayı anlatır mısınız?

Devrim Çelik: 5–6 arkadaş kaldırımda durduğumuz sırada yanında bir kadınla yürüyen bir adam bizi ittirerek “...pu çocukları yol verin” dedi. O sırada "n’oluyor beyefendi" dememle adamın üzerime yürümesi bir oldu. Olaya müdahale etmeye çalışan arkadaşıma ise tekme tokat vurmaya başladı.

Pelin Kalkan: Olayı anlamaya çalışırken “polis” diye bağırmaya başladım. Polis bir süre izledikten sonra geldi ve karakola götürüldük.

Polisin karakolda size karşı tutumu nasıldı?

Devrim Çelik: Hiç beklemediğimiz, filmlerde gördüğümüzden farklı bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Mağdur olan biz olmamıza rağmen polis bizi azarlıyor, adam ise tehditkar tavırlarını ve küfürlerini devam ettiriyordu. Polis bize "polis" sıfatıyla değil yıllardır içinde yaşattığı feodal ahlak yargılarıyla yaklaşıyor, sesini yükseltiyor ve elindeki kocaman tüfeği göstererek duygusal şiddette bulunuyordu. Üzerimize yürüyen saldırgana o haklıymış gibi davranıyor, yanında bulunan saldırganın eşine “Dayak istiyorlar, zaten tiplerinden de belli, şimdi bırakırız merak etmeyin” şeklinde cümleler kurup göz kırpıyordu. Karakolun dışında bekleyen iki arkadaşımıza da "tiplerinden" dolayı bağırdı polis.

Pelin Kalkan: İşin diğer bir trajik tarafı saldırganın eşinin “Üzerine yürüyüp orospu dediyse sen orospu mu oldun, ne var bunda, niye bu kadar abartıyorsunuz” şeklinde cümleler kurmasıydı. Saldırgan, karakolun içinde eşine küfür edip tokat attı. Şiddetin meşrulaştırıldığı apaçık ortadaydı. Polis de buna seyirci kaldı.

Cinsiyetçiliğin karakolda da devam etmesi karşısında tepkiniz ne oldu?

Pelin Kalkan: Karakoldaki cinsiyetçi tutum bir kaç şekilde anlatılabilir. En başta kadın olduğumuz için ciddiye alınmama durumumuz vardı. Polis de aciz olduğumuzu düşünerek üzerimize yürüyordu. Kadına şiddet karakolda da gayet doğal karşılanıyordu.

Devrim Çelik: Onlara içinde bulunduğumuz durumu anlatmaya çalıştığım her an seslerini daha fazla yükselterek bizi sindirmeye çalışmalarına karşın polise “Dayak yedik ve hakarete uğradık ama suçlu bizmişiz gibi davranıyorsunuz. Bizi siz korumayacaksanız kim koruyacak” diye sorduğumda aldığım cevap da içler acısıydı: “Duygu sömürüsü yapmayın, burada sizin kaprislerinizi çekmek sorunda değiliz.” Bir an düşündüm ve kendime sordum: Kimi kime şikayet ediyoruz?

Bu olayın ardından neler yaptınız?

Pelin Kalkan: Olayın ertesi günü Eskişehir Kadın Platformu’ndan bir avukat arkadaşımızla adliyeye gidip savcıyla görüştük ve hukuki süreci başlattık. Pazartesi günü hem saldırgan hem de polis hakkında suç duyurusu yapacağız. Ardından da basın açıklaması yaparak olayı basına duyuracağız.

Son olarak, tüm bu yaşananlarla ilgili eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Pelin Kalkan: Ataerkil sistemin kadını ikincileştirdiği bu ülkede biz kadınlar her gün bu ve buna benzer, hatta bundan çok daha büyük derecede şiddete maruz kalıyoruz. İşte tam da bu yüzden her kadın yaşadığı haksızlıkları dile getirmeli ve sistemle mücadele etmeli. Bir de içinde bulunduğum Eskişehir Demokrat Kadın Platformu’na desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.

 
  • Muhabirimizin diğer haberleri

Amaçsızlıktan örgütlenemiyoruz

“Kondom paketlerini şeker sanıp saldırıyorlar”

“Türkiye’den pek de farkımız yok”

“Küçük şehirde eşcinsel olmak: Ölüm!”

yeni yorum ekle

Hakkınızı aramanıza
Submitted by Anonim on Çarşamba, 3 Ekim, 2007 - 19:24

Hakkınızı aramanıza sevindim, neden mi! çünkü sessiz kaldıkça daha da kötü şeyler olacağını düşünüyorum. Bence o polise haddini bildirin ki bir daha aynı şeyleri bir başka bayana yapamasın.

cevapla




Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Google Reklam


LGBT Ünlüler


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim