Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


‘Düğün Yemeği’ ve hayırlı evlat sendromu

LGBT Film

“Ang Lee’nin eşcinsel bir aşk hikayesini dile getirdiği bol ödüllü filmi Brokeback Dağı’nın temellerini Düğün Yemeği (The Wedding Banquet) ile atmış olduğunu söyleyebiliriz. Tür ve anlatım biçimi açısından birbirlerinden oldukça farklı gözüken bu iki Ang Lee filminin bir noktada birbirlerine kenetleniverdikleri açıkça belli oluyor.” Ayşegül Kesirli’nin kaleminden.

KAOS GL

Ayşegül Kesirli

Ang Lee’nin eşcinsel bir aşk hikayesini dile getirdiği bol ödüllü filmi ‘Brokeback Dağı’nın temellerini ‘Düğün Yemeği’ (The Wedding Banquet) ile atmış olduğunu söyleyebiliriz. Tür ve anlatım biçimi açısından birbirlerinden oldukça farklı gözüken bu iki Ang Lee filminin bir noktada birbirlerine kenetleniverdikleri açıkça belli oluyor.

Ang Lee farklı karakterler ve farklı atmosferler ile donatıp, 12 yıllık bir arayla çektiği her iki filminde de aslında kalıplaşmış toplumsal rollerin insanlar üzerinde ne gibi baskılara neden olduğunu irdeliyor. Düğün Yemeği, sevgilisi Simon ile birlikte Amerika’da yaşayan Tayvanlı Wai-Tung’ın traji-komik öyküsünü anlatmakta. Filmde, eşcinsel kimliğini ailesinden gizlerken bir yandan da anne-babasının “niçin evlenmiyorsun” sorusunu sürekli geçiştiren Wai-Tung, Simon’ın aklına uyup, bir plan yapıyor.

Yeşil kartı olmadığı için sınır dışı edilme tehlikesi ile boğuşan kiracıları Wei-Wei, Wai-Tung ile kağıt üzerinde bir evlilik yapmayı kabul ediyor. Bu plan ışığında hem Wai-Tung’ın ailesinin oğullarının mürüvvetini görme hayalinin gerçek olacağı hem de Wei-Wei’in sınır dışı edilmekten kurtulacağı düşünülmekte anlayacağınız.

Ancak Wai-Tung’ın ailesinin düğün için Tayvan’dan Amerika’ya gelmesi bir çuval inciri berbat ediyor. Filmdeki her karakter o dakikadan sonra farklı bir rol üstlenmekte ve bu durum ‘The Wedding Banquet’in film içinde film havasına bürünmesine neden olmakta…

Wai-Tung, film içinde oluşan bu yeni filmde, anavatanına bağlı, çalışkan, düşünceli, heteroseksüel yani ‘hayırlı’ bir evlat rolü üstlenmekte. Bu haliyle doğduğu andan itibaren toplumun kendisi için biçtiği rolün zaten bu olduğunu kabul ediyor sanki. Bu yüzden de esas kimliği ne olursa olsun kendi kendisini hayatının sonuna kadar hep bu ‘hayırlı evlat’ kalıbının içinde yaşamaya mahkum ettiğini hissettiriyor aslında.

Filmde, Ang Lee’nin karakterlerin iç çatışmalarını arka plana itip, öykünün komedi yanına ağırlık verdiğini söyleyebiliriz. Bu tercihin filmi kolay anlaşılır ve çabuk tüketilir yaptığı bir gerçek. Yine de hikayenin satır aralarına göz attığınızda karşınıza ciddi toplumsal eleştirilerin çıkması da kaçınılmaz. Ang Lee yeri geldiğinde, Wai-Tung’ın Wei-Wei ile yaptığı uydurma evliliğin aslında içine Simon’ın da katan üç kişilik bir evlilik olduğunun altını öyle güzel çizmiş ki bu vurgu filmdeki kimlik-konum değişimlerine oldukça eleştirel bir yön katmış.

Buna ilaveten, Düğün Yemeği özellikle içerisinde barındırdığı düğün sahneleriyle de dikkat çekmekte. Film, bu sahneler ile tıpkı ‘Eat Drink Man Woman’da olduğu gibi kimi ideolojileri ve davranışları tabu olarak kabul eden Çin toplumunun içine kapanık yapısını inceden inceye eleştiriyor. Amerika’da yaşayan Çinlilerin katıldığı Wai-Tung ve Wei-Wei’in düğününde özellikle gençler alkolün ve eğlencenin etkisiyle kendilerinden geçiyorlar.

Ang Lee, bu düğün sahnelerinde gençlerin eğlencenin dozunu kaçırışlarını, konuşmaların ve bağırışların yoğunluğunu, sahnelerin hareketli kurgusuyla başarıyla gözler önüne sermiş. Gençlerin arsızlığa varan bir eğlence düşkünlüğü ile kendilerini kaybettikleri izleyiciye olduğu gibi hissettirilmiş. Hatta Ang Lee, bu sahneleri sadece göstermekle yetinmemiş. Kendisi de düğüne gelen konuklardan biri kılığına girip, doğrudan kameraya bakarak düğünde izlediğimiz bütün bu çılgınlıkların Çin’de cinsel güdülerin yıllar yılı bastırılmış olmasından ileri geldiğini öne sürmüş.

Filmi izlerken Ang Lee’nin Çin toplumu hakkında yaptığı bu eleştirinin Türk toplumu için de geçerli olduğunu düşünmemek elde değil. Türk toplumunda yetişmiş bir izleyicinin Wai-Tung’ın ‘hayırlı evlat’ kimliğine bürünmek için gösterdiği çabaları izlerken kendisini bu karaktere yakın hissetmemesi olanaksız. Filmde kendisini ve cinsel kimliğini açıkça ifade edemeyen Wai-Tung’ın üzerinde hissettiği aile baskısının bizim toplumumuzda da şiddetle duyumsandığı bir gerçek.

Gerçi Ang Lee, birçok filminde olduğu gibi bahsedilen bu baskıyı gerek sinema dili, gerek karakter tahlilleriyle her zamanki gibi evrenselleştiriyor. Bu durumda farklı kültürlerle yoğrulmuş birçok sinema izleyicisinin kendisini Wai-Tung’a yakın hissedeceğine kesin gözüyle bakabiliriz. Düğün Yemeği, Ang Lee’nin üzerimize yapışan toplumsal roller, belirli bir kalıbın içine girebilmek için gösterilen trajik çabalar ve aile ritüelleri üzerine çektiği etkileyici bir film. Ang Lee sinemasının temel taşlarından biri niteliğindeki Düğün Yemeği’nin yönetmenin güncel çalışmalarını daha iyi anlayabilmek için izlenmesi gereken bir film…

Kaynak: Beyezperde, Ekim 2007

yeni yorum ekle



Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Google Reklam


LGBT Ünlüler


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim