Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Ekranda adı konmamış "üçüncü cins yasağı"

Medya & Homofobi

"Huysuz Virjin'e 76 yaşında bunu çok görüyorsak ve onun giderek cüretkarlaşan, pervasızlaşan eleştirilerine tahammül edemiyorsak, şu "çocuklara kötü örnek" olma bahanesinin ardına sığınmaktan vazgeçmeli ve belki de asıl kusurunun, yasakçıların bilinçaltındaki bastırılmış duyguları ortaya sermek ve iktidar sahiplerine söylenemeyen lafları uluorta deyivermek olduğunu itiraf etmeliyiz." Can Dündar'ın kaleminden.

KAOS GL

Can Dündar

Huysuz Virjin bir yıldır ekranda yok. RTÜK'ün ekranda "üçüncü cins" istemediği söyleniyor.

"Çocuklara kötü örnek oluyor"muş.

Ortada bir yasal işlem ya da uyarı yok. Son dönem böyle oluyor ya; "mahalle baskısı", husumet havası, telefon teması ile insanlar gerilemeye zorlanıyor.

O havanın neticesi, 40 yıllık Huysuz Virjin de çekildi ortalıktan... Daha doğrusu "Huysuz'un iki yüzü"nden kadın olanı çekildi.

76 yaşına rağmen sahnede dimdik duran Seyfi Dursunoğlu, "Huysuz Virjin" yerine ekrana sürülen "Benimle Dans Eder misin?"i kadın kıyafetiyle sunamıyor bir süredir...

Kendisine sorarsanız bir buçuk yıl önce çalıştığı kanalın yöneticisi gelip demiş ki:

"RTÜK, senin 'Huysuz' olarak ekrana çıkmanı istemiyor."

Hatta o sırada yarışmanın tanıtımları dönüyormuş, durdurmuşlar.

"Bundan böyle ekranda kadın kılığında erkek olmayacak" demişler.

Bir başka program formatı düşünmüşler, onlar da sözlü uyarı almışlar.

Dursunoğlu yılmamış:

"Bende bu kafa, bu dil olduktan sonra kafamda peruk olmasa da olur" demiş ve "Seyfi Bey" olarak ekrana devam kararı almış.

Bu yaştan sonra birilerinin kendisini şekillendirmesine tahammülü olmadığını söylüyor.

Türbanlı kızların giyim özgürlüğü için uğraş verenlerin kendisine ekranları kapatmasına tepki gösteriyor.

"Şimdiye kadar yaşadığım gibi yaşamak istiyorum" diyor.

Bugünlerde aynı şeyi söyleyen pek çokları gibi...

"Sarı Huysuz"

Yasaklanınca önce siyah takım elbisesiyle ekranda gördük onu... Ama baktık; başında kısa kesim bir sarı peruk peydahlandı.

Virjin'le bütünleşmiş o peruk, alttan alta "Huysuzluk" çıkarıyordu adeta...

Zamanla takım elbisenin yerini rahat kıyafetler aldı. Buna Seyfi Dursunoğlu'nun Huysuz'u aratmayan sivri dili de eklenince fark, sadece kıyafette kaldı.

Yine de şu bir gerçek ki, ortada resmi bir yasak olmadığı halde "Huysuz'u öldürdüler". "Kuşum Aydın" da kayboldu ekranlardan...

Bülent Ersoy ekranda ama onun elinde devletten onaylı, kapı gibi "kadın" belgesi var.

Yılbaşı ikramiyesi Huysuz

Huysuz'a müdahale, son dönemdeki genel muhafazakarlaşma ve kapanma rüzgarına denk geldiği için hepten göze battı ve genel bir sansür operasyonunun parçası olarak görüldü. Nitekim Dursunoğlu da sadece televizyonda değil, gündelik yaşamda da rencide edici davranışların başladığını söylüyor.

"Ama pes etmeyeceğim. Yılbaşı gecesi Kanal D'de Huysuz Virjin olarak program yapacağım" diyor.

Tek kanallı dönemde TRT, devletin vatandaşına yılbaşı armağanı olarak bir geceliğine dağıtma imkanı tanırdı ya...

Yılboyu yasaklı olan "Orhan Baba"lar o gece ekrana çıkar, sıkı sıkıya örtülmüş bir dansöz uzaktan göbek atardı.

Şimdinin "sözde çok kanallı" ekranında da kapatılma korkusuyla hizalanmaya çalışılan kanallar, zenne hediyeli yılbaşılar vaat ediyor izleyicilerine...

Döndük mü başa?

Asıl kusuru: Bilinçaltımızı deşmek

"Televizyonda gördükleri yanlış, çocuklara kötü örnek oluyor" deniliyorsa herhalde önce ekranda her gün boy gösteren dili bozuk hükümet erkanını zapturapt altına almak gerekecektir.

Onların yanında Dursunoğlu, sadece mazisi asırlara uzanan bir geleneğin temsilcisi değil, modern gösteri sanatının da bir ustasıdır.

Dile kolay: 76 yaşında bir adam, 40 yaşındaki bir işveli kadını allayıp pullayıp onun sivri dili ve keskin zekası ile, içinde yer aldığı şov dünyası da dahil, önüne gelen herkesi iğneleyip kesif bir hazırcevaplılıkla yerden yere vuruyor.

Bu, hiç de küçümsenmeyecek bir başarıdır kuşkusuz.

Dünyanın her yerinde prim yapacak ve hayranlık uyandıracak bir başarı...

Ona 76 yaşında bunu çok görüyorsak ve onun giderek cüretkarlaşan, pervasızlaşan eleştirilerine tahammül edemiyorsak, şu "çocuklara kötü örnek" olma bahanesinin ardına sığınmaktan vazgeçmeli ve belki de asıl kusurunun, yasakçıların bilinçaltındaki bastırılmış duyguları ortaya sermek ve iktidar sahiplerine söylenemeyen lafları uluorta deyivermek olduğunu itiraf etmeliyiz.

Kaynak: Milliyet Pazar, 16 Aralık 2007

  • Konuyla ilgili haberler:

Kaos GL okuyucuları sansüre kızgın

"RTÜK Huysuz Virjin'i gizlice yasaklıyor ama pes etmiyorum"

Memleketimden DQ manzaralarıküçük İskender

12 Eylül sansürü ekranlarda

yeni yorum ekle

Kadın Kadına Öykü


Tatile Davet!




Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


İmza Kampanyası



Google Reklam


LGBT Ünlüler


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim