Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Türkiye'de insan hakları geriliyor

Diğer

İnsan Hakları İzleme Örgütü, (Human Rights Watch) 31 Ocak’ta yayımladığı yıllık raporunda Türkiye'de insan hakları standartlarında bir gerileme yaşandığını vurguladı. Örgütün raporunda, 2007 yılının Türkiye için ifade özgürlüğündeki kısıtlamalar nedeniyle yargılanan ve cezalandırılan kişilerin sayısında artış yaşanan bir yıl olduğu belirtiliyor.

KAOS GL

Gazeteci Hrant Dink cinayeti öncesi ve sonrasındaki gelişmelerin ayrıntılı biçimde değerlendirildiği raporda, devlet yetkililerinin farklılıklara ve muhalif fikirlere karşı hoşgörüsüzlüğü, azınlık gruplarına karşı çeşitli şiddet eylemlerinin yaşanabildiği bir ortam hazırlandığı savunuluyor.

AKP reform sürecini başlatmakta başarısız

İfadenin suç sayılmasının, Türkiye'de insan haklarının korunmasının önündeki en büyük engel olduğunu görüşü dile getirilirken," 2007 yılında aralarında gazeteciler, yazarlar, yayımcılar, akademisyenler ve insan hakları savunucularının bulunduğu yüzlerce kişi ve Kürt siyasi parti ve derneklerinin yetkilileri hakkında çeşitli davalar açılmıştır." denildi. Temmuz ayında seçimlerden galip çıkmasının ardından, yeni Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin ifade özgürlüğü önündeki engelleri kaldırma ve duraksayan reform sürecini yeniden başlatmak için gerekli adımları atma konusunda başarısız kaldığı ifade edildi. Hrant Dink'in 2006 yılında yazılarından ve konuşmalarından dolayı sık sık kovuşturmaya uğradığı ve Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi uyarınca yargılandığı için olumsuz bir şekilde gündeme geldiği belirtildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hrant Dink'in ölümü ardından kendisinin bir röportajındaki bazı sözleri haber yapan, Agos gazetesi editörü ve imtiyaz sahibi ceza alırken, aynı sözleri haber yapan başka hiçbir gazeteye dava açılmadığına vurgu yapıldı.

Güvenlik güçleri ve ölümler

Güvenlik güçleri tarafından sivillilere yönelik öldürücü nitelikte ateş açılmasının 2007 yılında da ciddi kaygı uyandırmaya devam ettiğini belirten örgüt, polisin veya jandarmanın "genellikle öldürme olayının kişi dur ihtarına uymadığı için gerçekleştiğini iddia etse de, bazı vakalarda yargısız infaz olarak nitelendirilebilecek durumlar yaşandığını" savundu. Bu duruma örnek olarak, Tunceli ili Hozat ilçesinde Bülent Karataş adlı kişinin öldürülmesi, Van'ın Özalp ilçesinde bağlı bir köyde Ejder Demir'in öldürülmesi örnekleri verildi. Ayrıca, 2007 yılı Ağustos ayında İstanbul'da gözaltına alınan Nijeryalı sığınmacı Festus Okey'in gözaltı sırasında vurularak öldürülmesine de vurgu yapıldı. Örgüt, raporunda PKK tarafından gerçekleştirildiğinden şüphelenilen ve sivilleri hedef alan saldırıları da hatırlatarak, sivillere yönelik silahlı şiddetin devam ettiğine vurgu yaptı.

Kolluk kuvvetlerine cezasızlık

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye'de mahkemelerin hak ihlali ve görevi kötüye kullanma ile suçlanan güvenlik güçleri mensuplarına karşı müsamaha göstermeye devam etmekte olduğunu belirtirken, bunun cezasızlık ortamına ve işkence ve öldürücü nitelikte güç kullanımının devam etmesine katıda bulunduğunu savundu. Kolluk kuvvetleri mensuplarının ölümle sonuçlanan hak ihlalleriyle suçlandığı tartışmalı mahkeme kararlarına örnek olarak 2005 yılında Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde bir kitapevine yapılan bombalı saldırı davası; Mardin Kızıltepe'de vurulan Ahmet Kaymaz ve 12 yaşındaki oğlu Uğur Kaymaz'ın davası ve 2006 Mart ayında Diyarbakır'da yaşanan şiddet olayları sırasında sekizi vurularak hayatını kaybeden 10 kişinin ölümü soruşturması verildi.

Kaynak: BBC Türkçe, 1 Şubat 2008

yeni yorum ekle



Kaos GL - 101


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Google Reklam


LGBT Ünlüler


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim