Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Yersiz yurtsuz eşcinseller

Mülteciler

Mülteci eşcinseller... Ne İran’da, ne Türkiye’de evi olmayanlar… Türkiye’ye can güvenliği olmadığı için kaçan diğer İranlılar arasında bile tutunamayanlar… Kayseri’de buradan da gitmek için gün sayan Emisa, Yaşar, Hamidreza, Muhammedreza ve Mehdi evsizliği anlattılar. 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü nedeniyle Kaos GL dergisinin sayfalarından…

KAOS GL - 20/06/2008

Behruz Mehrabi - Kayseri

  • evde hep yalnızdım

hamidreza

Partnerim Muhammad’la geçici olarak Türkiye’de kalıyoruz. İran’da Şii Müslüman olan, aşırı derecede tutucu bir ailede büyüdüm. Ailem beni hiç bir zaman kabul etmedi. Hayatım boyunca anlamamışlardı. Evde hep yalnızdım. Dışarıya zaten çıkamazdım, yani evimizin hapisten bir farkı yoktu. Annem ve babamla hep tartışıyorduk, ne yapsam da onların gönlünü alamadım.

  • tabağımı, bardağımı bile ayırdılar

mohammadreza

İran’da evimde akla gelmeyecek şiddet ve hakaretlere uğradım. Su bardağımı ve yemek tabağımı bile ayırıyorlardı. Başka bir bardaktan su içsem, onu bile yüz kez yıkarlardı. Diğer çocuklardan ne farkım olduğunu hiçbir zaman anlayamadım ama sanki çok büyük bir günah işlemişim gibi davranıyorlardı bana.

Türkiye’ye Muhammad ve Hamidreza’yla birlikte geldik, artık birlikteyiz. Rahatça, hiç korkmadan bir eve yerleşip arzu ettiğimiz şekilde yaşayabileceğimizi düşünmüştük. Ama komşularımız eşcinsel olduğumuzu anlayınca evimize saldırdılar. Kapımıza idrarlarını yapıp kaçıyorlardı, dışarı çıkarken yüzümüze tükürüyorlardı. Evde hep titreyerek, korkarak oturuyorduk. Bütün bunlara Muhammad yanımda olduğu için dayanabiliyorum. O kadar sıkıntılı bir dönemdeydim ki bir kez kendimi öldürmeye çalıştım.

  • evin sokaktan bir farkı yoktu

yaşar

Sokaklardan, okuldan, seni anlayamadığını düşündüğün, herkes ve her şeyden kaçarken sığınabileceğim en güzel yerdi ev. Duygularını gizlemek zorunda kalmadığın, ikiyüzlülüğün olmadığı, maskeni rahatça korkmadan çıkarabildiğin, kendinle yüzleşerek değişmeye çabaladığın ama her seferinde başaramadığın, sonunda kendinle barıştığın, farklı olmayı öğrendiğin tek yerdi ev.

Her zaman arzu ettiğim, hayalini kurduğum ama hiç bir zaman sahip olamadığım ev buydu. Benim için ev hayatının dışarıdan hiçbir farkı yoktu. Evde anne ve babamla yüzleşmemek için hep odama kaçardım ama orada bile benim özelime karışıp beni huzursuz ediyorlardı.

Sonunda canım tehlikede olduğu için her şeye veda ederek partnerim Reza ile birlikte Türkiye’ye geldik. Bir ev kiraladık. Burada bile komşuların, kapıcının hakaretine maruz kaldık. Evimize arkadaşlarımızın gelmesini yasakladılar. Bütün apartman bir kağıt imzalayıp bizi atmak istiyorlar. Bunun tek nedeni var; eşcinsel olmamız.

  • evin zindandan farkı yoktu

mehdi

Yaklaşık üç ay önce ülkemi terk edip Türkiye’ye geldim. Ev ortamı bütün insanlar için güvenilir bir ortamdır, maalesef bizim gibi eşcinseller için bu tamamen imkansızdır. Toplumdaki bütün sorunlarımdan kaçarak kendimi odamda kapatırdım; yani evin benim için zindandan bir farkı yoktu. Hatta evimize erkek arkadaşımı bile çağırmaya cesaret edemezdim. Anne ve babama hesap vermemek için onlardan bile kaçardım.

En sonunda ben de diğer arkadaşlar gibi ülkemi terk etmek zorunda kaldım. Türkiye’nin anne, babam ve İran gibi baskıcı bir rejim olmadığını düşündüğüm için artık rahatça yaşayabileceğimi düşünmüştüm. Maalesef böyle olmadı. Türkiye’nin İran’dan pek bir farkı yok. Burada eşcinsel birinin ev tutması hemen hemen imkansız; her zaman kendinizi gizlemek veya saklamak zorundasınız. Yoksa komşular veya ev sahibi eşcinsel olduğunuzu anlayınca evi terk etmenizi istiyorlar. Kısacası insanların her zaman özlediği ya da sahip olduğu bir eve hiçbir zaman kavuşamadım.

  • evlere kapanarak yaşamak

emisa

İran’da hep evdeydim zaten. Ailem, transeksüel olmama rağmen, dışarıya erkek kıyafetiyle çıkabileceğimi söylüyorlardı. Bu benim için inanılmaz zordu; bu yüzden evde hapis hayatı yaşamayı seçtim. Ev içerisinde bile davranışlarım ve hareketlerime dikkat etmek zorunda kalıyordum. Gizlice annemin elbiselerine giyip makyaj yapardım ama her seferinde yakalanırdım. Annem sürekli eşyalarımı karıştırırdı. İran’da evin benim için anlamı zindandı.

Türkiye’ye geldikten sonra İran’da televizyondan izlediğim Türkiye’nin o renkli görüntüsünün yalan olduğunu anladım. Burada da eve kapatıyorum kendimi. Hiç dışarı çıkmadığım halde evimizin suyunu ve elektriğini kestiler. Bizi tehdit ederek kaçmamıza neden oldular. Ankara’ya gelerek benim gibi transeksüel arkadaşlarla tanıştım ve onların evine sığındım. Orada kendimi daha rahat hissediyordum ama maalesef oradan ikamet yerim İçişleri Bakanlığı tarafından değiştirildiği için Kayseri’ye geri döndüm. Ev sürgünü devam ediyor…

Kaynak: Kaos GL dergisi, Kasım-Aralık 2007, Sayı 35

yeni yorum ekle

lgbt mülteciler, büyük
Submitted by Anonim on Cuma, 20 Haziran, 2008 - 14:42

lgbt mülteciler, büyük şehirlere kaçmak zorunda kaldığımız uydu kentlerde yaşamak zorunda bırakılıyor. antep, ısparta, nevşehir, kayseri bunlardan sadece bir kaçı.. ve ne yazık ki burada eşcinsel olmanın bedelini bizim kadar ağır bir şekilde ödemek zorunda kalıyorlar.

cevapla


Gerçekten önemli bir gün.
Submitted by Anonim on Cuma, 20 Haziran, 2008 - 14:38

Gerçekten önemli bir gün. Maalesef LGBTT mültecilerin durumlarını anlamak için gerçekten gözle görmek lazım. çok zor koşullar altında yaşıyorlar.

Dünya mülteciler gününü hatırladığınız için Kaos GL'ye teşekkür ederim.

cevapla


Kaos GL Dergi 102


Sanat Atölyesi


İnsan Hakları Eğitimi




Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Tatile Davet!


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim