Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Hormonlu Domates’ler doğru adrese

Medya & Homofobi | Siyaset

Lambdaistanbul’un LGBTT Onur Haftası etkinlikleri içinde dağıttığı Hormonlu Domates Ödülleri dördüncü kez sahiplerini buldu. Medya, sinema-TV, siyaset dünyasında yılın en homofobik ismine verilen ödüllerin sahipleri törende yine yoktular.

KAOS GL

Lambdaistanbul’un bir sene boyunca medya, televizyon ve siyaset dünyasını takibe alıp en homofobik isimleri ifşa ettiği Hormonlu Domates Ödülleri bu sene de doğru isimlere gitti.

Medya’da en homofobik: Vakit gazetesi

Medya alanında Vakit gazetesi, Engin Ardıç, Hilal Bayraktar ve Serdar Arseven gibi güçlü rakiplerini geride bırakarak “en homofobik” seçildi.

Gerekçe: TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül'ün "3. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma"ya katılmasıyla ilgili olarak attığı başlık, bir tane değil, bir kasa hormonlu domatesi hakediyordu. Ahmedinejat'ın "İran'da eşcinsel yok!?" söylemi cehaletiyle insanlara yaklaşan gazete, AKP'ye açılan kapatma davasında takındığı tavrın onda birini "diğerleri" diye nitelendirdiğine takınmamasıyla skolâstik bağnazlığın açık adresidir. Ayrımcılığa karşı duruşu sapıklık, çocuk yaştaki kıza cinsel tacizi ise -normal- sayan kutsal mantığına söylenebilecek söz ise basit: homofobik, homofobik, homofobik?

En homofobik kurum: Yerel mahkeme

Lambdaistanbul hakkında kapatma kararı veren Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi “En homofobik kurum” seçildi.

Gerekçe: Lambdaistanbul'un 18 Mayıs 2006 tarihinde yaptığı dernekleşme başvurusunun üstünden bir itiraz mektubu ve 6 duruşma geçti. Sonuç: İsmin ve amacın değiştirilmemesi nedeniyle derneğin feshine karar. Yerel mahkemenin verdiği bu karar hakkında uzun uzun sayısız cümle yazılabilir. Ancak bunu insan haklarından yana olan insanlara, kurumlara, Türkiyeli LGBTT birey ve oluşumlara bırakıyor, örgütlenme hakkının karşısına "genel ahlak" gibi bir kavram ile çıkan yerel mahkemenin domates sevdiğini düşünüyoruz. Ve derneğimize dokundurtmuyor, vaktiyle çok dans ettiğimiz "Çeksene Elini" ile selamlıyoruz.

En homofobik siyasetçi: Burhan Kuzu

Siyaset dalında ise kazanan hiç kimseyi şaşırtmadı ve geçen sene boyunca adı homofobiyle birlikte anılan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AKP Milletvekili Burhan Kuzu “en homofobik siyasetçi” seçildi.

Gerekçe: Kendi mağduriyetine odaklanarak, demokrasinin teamüllerine aykırı uygulamalara maruz kaldıkları şikayetlenmesi ile kafalarımız şişiren AKP'nin demokratik talepleri değerlendirmesinde ki ciddiyetsizliğine en iyi örnek: türban serbestîsinin liselere yayılacağı eleştirilerine "Eşcinsellerden de eşitlik ve evlilik hakkı tanınması için yoğun talep geldi. İstiyorlar diye verecek miyiz? Kamuoyu buna hazır değil" diyen anaysa komisyonu başkanı (AKPli) burhan kuzu parlak zekâsından inci tanelerini pervasızca saçmıştır. Kendi dünya görüşünün darlığını kamuoyuna da mal ederek dillerinden düşürmedikleri "milli irade"nin yenilmez mağdur savaşçısı pozisyonundan da vazgeçmeyerek bu beyanatı ile hem demokrasi anlayışının ne olduğu konusunda frikik vermiş hem de hormonlu domatese adaylığını ilan etmiştir.

Magazinel homofobik: Okan Bayülgen

Magazin dalında Okan Bayülgen, Bade İşçil, Eyşan Özhim, Fatih Ürek ve Naz Tanrıkulu gibi rakiplerinden bir adım öne çıkarak “en homofobik kişi” seçildi.

Gerekçe: Son fotoğraf sergisi "Erkeklerin Saatlerini Takan Kadınlar" ile ilgili "Reklamcılar Tahtaya" adlı panelde konuşurken "Fotoğrafta kadına bakış ibneleşti. Kadına erkekçe bakan kalmadı." diyerek tüm homofobisini kusmuştu. Kadının erkeğin biricik arzu nesnesi oluşunu kabul etmeyen ve bunu yansıtmayan, kadını sözde çirkinleştiren anticinsiyetçi / eşcinsel fotoğrafçılara yaptığı göndermeyle, söyledikleriyle sanki "sanatçı" kimliğinden çok "erkek" kimliği ile kendi erkekliğini sınamaya girişen, heteroseksist, "özne" Bayülgen'e en hormonlusundan bir domates yakışır sanki?

Beyazcamın homofobiği: Kadir Çelik

Televizyon alanında Objektif adlı programıyla tüylerimizi diken diken eden Kadir Çelik, Serap Ezgü’ye rağmen “en homofobik kişi” seçilmeyi başardı.

Gerekçe: Ne zaman reyting kaygısına düşse yalandan satanist, Kur'an şifreleri ya da madde bağımlılığı haberi yapmaya kalkan kolaycı Kadir Çelik, FOX TV'de yayınlanan ve nedense adı Objektif olan programında homofobik ve transfobik içerikli konuları ele almıştır. Yaptığı haberleri kim için derlediği bilinmeyen Çelik, herhalde insanları ayrımcılığa ne denli sürüklediğinden haberdardı. Zira yaptığı programların büyük çoğunluğu yalnızca korku paranoyası ve nefret suçu içeriyor. Biz yine de umudumuzu kırmıyor ve çelik sertliğinde homofobi ve nefretine domatesimizi fırlatıyoruz.

  • Konuyla ilgili haberler:

Lambda'dan Homofobiye Hormonlu Domates Ödülü

and Hormonlu Domates goes to…

Domatesler gideceği yeri iyi biliyor

‘Onur Yürüyüşü’ndeydik!

Sağ eller havaya, domatesler buraya!

yeni yorum ekle

zor seçim
Submitted by Anonim on Salı, 1 Temmuz, 2008 - 20:44

aslında hormonlu domates ödülü adayları arasında seçim yapmak çok zordu çünkü hepsi birbirinden homofobik isimler ve kurumlardı. domatesleri hayırlı olsun hormonlu homofobiklerin.

cevapla


Kaos GL Dergi 102


Sanat Atölyesi


İnsan Hakları Eğitimi




Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Tatile Davet!


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim