Kaos GL Dergi 103




Kullanıcı girişi


Dergi Satış Noktaları


Haftanın Şugarı

"İnsan hakları meselesi kolay hallolur diye düşünüyorsanız ben de size 'Önce eşcinsellerin problemlerini halletmeliyiz. Hani şu yoklarmış gibi saydıklarımızın' derim. Bana göre asıl bölücü olan eşcinselleri saymayanlar. Bunun başörtüsünden ne farkı var ki! Başörtülüler üniversiteye giremiyor. Eşcinseller ise hiçbir yere. İş bulamıyorlar, onlara yaratık gözüyle bakılıyor, arkadaşlık etmek bile ayıp karşılanıyor"

  • 2 sene öncesinin Hormonlu Domates sahibi Hülya Avşar günah çıkartıyor.

Diğer Şugarlar



Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kaos GL Kitaplığı


İşçi Ağı


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Kadın Kadına Öykü


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Etyen'i anlamak

Kürşad Kahramanoğlu

Etyen Mahçupyan’ı pek tanıdığımı söyleyemem. Yazılarını okumanın ötesinde, Ali Bayramoğlu’nun ancak 9 ay işletebildiği Gaudi Tapas Bar’da kutlanan bir yaş gününde tanışmış, fakat fazla bir sohbet edebilme imkânımız olmamıştı. Son zamanlarda agresif, haksız, birçok insanı üzen yazılar yazıyor. Hedefinde sadece solcular yok, bu haksız saldırganlıktan kadınlar da nasiplerini alıyor. Kürşad Kahramanoğlu’nun kaleminden.

KAOS GL, 27/08/2008

Kürşad Kahramanoğlu - İstanbul

Son olarak köşesinde BirGün’ü hedef alan, Hrant’ın adını da kullanarak o talihsiz yazıyı okuyunca, daha sonra da “BirGün Okurları” sitesindeki kendisine yükseltilen itirazları da takip edince, ‘bu konuyu bir düşünmek lazım’ dedim.

Etyen Mahçupyan’ın sorunu, sahip olduğu sınıf bilinci. Ait olduğu veya olmak istediği burjuvazinin (İngiltere için orta sınıf diye de okuyabilirsiniz), günümüzdeki işe yarar demokrasi, insan hakları gibi moda değerleri savunuyormuş gibi yaparak iktidara yakınlaşıyor. Ne yazık ki bunu yaparken de sola, feministlere, emekçilere saldırması gerektiğini düşünüyor. Bu burjuva bilinci, etik tuzaklarla doludur: Ermeni hakları müdafaası yapacağım diye, kadına şiddeti mazur gösteren bir konuma düşünce, kendisine yapılan dost uyarılara karşı bile saldırganlaştı. Örneğin; Yıldırım Türker’in Radikal’de yazdığı köşesinde bu konudaki ölçülü makalesine verdiği cevap, agresifliğin ötesinde, bütün terbiye kurallarını hiçe sayan bir şeydi!

İş burada kalsaydı, ben de herkes gibi ibretle seyrederdim. Ama Etyen’in, 22 Ağustos’taki köşesinden BirGün’e karşı, hem de Hrant’ın adını kullanarak yaptığı saldırı, inanılır gibi değil. Hrant, Anadolu’nun çıkardığı özü sözü bir, terbiyesini bozmayan, burjuva özentisi olmayan, kadın düşmanlığı yapmayan, demokrasi ve insan haklarına yürekten inanmış bir emekçiydi. Bu yüzden ölüm haberi üzerine yüz binlercemiz, “hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz“ diye haykırdık. Bu yüzden Türkiye’nin başka gazetelerinde değil de, BirGün’de yazıyordu. Etyen’in, Hrant’ın saygın ve çok sevilen kişiliğinden kendisine pay çıkarması ayıp. Hrant ve Etyen aynı cemaatin insanı olabilirler ama ayrı sınıflardan Kaldı ki, bu topraklar üzerinde yaşayan Ermeniler, dini aidiyetleri bakımından Gregoryen ve Katolik diye ikiye ayrılırlar. Katolik Ermeniler sayıca daha ufak bir azınlık olmalarına rağmen, kendilerini Gregoryen’lere nazaran daha üstün, daha burjuva görürler ve birçoğu, Gregoryen Ermeni’lere yukardan bakar. Evet, tahmin ettiğiniz gibi Etyen, Katolik Ermeni’dir. Hrant ise, Gregoryen bir Ermeni’ydi! Yani yine hiyerarşi, yine bir kendini beğenmişlik; bu sefer de mezhep hiyerarşisi! Hrant Dink bir işçi sınıfı, bir halk kahramanıydı, enternasyonalistti; Etyen Mahçupyan ise, olsa olsa bir dahaki seçimlerde AKP adayı olacak!

İktidarın, Etyen ve bilumum Taraf kadrosunu destekleme nedenini de, burada aramak lazım. AKP, Taraf entelektüelleri ile kelini kapıyor.

Gazetedeki arkadaşlardan ve birkaç yazışmadan BirGün’ün, Etyen’i, yazısındaki doğru olmayan unsurlar yüzünden mahkemeye vermeyi düşündüğünü duydum. Buna katılmıyorum, umarım gazete bu yola gitmez. Ne kadar çamur atsa, ne kadar agresif olsa da, bizlere ülkedeki azınlıklardan herhangi birinden çıkmış bir gazeteciyi mahkemeye vermek yakışmaz. O azınlıklara sahip çıkmak, haksız bir saldırganlık söz konusu ise bile, bu ülkenin azınlıklarına kol kanat germek, solun sorumluluğudur. Siz bakmayın o Taraf Gazetesi’ndeki solcu, eski solcu, demokrat, sosyal demokrat, liberal geçinen demokrasi ve insan hakları havarilerine, dünyanın hiçbir yerinde ve hiçbir döneminde demokrasi, insan hakları ve onurunu AKP gibi partiler, ülkelerine getirmediler. Sol ve sağ kavramları siyasi literatüre girdiğinden beri sol değişim, yenilik, insan onur ve haysiyetinin yanında, sağ ise tutuculuk ve mezalimin tarafında oldu.

Siz bakmayın Taraf’tan devamlı BirGün saldırganlığı geldiğine; o saldırganlığın arkasında, biraz da yapmaya çalıştıklarını söyledikleri şeyden kuşkulanma var. Onlar bilmiyorlar mı, bu ülkenin en önemli sorunlarının başında, “yapanın yanına kâr kalma” var. Onlar AKP kapanma davasından kurtulduktan sonra, tarihi bir uyuşma içine girip Ergenekon’dan bir şey çıkmayabileceğinden korkmuyorlar mı sanıyorsunuz? ABD’nin Büyük Ortadoğu planını duymadılar mı, oradaki Türkiye’ye biçilmiş rolün ne olduğunu anlamadılar mı sanıyorsunuz? Bu ABD’nin, Türkiye’ye layık gördüğü “Ilımlı İslam” kod adı altındaki demokrasi, insan hakları ve hukuk devletinin, ikinci sınıf bir demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti olduğunu anlamadılar mı zannediyorsunuz? Taraf tayfasının, “Demokrasi, insan hakları ve hukuk devletinin ikinci sınıfının olmayacağını, bu konseptler varsa vardır, birazı eksikse bile yokturlar” ı anlamayacak kadar cahil mi olduğunu sanıyorsunuz? Dürüst insanlar için iktidar yaltakçılığı yapmak, her zaman sorunludur.

AKP ile demokrasiye, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne ulaşmak isterseniz, kendinizi kadına şiddeti meşru gösteren insan hakları savunucusu durumunda bulursunuz! Bunu yapan bizzat kendiniz değilse bile, susarak onun bu suçunu paylaşırsınız.

Bizlere, doğruları korkmadan yazmak ve söylemek düşer. Bugün demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan haklarını destekliyoruz diye AKP ile yatağa girenler, sola saldıranlar, emekçi düşmanlığı yapanlar, misojenistler çok yüzsüz değiller ise, kısa zamanda başlarını utançla önlerine eğecekler!

Kaynak: Birgün, 27 Ağustos 2008

kursadkahramanoglu@birgun.net

yeni yorum ekle

kapitalizmin tek iktidar bütünlü burjuvazi haliii
Submitted by Anonim on Cumartesi, 30 Ağustos, 2008 - 20:32

Buna şaşırmayın , sistem tek başına iktidar olduğunda ve daha büyük bir sermaya sınıfı (AB-ABD) ile birleşme gayretinde olduğunda yani güçlü olduğunda, kitlelerin haklı şikayetlerine yalancı çözümler üretip birde onların %40 lara varan desteğini aldığında davranacağı gibi davranıyorlar.Sahte demokrasi palavraları, sahte pembe tablolar, sahte istikrar rakamları çıkarıp kendileri için iyi olucak ama milyonlar için açlık yoksulluk anlamına gelecek uygulamarı hayatımıza sokarken davranacağı şekilde davranıyor, sistemin ideologlarıda kendi saflarında yerlerini alıyorlar dağol olarak. Reformizmin kaypak tabanının ne olduğunu etem bey çok iyi anlatıyor, devrimci değerlerinde ne olduğunu canımız Hrant'ın hayatı bize ispatlıyor, safımızı belli etmeliyiz, devrimci değerlere sarılıp mücadeleyi sürdürmeliyiz bu yüzden devrimci eşcinsellerin örgütlendiği bir ağ ile işe başlamak hiç fena olmazz

cevapla


Irandaki Solcular
Submitted by Anonim on Perşembe, 28 Ağustos, 2008 - 19:29

Türkiye'de resmen tek parti dinci faşizmi başladı ve bunda en büyük paya sahip olanlar ise kendilerine liberal solcu diyen bu ucube, kişisel nefretleri ve intikam hisleri uğruna Türkiye'yi tek parti faşizmine götürenlerle işbirliği yapan insanlar oldu. O kadar hırs ve nefret dolular ki bu uğurda kendi eleştirdiklerinin on binlerce belki de milyonlarca katı daha fazla mağdur yarattıkları umurlarında bile değil. Öncelikleri geçmiş rakipleri ile hesaplaşmak. Bu arada Türkiye daha önce eşine rastlanmayacak şekilde bir polis devletine dönüşmüş, eskiden 2. şubede falan gizli atılar dayak sokaklara, meydanlara taşmış, iktidardaki ultra-muhafazakar parti devletin her kademesini işgal etmiş, muhalif medyayı tamamen pasifize etmiş, insanlara korku salmış ama bunlara tek bir satır bile ayırmaya tenezzül etmiyorlar. Amerikanın Ilımlı İslam projesinin bu kalamşörleri utanmadan bir de kendilerine solcu, liberal falan demeye de devam ediyorlar. Türkiye tarihinde hiç bu kadar karanlık ellere teslim olmamıştı.

cevapla


liberal aymazlık almış
Submitted by Anonim on Çarşamba, 27 Ağustos, 2008 - 20:02

liberal aymazlık almış başını gidiyor, bence bunlar aydınlık geleceğin karanlık düşmanları, umarım eşcinsel hareket bunların peşine takılmaz, ama eşcinsellik siyasi bi duruş olmadığı için tüm eşcinsellerin benim gibi sosyalist olmasınıda beklemeyeceğim. ama şu bi gerçekki eşcinselleri recm eden bir sistemin fanatiklerini, onların formalarını, özgürlük diye bizlere marksistlere, kemalistlere, sosyalist kürtlere, eşcinsellere, alevilere, yutturmaya çalışanlara hayır diyelim. insanların 400 milyona köpek gibi çalıştırıldığı bi ülkede yaşadığım için utanıyorum. YAŞASIN DEVRİM BİRGÜN MUTLAKA,İNADINA GEY İNADINA SOSYALİSTİM

cevapla


Anket - Dergi&Web



Sağlık Çalışanları Anketi


KKM - Kasım 08




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


LGBT Ünlüler


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Kampüs Ağı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Dernek Tüzüğü


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim