Kaos GL Dergi 103




Kullanıcı girişi


Dergi Satış Noktaları


Haftanın Şugarı

"İnsan hakları meselesi kolay hallolur diye düşünüyorsanız ben de size 'Önce eşcinsellerin problemlerini halletmeliyiz. Hani şu yoklarmış gibi saydıklarımızın' derim. Bana göre asıl bölücü olan eşcinselleri saymayanlar. Bunun başörtüsünden ne farkı var ki! Başörtülüler üniversiteye giremiyor. Eşcinseller ise hiçbir yere. İş bulamıyorlar, onlara yaratık gözüyle bakılıyor, arkadaşlık etmek bile ayıp karşılanıyor"

  • 2 sene öncesinin Hormonlu Domates sahibi Hülya Avşar günah çıkartıyor.

Diğer Şugarlar



Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kaos GL Kitaplığı


İşçi Ağı


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Kadın Kadına Öykü


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Eşcinsel işçiler içeri, homofobi dışarı!

Ali Erol | Tanıklıklar

Çalışma Hayatı alanı, yeni yayın döneminde de kaosgl.org’un düzenli bölümlerinden biri olacak. Her ayın birinci ve üçüncü haftaları Cuma günleri bu bölümde haber, röportaj, tanıklıklar ve çalışma hayatında LGBT’leri ilgilendirdiğini düşündüğümüz gelişmeleri kaosgl.org’da sizlere ileteceğiz.

KAOS GL – 05/09/2008

Ali Erol

Çalışma hayatında eşcinsel çalışanlar hangi sıkıntıları yaşıyorlar? Eşcinsel varoluşlarını rahatça ifade edebiliyorlar mı? Açılma veya anlaşılma durumlarında hangi davranış ve uygulamalarla karşı karşıya geliyorlar?

İlker ve Yasin, kendi çalışma deneyimlerini ve iş yerlerinde yaşadıklarını kaosgl.org için anlattılar.

İlker (30, Ankara): Bilgi İşlem Danışmanı

“Prensipleriniz mi yoksa ekmeğiniz mi?”

“Çalışma hayatı, Türkiye’de herkes için çok çetindir. Bazen hayatta kalmak için çalıştığınızı ve bu yüzden de modern bir köle olduğunu düşünürsünüz. LGBTT üyeleri ise hetero egemenliğinde kurulmuş çalışma hayatı kurallarına kendi öz prensiplerinden ödün vererek uymak zorundadır. Bu seks emekçisi olsanız da, özel şirkette yönetici olsanız da böyledir. İşte tam bu nokta da karar vermek zorunda kalırsınız. Prensipleriniz mi yoksa ekmeğiniz mi?”

“Kendileri gibi erkek olduğumu ispatlamaya zorlandım”

“Ben bilgi işlem uzmanıyım. Bundan önce ki işyerimde çok ağır sözlü taciz ve şiddete uğradım. Bu şiddetin başlangıcı İstanbul’a tayin olmamla başladı. Şirket maaşıma zam yapmış, ev kirama kadar birçok olanaklar sunmuştu. Çalışmaya başladığımda korkunç derecede yalakalar toplumu içindeydim ve bir de yalanan tanrımız vardı ve ona her gün günaydınla başlayan ibadetler ediyorduk. Bana verdiği görevlerden biri arkadaşıma bakıp küfretmemdi. Örneğin a.k. gibi… Erkekler birbirlerine küfrederek konuşurlar. (Güç gösterisi işte senin pipin varsa benim de var demek için.) Hiçbir zaman yapmadım tabii ki bunu. Sadece bu baskı 3-4 hafta kadar sürdü. En sonunda bıktı. Bunu bana söyletmek istemesinin en temel nedeni ise onun standartlarında bir erkek gibi davranmamamdı. Bu şekilde bana erkek olmayı öğretecekti.”

“Şemsiyemin rengi bile sorun oldu!”

“Yine bir olay daha; İstanbul’da yağmurda ıslanmayayım diye sokaktan aldığım şeffaf, rengi olmayan ve sapı beyaz bir şemsiye vardı. Bir gün onunla işe gittim. Her haltımızı incelediği gibi şemsiyeme de anlayacağınız kafayı taktı. Kahkahalar atarak sapık gibi gülmeye başladı. Sonra da bir yerlerden şirketin özel yaptırdığı bir şemsiye buldu (aynı dede şemsiyesi gibi bastonlu filan) onu bana verdi. Yolundan günahkârı çevirmiş bir peygamber kadar sevinçliydi. Hiçbir zaman onu gereğinden fazla pohpohlamadım. Saygısızlık da yapmadım. Bir gün aptalca incir çekirdeğini doldurmayacak bir hatayı üzerime yıktı. Asla haksızlığı kabul etmedim ve istifamı verdim.”

“Yeni iş yerimde sadece yaptığım işe bakıyorlar”

“Şimdi çalıştığım iş yeri yöneticileri cinsiyet ayrımcılığı yapmayan ve sadece yaptığınız işe bakan insanlar. Arada sırada bazı garip duyumlar alıyorum. Örneğin bir iş arkadaşım üst yöneticilerimden ikisinin kendi aralarında benim hakkımda konuşarak gülüştüklerini duymuş. Ve bana “biraz dikkatli olun” dedi. O gün başta biraz ürktüm ama çok da hoşuma gitmişti. Onlarda her şeyin farkında ama iş yerinde önemi olmadığını anlamıştım. İş yerimizde kimse kimseye cinsel kimliğini saygısızca sormaz. Zaten cinsiyetsiz bir iş ortamından yana da değilim. Cinsiyetlerin ve cinsel kimliklerin tanındığı bir iş ortamından yanayım. Bir eşcinselim ve eşcinsellerin heteroseksüellerden daha güçlü ve daha yaratıcı olduklarını düşünenlerdenim.”

Yasin (25, Adana): Finansman uzmanı ve Yönetici Asistanı

“İki kimlik bana fazla; birisi olmalıyım…”

“Bugün yapmamam gereken bir şeyi yaptım. Çalıştığım şirkette şefim olan bayana söyledim gey olduğumu. Bir anda can sıkıntısından ya da patavatsızlığımdan ötürü söylemedim elbette.”

“Ruhum daralıyor artık, ne yediğim yemekten tat alıyorum, ne üstüme boca ettiğim parfümlerin kokusunu duyuyorum, saçlarımı kim bilir bu kaçıncı kazıtışım. Kirpiklerim göz kapaklarıma fazla gelir oldu artık. İki kimlik bana fazla. Birisi olmalıyım, gizli de yaşamak istemiyorum ama mecburum ya da mecbur hissediyorum. Kelimelerimi toparlayamıyorum; ama eğer hepimiz aynı kaderle gelmişsek konu zaten anlaşılmıştır.”

“Personelim ama evladı gibi dinlemeye hazır olduğunu söyledi”

“İşimdeki performansım da düşüyordu kendimle savaşıma mağlup. Bu satışlardan anlaşılıyordu zaten, birkaç kez uyarıcı tarzda bir sohbet gerçekleştirdi benimle. Beni evladı gibi seven bir kadından bahsediyorum. Sebepsiz, ortada hiçbir şey yokken toplantı salonunda, eğitimde vs.. Bir anda hıçkırıklara boğulmamın sebebini merak ediyor, yardım etmek istiyordu bana. Bunu hissetmiştim. Ona ne olursa olsun güvenmem gerektiğini, beni personelinden ziyade evladı olarak dinleyeceğini söyledi. Bir kaç kez yaptı bu konuşmayı; ama en son intihar girişimimde de başarılı olamayınca, onunla konuşmaya karar verdim.”

“Yine berbat bir gündü benim için. Nefret ederek başladığım günü, nefret ederek bitiriyordum. İnternette tanıdığım sanal seks düşkünleri, beni karısı ya da kocası gibi görmek isteyenlerin hâlâ yaşıyor ve ben yasadıkça hayatımda olacağını bilerek güne başlamak benim için başlı başına bir kaos sebebiydi zaten.”

“Öğle yemeği için çok güzel bir kafeye götürdü beni. Adanalı olanlar REAL’deki kafelerin güzelliğini bilirler. Yemeklerimizi söyledik; ben çok bitkin bir haldeydim. İntihardan kurtulmuş ama bitkindim. O, kocaman tabaktaki salatasından yemeye başladı, ben sadece çatalla tabağımı karıştırdım. Onunla konuşmayı ben seçtiğim için, konuya kendisi girmedi. Sadece sabırla bekledi konuya başlamamı. Bir kaç kez başlayacak gibi oldum, tıkandım. O da dikkatini bana vermiyordu, çekinmeyeyim diye. Salatasını yemeye devam ediyordu. Sonra bir anda ağlamaya başladım yine…”

“Ben eşcinselim!”

“Çatalını bıraktı… Peçeteyi aldı… Ağzını sildi…. Ben bir anda söyledim; “Ben eşcinselim!” Sonra ağlarken sesi biraz daha fazla çıkar ya insanın, o mekanda yemek yiyen herkes benim eşcinsel olduğumu öğrendi. En yakın iş arkadaşlarım ve rakip firmadan kavgalı olduğumuz Samet bile!”

“Sonra yemeği bıraktık, koluma girdi ve dışarıya çıktık. Bir yandan peçete veriyor, bir yandan da dinliyordu. Anlayamıyorum ama anlamaya çalışıyorum dedi. Ona en başından anlattım hikâyemi. O da ağladı, etkilendi çok fazla.”

“Ertesi gün hiçbir şey aynı değildi”

“Belki de ben etkilendi sandım! Çünkü ertesi gün hiçbir şey aynı değildi. Benimle konuşmuyor, bazen bana daha önce hiç bakmadığı kadar çatık kaşla bakıyordu, şirket içinde bir arkadaşımla konuşamaz olmuştum. Öyle ki tedirgindim. Bakışları, bir anda yükselen ses tonu, imalı tavırları, bana hem anlamsız geliyordu hem de tedirgin oluyordum. Buna sadece ay sonuna kadar dayanabildim. Bir anda askerlik şubesine gittim, tecilimi bozdurup askere gidecektim. Tecilimi bozdurdum, bir de erken gitmek için dilekçe gönderdim Ankara’ya. Bir hafta sonra şubeden aradılar. Antalya’da kışlaya teslim olmam gerektiğini söylediler. Hayatımda hiçbir şeye bu kadar şaşırmadım herhalde, hemen evi aradım, ablama söyledim annem ve babama alıştırarak söylemesini; ablam bayıldı…”

“Bir eşcinseldim ve benimle çalışmak istemiyordu”

“Sonra şefimi aradım, onunla konuşmak istediğimi söyledim. Görüşmesinin olduğunu ve akşam konuşabileceğimizi söyledi; nerede olduğunu söyledim ve yanına gittim. Görüşmeye girecekti, konuşmamız lazım dedim. Sert tepki vermiştim, dinlemek zorunda hissetti sanırım. Ona bu tavırların sebebini sordum. Saçma sapan şeyler söyledi. Ama demek istediği şey belliydi ve ben bunu biliyordum. Bir eşcinseldim ve benimle çalışmak istemiyordu. Ona söylediğim için kendimi hiçbir zaman affetmeyeceğimi ve onu da hiç affetmeyeceğimi söyledim. Bir gün hayatınızdaki en yakın kişinin eşcinsel olduğunu öğrenirseniz belki beni anlarsınız ama o zaman da onu affetmeyeceğimi, benim gururumu kırdığını söyledim. Sonra askerlik olayını söyledim. Pazartesiye kadar çıkış işlemlerini yapmamız gerekiyor dedim. Şaşırdı, daha fazla konuşmak istedi ama onunla konuşmak istemedim. Şirketin insan kaynakları departmanını aramış, akşama evrakları göndermişler. İmzalamam gereken yerleri imzaladım gözüm kapalı. Tazminatımın bir haftaya kadar hesabıma yatacağı söyledi ve vedalaşıp ayrıldım şirketten. Arkadaşlarımın çoğu öğrenmişti bile eşcinsel olduğumu. Ama akşama benim için bir veda partisi yapmışlar şirketin toplantı salonunda. Güzel bir akşamdı ama kırgın bir şekilde ayrıldım çok sevdiğim işimden. Askerliğimi Kıbrıs’ta yaptım. Askerden geldikten sonra hatlarımı değiştirdim, başka sektörde bir iş buldum ve şu anda hâlâ devam ediyorum çalışmaya.”

“Eşcinselim ve mutluyum”

“Ben mutluyum. Kendimle barıştım artık. Ve inanamazsınız belki ama iyi ki geyim diyorum artık. Bu bana bir lütuf olsa gerek HAK’tan. Asıl önemlisi, şirketten bir arkadaşımı gördüğümde Perihan Hanım’ın beni dilinden düşürmediği, pişman olduğu ve bana ulaşmak için her yolu denediğiydi. Ama bunlar artık benim için önemsiz şeylerdi. Ben bir eşcinselim, geyim ve mutluyum! Ben bir okyanusum. Elindeki taşlarla suyumu bulandırmaya çalışanlara sesleniyorum; suyuma düşen her kum tanesi rengime bulanır!”

İş yerlerinizden bize yazın:

Çalışma hayatında ayrımcılığa karşı dayanışabilmek, homofobik tutum ve davranışlara karşı direniş pratikleri geliştirebilmek için deneyimlerimiz paylaşmaya devam edeceğiz. Her deneyim değerlidir ve her yaşanmışlık güzelliğiyle sıkıntısıyla bir başka işçi veya memur çalışan arkadaşımızın önünü açabilir. kaosgl@kaosgl.org adresine maillerinizi bekliyoruz.

yeni yorum ekle

kuzu...
Submitted by Anonim on Pazartesi, 8 Eylül, 2008 - 12:43

Hepimiz belirli zamanlarda, belirli güçlüklerle karşılaşıyoruz. Bu güçlükler çoğu zaman ayağımıza çelme taksa da yürümek, hatta herkesten önce varabilmek için KOŞMAK zorundayız. Yılgınlığa düşmemek akıl kârı değil. Ortada kalmak, arafta kalmak beter bir duygudur; ben bunu biliyorum. Ama yine de dediğin gibi sevgili Yasin; O BİR AN VAR YA...O kendi kendine; "İŞTE BEN BUYUM!" dediğin an, bunu gerçekten içinden gelerek, inanarak söylediğin zaman hayat o kadar da zor olmayacaktır artık. Ben biliyorum ki senin içindeki İman gücü, Allah korkusu, anlık heveslerin fikrine, zikrine hükmedebileceği endişesi, insanların patavatsızlıkları, canından çok sevdiğin ailenin bunu bilmemesi senin canını acıtıyor. Hatırlıyorum da yedinci sınıfta aynı sıralarda okuduğumuz zamanlarda hoşlandığım kız ile çıkmamı sağlamıştın. Aslı senin en yakın arkadaşındı. Sekizinci sınıfta da Aslıyla beraberdik; ve sen Söğüt ağacının altında ağlarken yanına dertleşmek için geldiğimde bana demiştin ki; ”İdris, ben bir şey hissediyorum;ama ne hissettiğimi bilmiyorum!” Bunu o zamandan hissedip, o zamandan bu zamana yalnız başına yaşamak, çok zor olsa gerek. Ama aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen bitmeyen, azalmayan tek şey senin sıcaklığın.. Biz hâlâ seninle dostuz. Ve Aslı ile çok mutluyuz.

Keşke endişeler olmasa da tüm eşcinseller sevdikleriyle, sevenleriyle paylaşabilseler sırlarını.. Sen bizim hayatımızdaki en önemli dostsun; ve özel!

Aslı bir erkek çocuğumuz olursa adını Yasin koyacağız diyor. Sünnetinde de tutmaya gelirsin artık:)

cevapla


İdris'im...
Submitted by Anonim on Salı, 9 Eylül, 2008 - 07:15

İşte bu çok güzel bir şey! Sana bu sitenin adresini aylar önce vermiştim. Ve kendi hikayemin burada yayınlandığını söylemememe rağmen burada karşılaşmak çok güzel seninle. Bana verdiğin önemi, bir kez daha görmüş oldum. Ve senin gibi bir dostum olduğu için hamdolsun diyorum. "Hamdolsun!"

Yasin

cevapla


tebrikler yasin..
Submitted by Anonim on Cumartesi, 6 Eylül, 2008 - 08:54

ne kadar güçlü olduğunu gösterdin, ne bekliolarsa insanlar.. yalan sölememizi onların istediği gibi olup egolarını tatmin etmemizi..kurallara sıkışıp kalmışlar, insandan anlamayan ama insan idare edenlerle dolu bu dünya.. sen hepsinden daha çok insan olduunu kanıtladın gerisi onların ayıbı.)

içindeki insan sewgisi hiç bitmesin:) jason:)

cevapla


Eda'ya..
Submitted by Anonim on Salı, 9 Eylül, 2008 - 16:17

Sen müthiş bir kızsın. Hatta tanıdığım en kurtlu kız sensin.. Bitmek bilmeyen enerjin bitmek bilmesin sevgili Eda :)

Yasin

cevapla


adanosa
Submitted by Anonim on Cumartesi, 6 Eylül, 2008 - 07:36

yasin seni öncedende tanıdımı sanıyordum ama yanılmışım. içinde kopan fırtınaların farkına varamadığım için seni tanıyamamış olduğumu şimdi farkettim.en az senin kadar cesaretli olmayı isterdim ama ben o cesareti gösteremiyorum. bunun nedeni de o sana tavır gösteren iş arkadaşının sana yaptıklarını bizi anlamak istemeyen herkezin yapacağını bilmemden di. benimde ağzımda dilimin ucunda cümleler. haykırmak istiyorum ben gey im ve bunu doyasıya kimseden saklamadan yaşamak istiyorum diye. ama olmuyor. sanırım senden fazla kaybedeceklerim var ve bunu göze alamıyorum. cesaret edip paylaşabilenleri (tabi seviyeli olduğu müddetce) kutluyorum.

cevapla


Merhaba
Submitted by Anonim on Cuma, 5 Eylül, 2008 - 21:42

Merhaba Yasin,

 

Her kelimesini okudum bence sen hayattaki en zor şeye sahipsin 'mutluluğa' hangi insan buna sahip ki 'kendinle barışıksın' hangi insan buna sahip ki? Bence sen çok şanslısın ne olduğun ne yaptığın önemli değil geysin ama adam gibi adamsın iyi ki seni tanımışım dostum iyi ki varsın..

Sevgiyle ve mutlu kal

cevapla


çok zor..
Submitted by Anonim on Cuma, 5 Eylül, 2008 - 21:27

Birçoğumuzun başına gelen olaylardan bir tanesi.. hayatın her alanında her yerinde karşımıza çıkan zorluklar.. Bütün bunların sonu ya intihar ya da ruhsal bozukluklar.. gözlerimden akan yaşlarla okudum bu yazıyı devam eden öğrenciliğimde yaşadığım buna benzer olaylar ve tıpkı benim de dayanamayıp başarız intihar denemem gibi.. Ama bütün bunlara karşı hayata tutunmak en güzeli sanırım.. Tıpkı senin yaptığın gibi Yasin..

cevapla


Diyorum ya işte,
Submitted by Anonim on Cumartesi, 6 Eylül, 2008 - 08:10

Diyorum ya işte, İYİKİ HAYAYYATIM, İYİ Kİ NEFES ALIYORUM, VE İYİ Kİ.. İYİ Kİ.. İYİ Kİ...

Hiç kimse, hiçbir şey kendisinden daha önemli ve değerli değil insanın. Bunu geç öğrendim; ama iyi ki de öğrendim!

cevapla


helal olsun kardeşime senin
Submitted by Anonim on Cuma, 5 Eylül, 2008 - 21:24

helal olsun kardeşime senin duyguların bu herkez bilsin bunu ne önemi varki içindeki seni kabullensin başka hiçbir şeyin önemi yok

cevapla


Yasin'e..
Submitted by Anonim on Cuma, 5 Eylül, 2008 - 16:34

Öncelikle bu hayat hikayesini icerleyerek okudum, bir escinsel olarak duygularini anlamam daha kolay oldu, cunku bu ve buna benzer olaylar her birimizin basindan geciyor. Onemli olan insanin dogru bildigi yolda ilerlemesi...

Yolun her daim acik olsun!

cevapla


Belkide hayatta bunlarla
Submitted by Anonim on Cuma, 5 Eylül, 2008 - 16:17

Belkide hayatta bunlarla karşılaşarak birşeylerin daha çok farkına varacağız.. Birbirimize destek olmak belkide tam bugunler için işte. yaşanılanlar okadar kolay olmasada bizler kadar güçlü olaylar değildirler.. Hani derler yha insanlar ağaçlara benzer dalları kırıldıkça olgunlaşırlar... Aynı şekilde... yERİ GELDiiğinde bazen olayların tam ortasında olup üzülmek ilerde bizze mutluluğun kapısını açabiliyor bazen.. Yasin yazını çok beğendim.. ve eminimki bundan sonra sana arkasını dönen herkes hayatın hangi alanında olursa olsun patronunla aynı şeyi yani pişmanlığı yaşicaklar... NEDEN çünkü sen bunları şuanda düşünüp söyleyebiliyorsan... Kendini biliyorsan ve bunları analiz edebiliyorsan... Korkulacak çekinilcek olan patronun ve onun gibi düşüncede olanlardır...

cevapla


Onlar mı?....
Submitted by Anonim on Cumartesi, 6 Eylül, 2008 - 08:20

İnan bana şimdi kendime kızıyorum,kızmaktan ziyade gülüyorum. Ne kadar safmışım da o sözler zoruma gitmiş. Erkekliğimi ispat etmek için okulu falan bi kenara bırakıp askere gitmişim.. Hay bu aptal ben!

Onlar mı?.... İnan bana hiç umrumda değiller! :)

cevapla


HEP YALANSIZ YAŞAMAYA KENDİNİ ADAYAN YASİNE
Submitted by Anonim on Cuma, 5 Eylül, 2008 - 16:01

Mutluluğu hissetmek her insan için bir ayrıcalık aslında ister saçma olsun ister mantıklı. Her insan ayrı bir değer . Yasinin değeride burdan belli Farklı olduğunu En büyük kazazncın samimiyetin ne kadar var olduğununda birer göstergesi. Bu yazıyı yazarken duygularımla değil tamamen fikren beyan etme niyetindeyim objektif olabilmek için. Kendine özel olarak verilmiş yaşamında sadece bir değer. Eleştirilemzsin çünkü özelsin ayrısın teksin herkes bir tane ama sen herkesten daha ayrı bir yerdesin ne kadar büyük özelliklere donatılmış olduğun kelimelerinden cümlelerinden hatta harflerine kadar belli yaşanmış bitmiştir buna ne yorum yapılırki önemli olan senin özelliğini görebilemek hep böyle kal hep mutlu kal çünkü yalnız değilsin seni özel olarak yaratan hep yanında.....

cevapla


slm
Submitted by Anonim on Cuma, 5 Eylül, 2008 - 15:50

sen iş yerinde o kadar kıskanan olmuştur ki ve eminim içlerine senden baskada gey vardır. biz ne siyahız ne de beyaz. gri tonda hayat bizim için. ama onlar buunu farkedemiyorlar. bilmiyorlar. ya siyah diyorlar yada beyaz yeni bir renge alışkın değiller. herseye inat grinin de bir renk olduğunu öğrenecekler. HAYATINDA hep mutlu olman dileğiyle.

cevapla


yasin e cevap
Submitted by Anonim on Cuma, 5 Eylül, 2008 - 15:47

yasin in yazısı muhteşemdi, bir gey in anatomisini çizmiş satırlarında ve türkiye gerçeğinde. Dilerim yazılarına devam eder.

slysunrise

cevapla


Teşekkür ederim
Submitted by Anonim on Cumartesi, 6 Eylül, 2008 - 08:23

Teşekkür ederim. Ben de devam etmek isterim elbette; umarım yine bu sayfada buluşuruz.. Her nefeste aşk olsun!

cevapla


YASINCIM ...
Submitted by Anonim on Salı, 9 Eylül, 2008 - 15:06

Senınle calısmaktan o kadar mutluyum kı! Umrumda bıle dııl escınsel yada farklı bıse olman. Iyıkı tanıdım senın gıbı bır karakterı. Cok duzgun bır kısılıgın olduguna ınanıyorum ben.bu yuzden senı taktır edıyorum. Sen benım hayatıma nese kattın yaa :) okadar hayat dolusun kı senın yanında olupta huzurlu olamamak mumkun dııl :)canım arkadasım benım.. Nesen eksılmesın...

cevapla


MESLEKTAŞIM,CANIM,CÂNÂNIM :)
Submitted by Anonim on Salı, 9 Eylül, 2008 - 16:44

İki hafta önceydi değil mi? Skeypte müşteri bilgilerini sormuştum sana,sonra da "OFF YETER NE SIKICI BİR İŞ ORTAMI BU!" dedikten sonra muhabbet etmeye başlamıştık. Artık sıkıcı gelmiyor yaptığım iş bana. Çünkü mesai saatim dolana kadar seninle muhabbet ediyor, şarkılarımızı paylaşıyoruz. Fıkralarım biraz belaltı evet; ama sen de alışmış olmalısın artık, fıkralarımı dostlarınla paylaşıyorsun, hatta abartıp patronların dedikodusunu bile yapıyoruz seninle. Az önce, yaklaşık yarım saat önce de dedim ya, İYİ Kİ BİLİYORSUN, İYİ Kİ SÖYLEDİM SANA.. Öyle huzurluyum ki... Ama itiraf et ben senden daha güzelim:))

Yasin

cevapla


Anket - Dergi&Web



Sağlık Çalışanları Anketi


KKM - Kasım 08




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


LGBT Ünlüler


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Kampüs Ağı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Dernek Tüzüğü


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim