Kaos GL Dergi 103




Kullanıcı girişi


Dergi Satış Noktaları


Haftanın Şugarı

"İnsan hakları meselesi kolay hallolur diye düşünüyorsanız ben de size 'Önce eşcinsellerin problemlerini halletmeliyiz. Hani şu yoklarmış gibi saydıklarımızın' derim. Bana göre asıl bölücü olan eşcinselleri saymayanlar. Bunun başörtüsünden ne farkı var ki! Başörtülüler üniversiteye giremiyor. Eşcinseller ise hiçbir yere. İş bulamıyorlar, onlara yaratık gözüyle bakılıyor, arkadaşlık etmek bile ayıp karşılanıyor"

  • 2 sene öncesinin Hormonlu Domates sahibi Hülya Avşar günah çıkartıyor.

Diğer Şugarlar



Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kaos GL Kitaplığı


İşçi Ağı


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Kadın Kadına Öykü


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



"Beden öğretmeniniz senin için homoseksüel diyormuş, doğru mu Yavuz?"

Ali Erol | Tanıklıklar

Okullar açıldı! Hepimizin geçtiği, bazılarımızın hâlâ içinde bulunduğu bir dönem. Kendimizi keşfettiğimiz, belki ilk heyecanları yasadığımız, belki de en büyük travmaları atlattığımız, belki de en çok homofobik zorbalığa maruz kaldığımız ortaöğretim dönemi…

KAOS GL- 09/09/2008

Ali Erol

“Eşcinsel olduğunuz bilindiği veya eşcinsel olduğunuz sanıldığı için herhangi bir baskı, uzaklaştırma, yurttan/okuldan atılma, tedaviye zorlamaya maruz kaldınız mı?”

“Okul döneminde öğretmeniz ve sınıf arkadaşlarınız tarafından homofobik fıkralar anlatılıp, homofobik şakalar yapılır mıydı? Siz ne hissederdiniz?”

“Eğitim hayatınız boyunca cinsel yöneliminizden dolayı bir ayrımcılığa uğradınız mı?”

“Eğitim sürecinin ilköğretim ve ortaöğretim dönemlerinden en çok hangisinde sorun yaşadınız? Bu sorunlar nelerdi?”

Okulların açılmasını vesile bilip tüm bu soruları eşcinsel öğrencilere yönelttik.

“Erkeklikleriyle kendilerine benzemeyen herkesi siliyorlardı”

Ankara’da okuyan, 24 yaşındaki Haktan Ural, ortaöğretim yıllarındaki kırılganlıklarını ve meşruiyeti öğretmenler tarafından bile sorgulanmayan erkek şiddetinin maço pratiklerini anlatıyor.

“Cinsel kimliğimle ilgili ilköğretim yıllarında doğrudan bir sorun yaşadığımı hissetmiyorum. O yıllarda dahi heteroseksüel hayatın normallerinden farklı da olsam, bu farklılığım -egemen dille konuşacak olursak– ‘süt’ olmak, ‘muhallebi çocuğu’ olmaktan öte bir homofobiyle karşılanmıyordu.”

“O yıllarımı geçirdiğim taşra illerinde cinselliğim büyükşehirden gelmiş orta sınıf bir memur çocuğunun kırılganlığı şeklinde algılanıyordu ve bu haliyle bir nebze beni gizliyordu. Lise yıllarımdaysa artık bunlar yeterli gelmemeye başladı. Sınıfımızda, en karikatürize haliyle maço bir erkek kültürünü kuran ve kendisine bir isim dahi takacak kadar örgütleşen 10-12 kişilik bir erkek çetesinin şiddetine doğrudan ve dolaylı olarak kronik bir şekilde maruz kaldığımı söyleyebilirim.”

“Öğretmenlerimizin bile karşısına almaktan sakındığı bu erkekliğin sınıfımızda ve hatta okulumuzda erkekliği pompaladığını ve sadece eşcinsel öğrencilerin değil, kadın öğrencilerin ve bu kalıba girmeyi reddeden heteroseksüel erkek öğrencilerin bile bu maşizmden nasibini aldığını düşünüyorum.”

“Erkekliğin bu en kaba halini kendi bedeninde tekrarlayamayan her erkek ve bununla birlikte yaşayamayan her kadın sınıfımızda kendisine başka bir alan yaratamadıkça siliniyordu. Ve bizler sayısal çoğunluğumuza rağmen güçsüzdük ve bu maskülen şiddetin meşruiyeti tartışma dışıydı.”

“Homofobik fıkralara uymak zorunda kalırdım ama üzülürdüm”

Seçtiği yoldan pişman olmadığını söyleyen Alp, 19 yaşında, “küçük bir yer”de yaşıyor ve okuyor.

“Öle bir şey Allah’ıma şükürler olsun başıma gelmedi gelseydi çok kötü duruma düşerdim burası küçük bir yer olduğu için.”

“Elbette hem okulda hem bulunduğum ortamlarda böyle şakalar konuşmalar geçerdi. Ben de onlara uymak zorunda kalırdım, hislerime gelince açıkçası pek hoşuma gitmezdi bu durum çünkü bizim haklarımıza bizim duygularımızla dalga geçmektir. Üzücü gelirdi, üzülürdüm.”

“Evet böyle bir şey lisede başıma geldi tabii ki sınıfta hep kızlarla takıldığım ve hareketlerimden anlaşıldığı gibi pek erkek arkadaşlarımla aram olmazdı. Samimi olarak kızlarla geçerdi vaktim.”

“Ortaöğretim benim için daha zordu çünkü kişiliğimi yeni tanıyordum; tercihlerim o yaşlarda kesinleşmişti, gerçek hayatla ortaöğretim yıllarında tanıştığım için ve ilk hoşlanmalar olduğu için zor dönem olmuştur benim için. Bir de ergenlik dönemleri artık yani neyin ne olduğunu anlıyorsunuz, o yaşlarda sorgulamıştım kendimi acaba bu yol doğru mu benim için diye, ben bu yolu tercih etmişim o yaşlarda. Pişman değilim...”

“Lisedeki homofobi benim için işkence gibiydi”

Homofobinin meşru olduğu lise döneminde kendilerini savunmak için olmadıkları gibi görünmek zorunda kaldığını söyleyen Muğla’dan Evren Güvensoy (18) özellikle beden eğitimi derslerinden ve sportif faaliyetlerden yakınıyor.

“Yurttan doğrudan bir uzaklaştırmaya maruz kalmasam da dış görünüşümden dolayı yurt içinde kısmen izolasyona maruz kaldım. Kendimi daha iyi yaşayabilmek için yurttan ayrıldım.

“Evet özellikle lise döneminde bunun acısını çok çektim. Üniversitede eşcinselliğim açık olmasına rağmen görmezden gelindiğim de oldu. Mesela bir gün kendimi güvende hissettiğim okul içindeki solcu bölgede bir sataşmaya karşı çıktığım için iki kişinin uzun süreli tepkisine hedef olmuştum.”

“Lise, gerek gettomdan çıkmış olmam gerekse kendimi tam olarak kabul etmiş olmam sebebiyle hayatımda büyük değişimlerin yaşandığı dönem oldu. Daha önce kendi çevremde yarı dokunulmaz gibi olmama sebep olan dini avantajlarım bu dönemde dezavantajlara dönüşmüştü. Homofobinin meşru olduğu bu ortamda kendimi devamlı bir şekilde farklı göstermek zorunda kaldım (gerek efemine tavırlar gerekse dini alışkanlıklar). Hele beden eğitimi dersleri ve sportif faaliyetler tam olarak içinden çıkılmaz bir işkenceydi benim için.”

“Eşcinselliğimi fark edenin sadece kendim olmadığını çabuk anladım”

İzmir’den lise öğrencisi Berkant, lisenin bitmesini dört gözle bekliyor.

“Toplum imajı öylesine bir olgu ki insanlar olgularının dışında bir şey keşfettiklerinde bunu kullanmak istiyorlar; okulda eşcinsel olduğumla ilgili konularda konuşmamayı tercih ediyorum. Eşcinsel olduğumu bilen arkadaşlarım var ve de öyle olduğumu düşünenler ve bu homofobik kitle zaman zaman baskı yapabiliyor.” “Okulda gerek öğretmenler, yöneticiler; gerek de öğrenciler homofobik şakalar yapabiliyorlar. En basitinden birini kırmak istediğinde 'ibne' kelimesini küfür gibi kullanabiliyorlar. Bunları duyduğumda tabi ki üzülüyorum çünkü insanlar özellikle de gençler o kadar bilgisiz ve cahil ki.”

“Cinsel yönelimimle ilgili sorunları en çok ilköğretimin son dönemlerinde yaşadım. Ben yavaş yavaş eşcinsel olduğumu fark ediyordum insanlar da bunu fark edip seni toplumdan uzaklaştırıyor ötekileştiriyordu. Lisede işlerin daha iyi olduğunu söyleyebilirim çünkü açık olduğum insanlar var ve eşcinsel arkadaşlarım olduğu için kendimi yalnız hissetmiyorum. Bu arada lisenin bitmesini dört gözle bekliyorum.”

“Mitoloji dersinde eşcinsellikle alay edip hocamın eşliğinde pis pis güldüler”

Van’dan Mersin’e Deniz Şapka, eşcinselliğini öğrenen okul arkadaşlarının kendisiyle ortak eve çıkmaktan vazgeçtiklerini anlatıyor.

“Henüz eşcinsel olduğum çoğu yerlerde özellikle Van’da bilinmiyor. Ama okuduğum yerde yani Mersin’de kendimi hiçbir şekilde saklamadım; bunu söylerken de ben eşcinselim diye haykırmadım. Ama birçok arkadaşım tarafından biliniyorum. Zaman zaman dışlandım yüzüme gülüp de arkamdan alay ettiklerine de şahit oldum. Ama ben çok açık bir örnek vermek istiyorum: Geçen yıl bahar döneminde iki arkadaşımla bu yıl için ev kiralamayı planladık. Ertesi gün arkadaşlarımdan biriyle internet kafeye gittik. O arada msn adresimi açtım ve arkadaşlarımla yazışıyordum. Bunlardan biri de İstanbul’daki travesti arkadaşım idi. Nasıl olduysa artık dalgınlığıma denk geldi, cam istedim ve o da açtı. O arada okuldan arkadaşım da yan masadan travesti arkadaşımı gördü. Yine okula gidiyordum, dersteydim ve arkadaşlarımın bana karşı çok soğuk olduğunu hissettim. Sonradan duydum ki eve çıkacağım arkadaşlarım benimle eve çıkmaktan vazgeçmişler. Çok üzüldüm bu duruma hatta arayıp kendimi anlatmak istedim ama telime bile cevap vermediler, verdiyseler de kaçamak cevaplarla kaçtılar.” “Evet, yapıldı, özellikle mitoloji ve sanat tarihi derslerinde söz Hyakinthos'tan açılınca eşcinsellik büyük alay konusu oldu. Hocamın eşliğinde pis pis gülüp alay ettiler. Tabii ki çok kötü hissettim ve gözyaşlarımı tutamadığım zamanlar da oldu. Kalkıp haykırmak istedim ama yapamadım çünkü okuldan olma korkusu vardı içimde.” “Ayrımcılığa uğradım; hem de çooooo...kkkkkk... En çok lise yıllarımda, artık bir takım şeylerin farkında olunca sorunlar yaşadım. Artık kendimi kabullenmiş ve dış görünüş olarak kadınsıydım.”

"Beden öğretmeniniz senin için homoseksüel diyormuş, doğru mu Yavuz?"

İzmir’den Yavuz Cingöz (24), lisedeki akranlarının sergilediği erkeklik kodlarını, onca alay ve küfrün ardından öğrendiğini, kötü bir yalancılığın karşılığında iyi bir oyuncu olduğunu hatırlıyor. “Ortaokulda beden öğretmenimizin benden hiç hoşlanmadığını anlayabiliyordum, zaten beden derslerine girmek istemememin üzerine bir de bu "komutandan öğretmen"e duyduğum korku eklenmişti, bana sürekli bağırıyor, azarlıyor hatta dövüyordu. Beden derslerinin olduğu gün korkuyla öğretmenin arabasını park ettiği yere bakar, gelmemiş olmasını dilerdim.”

“Bir gün ders çalışmak için evlerine gittiğim yakın arkadaşımın babası bana "beden öğretmeniniz senin için homoseksüel diyormuş, doğru mu Yavuz?" diye soruyor ve hemen ardından sınıftaki bütün erkek öğrencilerle benim eşcinselliğim ile ilgili bir toplantı yaptığını öğreniyorum. Ailemin ve ailelerin kulağına 13 yaşındaki "ben" ile ilgili tahmini ve özel bilgiler gidiyor. Ardından ben kahroluyorum, sürekli ağlıyorum, kendimi sorguluyorum. Muhabbetimin iyi olduğu bir arkadaşım "bana da sordu sence homoseksüel mi diye, ben Yavuz erkektir hocam, delikanlıdır dedim" diyerek beni sevindireceğini düşündüğü sözler sarf etmişti, o dönemime dair çok az şey hatırlarken bunlar birer yanık olarak zihnimde hâlâ.”

“Onlardan biri olmadığım anlaşılmasın diye o fıkralara ben de güldüm”

“Defalarca kez anlatıldı, hatta lise döneminde sosyalist olduğunu hep vurgulayan hocamız da geri kalmadı. Ben de bu fıkralara yapmacık da olsa, diğerleri kadar içten olmasa da güldüm, yoksa onlardan biri olmadığım anlaşılabilirdi.”

“Bazen dayanacak halim kalmıyordu, evet ibneyim diye bağırıyordum” “İlkokulda bir eşcinsel sanırım en fazla diğerlerinden "kibarlık" farkıyla önde olurdu, bir çok kişinin bu kelimeden, "kibar"dan hiç hoşlanmadığını da biliyorum, çünkü ev gezmelerinde ya da akraba ziyaretlerinde bu çocukta feminenlik var yerine "kibar" denirdi. Ama ortaokulda ergenlik çağının da etkisiyle erkeklik kodlarını diğer erkek çocuklara kıyasla çok daha az sahiplendiğim ortaya çıkmıştı, bu da benimle dalga geçilmesine, isim takılmasına, küfürlere maruz kalmama neden oldu, bazen dayanacak halim kalmıyordu, evet ibneyim diye bağırıyordum. Ama lise de artık o kodların ne olduğunu biliyordum, onları kullanmaya başladım, erkekliğin insanın içinden gelen bir davranış modeli olmadığını "öğrenilen, edinilen" bir kimlik olduğunu da kavramış oldum. Artık diğerlerinden ses tonuna kadar bütün farkları ortadan kaldırmıştım, rahatlamıştım ama bu ben değildim, iyi bir oyuncu ama kötü bir yalancıydım.”

kaosgl.org kampüslerden haberlerinizi bekliyor

Eğitim ve Kampüs alanı, yeni yayın döneminde de kaosgl.org’un düzenli bölümlerinden biri olacak. Her ayın ikinci ve dördüncü haftaları Salı günleri bu bölümde haber, röportaj, tanıklıklar ve eğitim hayatı ve kampüslerden LGBT’leri ilgilendirdiğini düşündüğümüz gelişmeleri kaosgl.org’da sizlere ileteceğiz.

Sizler de aynı şekilde okullarınızdan, kampüslerinizden doğrudan sizinle ilgili olmasa bile eğitim dünyasından karsılaştığınız her konuyu, her gelişmeyi kaosgl.org’da yayınlanması için bizlere iletebilirsiniz.

Nasıl olsa benden başka biri yazar demeyin!

Bu önemli mi ki, bunu kim okusun ki demeyin!

Bir iki paragraflık da olur, bir iki sayfalık da olur anlatılarınız, haberleriniz, yazılarınız. Her deneyim, her yaşanmışlık, her gelişmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. Birimizin haberi, yazısı, anlatısı başka şehirlerde, başka okullarda, başka kampüslerde diğer arkadaşlarımıza mutlaka ulaşacaktır.

kaosgl.org'da profesyonel yazarlar ve muhabirler bulunmuyor. Her şehirden, her kampüsten kaosgl.org için yazabilir, kampüs muhabiri olabilirsiniz. Bu konuda bize akıl verebilir, önerilerinizi, yapıp edebileceklerinizi kaosgl@kaosgl.org adresine yazarak paylaşabilirsiniz. Bekliyoruz!

yeni yorum ekle

BEN BEDEN DERSLERİNİ HİÇ SEVMEDİM!
Submitted by Anonim on Perşembe, 11 Eylül, 2008 - 23:07

BEN BEDEN DERSLERİNİ HİÇ SEVMEDİM!

Lise birinci sınıfta'ydım. Beden dersi için alt kata, kantinin olduğu yere inmiştik. Büyük bir odaydı. Herkes tahtadan oturakların üstüne çantasını koyup ayakta rahat rahat soyunuyordu. Bense herkesin çantasını koyduğu o tahtadan uzun oturakların üzerinde oturarak utana sıkıla, aman bir yerim görünecek diye çekine çekine giyinirdim. Nedense, orada kendimi rahat hissedemiyordum. Bu gerçekten çok zor bir durumdu benim için. Her o beden dersi benim için eziyetti. Tek o soyunma sebebinden dolayı beden dersinden soğumuştum o dönem. Tabii, soyunurken bu benim çekingenliğimden, içime kapanıklığımdan ve utana sıkıla soyunduğum için diğer "kendini daha erkek" sanan arkadaşlarım benim "erkekliğim"den şüphe ediyorlar, tam olarak ifade edemeseler de benim "acaba top mu olduğum" konusunda kafalarında soru olduklarını hareketleriyle, gülüşleriyle belli ediyorlardı. Şükür ki benim çok fazla resmiyetimden dolayı her aklına gelen şeyi dile getiremiyorlardı bana. Ama o karşıma geçip gülüşleri çok iğrençti. Nefret ediyorum. Ehh, okuduğum okulun da "meslek lisesi" olduğunu göz önünde bulundurursak, ne kadar vahim durumda tipler olduğunu artık sizler düşünün. Tabii ki iyi insanlar vardı ama genelde kollarında en azından bir "bilezik" olsun diye meslek lisesini tercih edenler ve "bir işe yaramayacak bu çocuk, en azından meslek lisesi'nde okusun" tipinden olduklarını da hesaba katarsak, durumun vahimliği daha da bir önem kazanıyor. Ne yazıkki!..

 

TEKİN SOYTÜRK

cevapla


aynı hikaye
Submitted by Anonim on Perşembe, 11 Eylül, 2008 - 16:57

Lise 3. sınıfta bölümümü değiştirdim ben. fen bölümünden matematik bölümüne geçtim. dolayısıyla son sınıfta hiç tanımadığım yeni insanlar vardı. içlerinden bir tanesinin yoğun esprilerine maruz kaldığımı hatırlıyorum. her teneffüste bir kaç yandaş da bularak kendine aklınca benimle eğleniyordu. bu lise'nin son senesine dair hiçbirşey hatırlamama neden oldu. sildim gitti o seneyi. şimdi oturup düşününce bana yaptığı esprileri altında çok farklı bir metin olduğunu farkediyorum. o kendi kendini tatmin ediyordu bu esprilerle, gerçekten yapmak istediği şeyleri söylüyordu. ama o zaman için bu sözler içime kapanmama neden oldu.

cevapla


sessiz kalmaya ve baskasi gibi davramaya zorlaniyoruz
Submitted by Anonim on Çarşamba, 10 Eylül, 2008 - 16:53

Yurtta kalsaydım sanırım uzaklaştırma alırdım, bildiğim birkaç eşcinsel arkadaşım bu gerekçe ile yurttan uyarı almışlardı. Bu uyarıdan sonra yurttan ayrılmak zorunda kaldılar.

Tüm eğitim sürecim boyunca homofobik fıkra ve şakalarla karşılaştım. Bu bende içselleştirilmiş homofobiye neden oldu diyebilirim. Eşcinsel olmanın dalga geçilesi, yanlış& sapkın olduğu düşüncesinin zihnimde yer etmesine, ileriki yıllarda da eşcinsel kimliğimi açıklayamama ve açıkladığımda herkesin bana güleceği endişesini yarattı.

Lise ikiye kadar eşcinsel kimliğimi gizlemek zorunda kaldım. Sonrasında okuldaki arkadaşlarıma söylediğimde bana ucube gibi davrandılar, okulumu hatta şehrimi değiştirdim bir sene içinde ve geldiğim şehirde lise son sınıftaydım, bir kişi haricinde kimseye söylemedim, söyleyemedim. Üniversitede ise eşcinsel bir arkadaşımın olması bana güç verdi, buna rağmen yaklaşık bir sene heteroseksüelmiş gibi davrandım çevreme karşı. Fakültede derslerde konu bir şekilde eşcinselliğe geldiğinde artık susmuyor konuşuyorum. Hocaların bıyık altı gülmelerine rağmen, arkadaşların beni göstererek gülüp konuşmalarına rağmen. Eşcinsellikle ilgili sunumlar yaptım. Bu sunumlardan sonra bir keresinde sokakta yürürken fakülteden bir erkek üzerime yürüyüp eşcinsellere ölüm diye bağırdı!

Ayrımcılık açık olduğunuzda çok daha artıyor, ama siz açık olduğunuzda daha güçlü oluyorsunuz, söylenen sözlere bir cevabınız oluyor ve eskisi kadar canınızı acıtamıyorlar.

Ortaöğretimde kendimi tanımlamaya başlamıştım ve hemcinsime olan ilgim anlaşıldığında ikiyüzlü kahkahalarla hayatımı kuşatmaya çalışan insanlara arkadaş demek zorunda kaldım. Okulda hiç bir zaman öğretmenlerime ve idareye ne şikayette bulunabildim ne de söyleyebildim ama eğer söyleseydim de sonuç değişmeyecekti.

Bence okul hayatında en büyük bizlere yaşatılan ayrımcılık türü sessiz kalmaya, başkası gibi davranmaya zorunlu bırakılmamız.

 

pelin/eskişehir

cevapla


ilkokuldan liseye
Submitted by Anonim on Pazar, 14 Eylül, 2008 - 00:37

ergenlik öneminin en çetin yıllarında bir kıza değil de erkeklere bakarak onların ne kadar yakışklı olduğunu içten içe hep düşünmüşümdür..hep onların arkadaşı olmak onların bana yakın davranmalarını istemişimdir. orta okulda çoğu zaman efemine tavırlar yüzünden rehber öğretmenleri tarafından sorguya çekilmişimdir. ama her defasında kaçamak cevaplar vererek gay olmadığımı vurgulayarak söylemiştim... ama kendimi kandırıyordum doğrular içimde olduğu halde haykıramıyordum ibneyim gayim ben diye...arkadaşlarım tarafından alay edilmek ise beni içten içe yıpratıyordu ...orta okulun son senesinde kendime söz verip lise de yeni bir sayfa açacağım demişitim hayatıma ama şimdi lise 4. sınıfa gidiyorum o yeni sayfayı gay olduğumu inkar ederek değil de gay olduğumu ibne olduğumu haykırarak açtım...şimdi mutluyum ve çoğu arkadaşım gay olduğumu biliyor ama ben dominik baskın bir yapıda olduğum için orta okuldaki gibi eziklenmiyorum... kro gurubuna bile tak başıma karşı gelebiliyorum... ayrıca tüm gaylerin bir yabancı dil bilmesini tavsiye ederim.. çünkü krolarla baş etme yolunda bir numaralı çözüm oluyor yabancı dil...özellikle rusça :D

cevapla


Anket - Dergi&Web



Sağlık Çalışanları Anketi


KKM - Kasım 08




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


LGBT Ünlüler


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Kampüs Ağı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Dernek Tüzüğü


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim