Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Faşizm, Holigan Maskesiyle Bursa’daydı

LGBT Hakları | LGBT Türkiye | Tanıklıklar

Bursa Gökkuşağı Derneği’nin düzenlemek istediği ama linç tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı eyleme Kaos GL adına katılan Emir Birant, o gün yaşananları anlatıyor.

KAOS GL

Emir Birant

Bursa Gökkuşağı Derneği’nin, Valiliğin Gökkuşağı Derneği’nin kapatılma talebine karşı düzenledikleri yürüyüşe katılmak için 6 Ağustos Pazar günü, İstanbul’dan Lambdaistanbul LGBTT Derneği ile Ankara’dan Pembe Hayat LGBT Derneği’nden gelen arkadaşlarla birlikte Bursa’daydık.

Yürüyüş öncesinde iki kez Emniyet Müdür Yardımcısı ve Vali Yardımcısıyla görüştük. Her görüşmemizde bizlere, yapılacak yürüyüşle ilgili ciddi bir kamuoyunun oluştuğunu, yürüyüş sırasında güvenliğimizin sağlanamayacağını söylediler. Bizler de bu yürüyüşün bir hafta öncesinde bildirildiğini, izin alındığını, linç çağrılarıyla ilgili olarak Valiliğin bilgilendirildiğini ve kendilerinden güvenliğin sağlanması talep edildiğini, tüm bunlara rağmen bu kadar kısa bir yürüyüş güzergahında bile güvenliğimizin sağlanamaması gerekçesini kabul etmeyeceğimizi ve yürüyüşün her şeye rağmen gerçekleştirileceğini söyledik.

Gökkuşağı Derneği’nin bürosu, Bursa’nın merkezinde Heykel mevkiinde, Tayyare Kültür Merkezi’nin karşısında bulunuyor. Binanın ön cephesi Bursa’nın ana caddelerinden Atatürk Caddesi’ne, arka cephesi ise kitabevlerinin ve kafelerin bulunduğu Narin Sokağı’na bakıyor. Binada TKP gibi siyasi partiler ve çeşitli sivil toplum örgütleri de yer alıyor.

Saat 14.00’te 65 kişi binadan çıkmaya çalıştık. Ancak polis barikatıyla karşılaştık. Yaklaşık 20 dakika polisle tartışıldı. Polis, yürüyüşün başlayacağı Setbaşı Mevkiinde 200–300 kişilik ciddi bir Bursaspor taraftar kitlesinin oluştuğunu, çeşitli yerlerde grupların olduğunu, toplamda 5000–6000 kişiden bahsettiklerini, yürüyüşe izin vermeyeceklerini, yürümeye kalktığımız takdirde Valilik kararıyla yürüyüşümüzün yasaklanacağını ve bizleri gözaltına alacaklarını söylediler. Bizler de bu yürüyüşün izinli olduğunu, ancak holiganların düzenlediği yürüyüşün izinsiz olduğunu, gözaltına alınacaksa bizlerin değil onların gözaltına alınması gerektiğini, ne pahasına olursa olsun yürüneceğini söyledik. Grup içerisindeki ruh hali, herkesin linç edilme tehlikesinin farkında olmasına rağmen inançlılığı, birbirlerine güç verişi takdiri hak ediyordu. Polis saat 15.00’e kadar beklememizi ve durumu tekrar değerlendirmemizi istedi. Bunun üzerine grup beklemek üzere Derneğin bürosuna geri döndü.

Bu sırada bina önüne gelen yaklaşık 150 kişilik bir grup sloganlar atmaya başladı. Bize yönelik “TROLARA ÖLÜM” çağrılarıyla başlayan sloganlar, binanın ön cephesinde yer alan TKP’ye yönelik sloganlara dönüştü. Ardından grup TKP’nin bürosunu taşlamaya başladı. Binanın arka tarafına gelen bir başka grup ise Gökkuşağı Derneği’nin bürosunu taş atmaya başladı. Bu sırada silah sesleri duyuldu. Polis aranarak binanın arkasında da güvenlik önlemi alınması gerektiğini bildirdi.

Tüm bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak, orada bulunan herkesin ortak kararıyla, çatışmanın ve şiddetin yaşanmaması için yürüyüşten vazgeçilerek, basın toplantısının basın mensuplarının derneğin bürosuna çağrılarak yapılması konusunda uzlaştık. Basın açıklamasından sonra polisle binanın nasıl boşaltılacağı konusunda görüşüldü.

Bursa dışından gelenlerin polis korumasında terminale bırakılacağı, Bursa’dan katılanların ise Bursaspor-Ankaragücü maçını bekleyecekleri, maçın başlamasıyla birlikte binadan polis korumasında ayrılacakları konusunda anlaşıldı.

16.00 sularında Ankara ve İstanbul’dan katılanlar olarak polis kordonu altında, tahsis edilen belediye otobüsüne geçtik. Önümüzde ve arkamızda birer polis otobüsünün eşliğinde hareket ettik. 50 metre kadar ileride otobüsün sağ tarafından taşlı, sopalı saldırı başladı. Saldırganlar otobüsü yaklaşık 100 metre kadar kovaladı. Bursa’nın tam merkezinde, Valilik binasının önünde yaşanılan bu durum, polisin toplanan grupları dağıtma konusunda ne kadar isteksiz davrandığının bir başka göstergesiydi. Polis korteji eşliğinde terminale vardık. Burada jandarma kontrolüne devrolunduk. 17.30 otobüsleri ile Ankara ve İstanbul’a geri döndük.

yeni yorum ekle

mücadeleye devam !
Submitted by hikayeci72 on Perşembe, 10 Ağustos, 2006 - 09:57

Bugüne kadar birçok eyleme katıldım ama şiddetle burun buruna ilk defa gelişimdi. Sokak eylemlerinde en fazla insanların şaşkın veya alaycı bakışlarıyla karşılaşmıştım. Tabii ki birçok arkadaşlarımız başka başka yer ve zamanlarda neredeyse hergün şiddetle burun buruna yaşıyorlar ama eminim ki bu öfkeli kalabalıkla onlar da yüzyüze gelmemiştir. Korktuk ama benim için en önemlisi o dayanışma ve kenetlenme duygusuydu. İnsana çok fazla güven veren bir şey.

Bir şeyi daha gözden kaçırmamak lazım; 2005'te Kaos GL, 2006'da Lambdaistanbul, Bursa Gökkuşağı ve Ankara'da Pembe Hayat dernekleşti. Kayıtlı örgüt sayısı bir anda 4'e ulaştı. Uzun zamandır, özellikle de son 6 aydır travesti ve transeksüel arkadaşlara sistematik şiddet uygulayan devlet ve gizli yardımcıları karşılarında örgütlü mücadele veren insanlarla yüzyüze gelmenin şokunu da yaşadı.

Şiddet, biz görünür oldukça daha fazla ve daha aleni olacaktır ama önemli olan birbirimize destek olup mücadele etmektir.

cevapla


TKP ve faşizm
Submitted by Birol on Çarşamba, 9 Ağustos, 2006 - 11:40

Emir'in yazdıkları şunu gösteriyor ki; linççiler yalnızca cinsiyet faşisti değil, saldırganların TKP'yi de hedef almış olmaları bu çapulsuzların politik faşist bir güruh olduğunun da ifadesi. Emir'e veya orada olan bir başka kişiye TKP'nin politik deşifrasyonu açısından bir soru yöneltmek istiyorum. TKP'nin o süreç içersinde saldırganlara yönelik fiili bir tutumu söz konusu oldu mu? Ayrıca Gökkuşağı Derneği üyeleriyle pozitif/negatif bir bağ kurdular mı? Bilindiği gibi, bu yaşananlar karşısında sessiz kalmak, bu faşistlerin yanında yer almak anlamı taşımaktadır. Faşizm ile mücadeleyi retoriğinin tam ortasına yerleştirmiş partilerden biri olan TKP'nin pratiğinde bu retorik ile ne kadar uyum içinde olduğunu bu olay özelinde öğrenmek istiyorum doğrusu.

cevapla


Kaos GL Dergi 102


Sanat Atölyesi


İnsan Hakları Eğitimi




Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Tatile Davet!


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim