Kaos GL Dergi 101




Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Gönüllü Aranıyor!


Muhabirimiz olur musun?


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Soru: “Bir Ayrımcılık Duyurusu!”

Soru-Cevap

“Herhangi bir iş yerinde çalışmanın kadın-erkek olmak ya da sosyalleşmekle bir ilgisi varsa bile kitapçılıktaki yeri çok şâibelidir. Bizleri bu konu(lar)da harekete geçmeye çağırıyorum. BU BİR AYRIMCILIKTIR.”

KAOS GL

Soru:

“Bir Ayrımcılık Duyurusu!”

İmge Kitabevi Kadıköy şubesi çalışan arıyor. Bunu haber aldığım arkadaşımdan (aynı zamanda genç bir kadın) koşulları öğrenmesini istediğimde şu yanıtı aldık: "Biz kadın çalışan arıyoruz". Arkadaşımın "Bu çok tuhaf" demesi üzerine "Bu şirket politikası" demişler. Çalışanların kadın-erkek oranını dengede tutmaya çalışıyorlarmış. Herhangi bir iş yerinde çalışmanın kadın-erkek olmak ya da sosyalleşmekle bir ilgisi varsa bile kitapçılıktaki yeri çok şâibelidir. Bizleri bu konu(lar)da harekete geçmeye çağırıyorum. BU BİR AYRIMCILIKTIR.

Deniz Y., 27 Ağustos 2006

 

Cevap:

Sevgili Deniz Y.,

Öncelikle ilgin için teşekkür ederim.

Aktardığın tanıklıktan hareketle düşüncelerimi paylaşmak isterim. Umarım yanlış sonuca varmam...

Bilindiği gibi çalışma hayatında eşitlik, kadın-erkek çalışanların eşitliği üzerinden tanımlanıyor. Söz konusu tanım ve kapsamın, kadın ya da erkek ama heteroseksüel olmayan çalışanlar için eşitlik sağlamadığı bir gerçek. Bu gerçekten hareketle, cinsiyet eşitliğine ek olarak çalışma hayatında cinsel yönelim ayrımcılığına karşı düzenlemeler bir ihtiyaç olarak ortaya çıkıyor.

Cinsiyet eşitliğine dönecek olursak, Türkiye’de yasaya rağmen işte eşitlik politikalarına ve uygulamalarına uyulmadığını, hatta "bu kadarı da fazla" denilebilecek örneklerin olduğunu biliyoruz. Türkiye’de eşitlik düzenlemesini öyle olması beklenir türünden bir tanımlama olarak adlandırmak mümkün. Bir başka deyişle işteki eşitsizliğin takibini çalışanın kendisi veya çalışanın haklarını savunan ilgili kurumlar yaptığında ancak resmi kurumlar devreye giriyor.

Batıda ise işte eşitliğe yasal olarak beklenilen bir durum olmanın ötesinde uyulması ve artik kadın-erkek oranının dengesinin eşitlik lehinde gözetilmesinin zorunluluğu üzerinden yaklaşılıyor.

Adı geçen kitabevinin, yasal bir takip olmadığı halde eşitliği sayısal olarak da tanımlamayı ve bunun dengesini gözetmeyi politikası haline getirdiği anlaşılıyor. Bunda, "çok tuhaf" bir yön bulmak zor olsa gerek...

Yukarda andığım sayısal eşitlik yaklaşımı, yasal eşitliğin sosyal eşitlik ve katılımı garanti etmediği durum ve koşullarda, kadınların sosyal, ekonomik ve politik katılımını sağlamak ve garantiye almak için şirketlere, partilere ve benzeri kurumlara şart koşuyor.

Elbette her şey sorgulanabilir. Ancak mevcut işleyişi tersinden üretmek durumunda kalmamak için şablonlara ve önkabullerimize dikkat etmemiz gerekebilir. "Kitapçılık" işinde de söz konusu dengeyi gözetmek neden "şaibeli" olsun ki? Kitapçılık işi ile kitap sevgisi veya kitap bilgisinin birbirini öngerektirmesini beklemek tam da kadın çalışanların pek çok çalışma alanında uğradıkları ayrımcılığa karşı bizleri savunmasız bırakacaktır.

Sonuç olarak, aktarılan tanıklıkta "AYRIMCILIK" olarak adlandırılan uygulamanın ne olduğunun net olmadığını söylemek mümkün. Bu durumda, bizlerin, neye karsı ve hangi araçlarla harekete geçmesi bekleniyor?

Ali Erol / Kaos GL

NOT: sevgili deniz, aklımın erdiğince yukarıda verdiğim "teknik" cevabın haricinde, "senin yerinde ben olsaydım" türünden bir not düşmek istiyorum...

İmge kitabevinin farklı şubelerini farklı kişi ve şirketler işletiyor olabilir. Bunu bilmiyorum ama Ankara merkez ve şube üzerinden bildiğim, bu kitabevini özel olarak ayrımcı ve/veya homofobik olarak adlandıracağımız bir tecrübeye sahip değiliz. (örneğin yıllar önce İstiklal Mephisto ile Kadıköy Mephisto arasında dağlar kadar fark vardı) tam tersine Kaos GL'ye fotokopi döneminde de sonraki dönemde de bir zorluk (dergi bırakma, afiş asma vs) çıkarmadılar diye hatırlıyorum. Belki bir "başvuru" bırakılabilir ve ilgili olunduğu anlatılabilir/di...

yeni yorum ekle



Sanat Atölyesi


İnsan Hakları Eğitimi




Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



Google Reklam


Kadın Kadına Öykü


LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Tatile Davet!


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim