Muhabirliğe davet


Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Kullanıcı girişi


Bülten


Muhabirimiz olur musun?


Gönüllü Aranıyor!


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Hukuk Hattı


Radyo Programı


Dernek Tüzüğü


Dernek Üyeliği


Reklam


Erk ile erkek

Erkek Erkeğe

Erkekliğin saldırganlıkla, meydan okumayla, savaşçılıkla, avcılıkla tıka basa doldurulmuş, hazzı kıyıcı zaferlerde bulan tanımını silmek; karşılığında kocaman, uğultulu bir boşluk bırakmak gerek

KAOS GL

Yıldırım Türker

Erkek üzerine yazmak zordur.

Erkek, sert bir kabuktur.

Esinlediği dil, kendine benzer. Kaslı, noktalaması esintisiz bir dil.

Erkle tartılan, erkle tanımlanan, serüveni erk peşinde bir varoluşun sıkılan bekçisi.

Sıkılmak, erkeğin kronik derdidir.

Erkeklik söylencesini erk kökünden kurtarıp onu düşgücünün tekinsiz kuytularına emanet etmek için yola çıkan, sıkça kendi kabuğuna toslar.

Söylenceden kopmak hiç kolay değildir. Çoğu, zamanla kabuğunu tanır, onu sevmeye, sevdirmeye çalışır.

Erkek, kabuğuyla tanımlanır.

Erkek, erkinin doruğundayken de sürüklendiğini hisseder. Bütün çatlakları sıvamış, kendi hayatından şöyle ya da böyle bir yükselme serüveni çıkarmıştır. İçin için uğuldadıkça, bastırmak için gürültü yapar. Sızıntı gürleşmesin. Suyunca çatlamasın erkeklik aynası. Hiçbir erkek, kendiliğinden erkek kalmaz. Erkeklik, sıkı sıkıya uyulması gereken bir akittir.

Emek ister. Kabuğa sığana dek.

Sonrası kolay. Kanat çırpmaya gerek kalmadı. Süzülerek varır hikâyesinin sonuna.

Erkek, önceden ve toptan teslim olmanın adıdır.

Erkek, buralı olmadığını bilir. Sakardır, sarsaktır, geç öğrenir.

Tutunmak için kendine ve dünyaya binlerce söz vermesi gerekmektedir.

Derin bir suçluluğa, işgal altındaki bir dünyaya doğar. Daracık gözerimi, meşruiyetinin sınırını belirler.

Yegâne meşruiyetin erk olduğunu bilir. Dünyalıymış gibi davrandıkça dünyayı incitir.

Dünyayı incittikçe varoluşunu meşrulaştırır.

Erkek, bir meşruiyet sorunsalıdır.

Erkek, zalim olmadan kendi olması imkansız, lanetli bir yaratıktır.

Daha küçücük bir adam tomurcuğuyken bildiği yasakların karşısında hırçın bir yasakçı. Erkeklik, hiçbir zaman ulaşamayacağı hayali bir zirve.

Kamaşma anlarında, korkunun burgaçlanarak bedene girdiği yerin, o büyülü kaldıraçın ucunda yapayalnız. Orada biraz soluklansa.

İnziva, erkeğe en çok yakışandır.

Kişinin dünyayı ve içinde kaybolmuş kendini dinlediği inziva hali, erkeğin kendi çıplağına dokunduğu yegâne uzaydır.

Kendini her gün tüketip yeniden kuran münzevi, bir gün erkle tartılmaktan istifa edecektir.

Meğerki erkle tartılmanın tüketici gerilimi, yerini şahane bir huzursuzluğa bıraksın. Erkek dilinin buyurgan imlâsı dışına taşamadığım için, taşaklarımda ince bir sızıyla erkeğe yine de suskunluğu biçiyorum.

Öte yandan münzevinin yepyeni bir dile duracağına inanıyorum. İtirafsız, yargısız, rekabetsiz, erkin her türünden soyunmuş bir dile.

Erkeğin, bir söylence olarak tükenip gitmemesi için dünyaya esrimeyle tutunması gerektiğine inanmak istiyorum. Gürültücü haylazla dünyanın efendisi arasında bir sarhoşluk anı olmalı. O anı bütün bir hayata yayabilir misin? Sana reddedilmiş erkekliğin küfrüyle saldıracaklar. Olsun. Bak, buradan görünen ufuk sonsuz.

Erkten soyunabilmenin, bir hiç olabilmenin yolunu nasıl döşemeli?

Erkek, erkeğe dokunabilmeli sözgelimi. Simgesel olarak da, gerçekten de. Erkek olmanın imkânlarını zenginleştirmek, erkini tehlikeye attığın oranda mümkün.

Erkek, erkeğin kapısında tanıyacak kendini. Birlikte korkarak, inzivanın kuytularında birlikte soluklanarak. Erkek arkadaşlığını, uçurum kenarına taşımak gerek. Erkekten korkmadığında erkek olmak da kıyıcılığından silkinir belki.

Erkeğin özgürlüğü, erkin her türünü sorgulayarak başlar. Erkin her türlü uygulamasından feragat edebildiği ölçüde özgürleşir, erkek.

Öyleyse; sinsilikten, ketumluktan, yalnızlıktan gerçek inzivaya.

Kontratlardan gayri meşru bir varoluşa.

Ebedi rekabetten dostluğa.

Kolay çatılmış akıldan Heves'in kuracağı tuzaklara.

Erkekliğin saldırganlıkla, meydan okumayla, savaşçılıkla, avcılıkla tıka basa doldurulmuş, hazzı kıyıcı zaferlerde bulan tanımını silmek; karşılığında kocaman, uğultulu bir boşluk bırakmak gerek.

Genet'nin siyahlar için sorduğu can alıcı soruyu erkek adına gasp ederek soralım haydi: "Erkek ne? Cinsiyeti ne bir kere?"

Kaynak: Toplum ve Bilim, Güz 2004

yeni yorum ekle

Acımasız bir yazı
Submitted by Stranger on Pazartesi, 5 Mart, 2007 - 23:49

Erkek tanımını tümüyle erk olgusu ile açıklamak ne kadar doğrudur? Kavramlar birbirine girmiş gibi geliyor. Böyle bir yazıyı kadın için de yazabiliriz. Böyle olduğunda ne olacak? Bir erkeğin kendini gey olarak tanımlaması onun erkeklik özelliklerinden arındırmasını mı gerektirir? Kaldı kı öyle geyler var ki kaç hetero ya nispet serttir ve şiddet yanlısıdır. Şimdi erkek erkeğin vücüdunu tanıyor diye şıddetten mi uzak olacak? Ya da gey olmak la birlikte yumuşak huylu barışçıl olmak mı gerek? Gey olmak insana bir şey kazandırmaz, kaybettirmezde. O kadar yüceltilecek, yada yerilecek bir şey değildir. Normaldir. Aynı hetero olmak gibi, lezbiyen olmak gibi. Gey olunduğundan heteroların düşmanı olmak hiç gerekmez. Gey olunca düşmanlar üretmeyeceksiniz, yada cinselliğinizi değiştirmeyeceksiniz. Bu nedenledir ki cinsiyetini değiştirmek isteyenler farklı bir adla anılırlar. Transeksuel.Ki transların bir kısmı ne kadar barışçıldır? Önce sakin bir şekilde kendi ruh haliyle kişilerin barışık olması gerek. Öyle erkeklik duygularından uzaklaşarak vs. ee ne olacak sonra? Erkek geylerde erkektir sonunda. Hem kaldıki erkeklik duygusundan arınmak oyle kolay değildir. Uzun ruhi tedavi ve fiziksel değişiklikler gerektirir. Hormon tedavisi, yada cinsiyet değişim operesyonları gibi.Hangi gey operesyona giderek, hormon tedavisi görerek erkekliklerinden arınmak ister. Gey erkek, gey kadın(lezbiyen). Tanımlar bunlardır. Geyler erkekliklerinden utanmamalıdırlar. Aksine sahip çıkmalıdırlar. Erkeklik her yerde gerek. Anadoluda geyler arasında bir söz var erkek adamın erkek sevgilisi olur diye. Doğrudur. Sanırım bu yazıda erkek kelimesi ile şovenşistlik bir arada değerlendirilmiş, birbirine girmiş. Gey katil olur. Gey banka soyguncusu, gey diktator, gey cellat, gey siyasetçi, her toplum kesimiminden gey olan vardır. Geylik öyle bir şey değiştirmez. Erkek vücudundan başka vücüda dokunmayan nice psikopat var? Sözün özü geyler yada hiçbir hetero erkek erkekliklerinden utanmaycaklardır. Aksine övüneceklerdir.

cevapla


ERKten kurtulmak
Submitted by Anonim on Çarşamba, 7 Mart, 2007 - 22:23

ben senin değerlendirdiğin gibi görmedim bu yazıyı stranger. yıldırım türker'in anlattığı şey erkeksi tavırlardan arınmak ya da belli bir kılıfa bürünmek değildi bana göre. beyninin kıvrımlarında iktidar ilişkilerini besleyen, onu yücelten değerleri barındıran, öyle bir dünyaya doğmuş bireyleriz biz. erkeklikten ya da kadınlıktan övünmeye inanmıyorum fakat burda bahsedilen şey cinsiyet temelli değil bence. bir kadın da isminin kökeninde erk'i barındırabilir kimse görmese de. önemli olan tahakkümü ortadan kaldırabilmek. yazarın erkekler üzerinden gitmesi erkekliğe yüklenen anlamlardan kaynaklanıyor belki de. erkekliğinden arınması diyorsak da erk'inden arınmaktır bana kalırsa.

 

cevapla


Kelimeler
Submitted by Stranger on Cuma, 9 Mart, 2007 - 05:57

Sorun aslında kelimelerden kaynaklanıyor. Sadece erk kelimesi ile örtüşen erkeklik tanımını eleştirmede erkeklik kelimesi üzerine gidilmesi acımasız geldi. Yazıda şovenizmi, şiddeti, baskı kurmayı yada hakimiyet altına almak gibi kimi olumsuz davranış şekilleri yada insan karakterlerini ele almak yerine doğrudan erkle erkekliğe gitmek konusunda problem var. Kelimeleri seçerken tümüyle bir cinsi suçlamak ne kadar doğru. İç huzuru bulmak, barışçıl olmak güzel şeyler ancak bunun yolu erkeklikten arınmaktan geçmez. Erkeklik duygusunun hümanist değerlerle barıştırılması gerekir ancak erkekliğin tümüyle iğdiş edilmesi gerekli midir? Yazarın neyi anlatmak istediğini kullandığı uslup tartışmalı kılıyor. Yazar erkek cinsiyeti ile özdeşleşen şövenizme mi karşıdır yoksa tümüyle erkeğe ait olana mı? Bu açık değil. Şimdi yazıdan alıntılarla konuyu açalım. Yazının başında yazar şöyle diyor; Esinlediği dil, kendine benzer. Kaslı, noktalaması esintisiz bir dil.

Erkle tartılan, erkle tanımlanan, serüveni erk peşinde bir varoluşun sıkılan bekçisi.

Sıkılmak, erkeğin kronik derdidir. (sonra) Erkek, buralı olmadığını bilir. Sakardır, sarsaktır, geç öğrenir. (devamla) Erkek, bir meşruiyet sorunsalıdır.

Erkek, zalim olmadan kendi olması imkansız, lanetli bir yaratıktır. (hele bu tümceleri nereye oturtalım. Nasıl anlam verelim?) İnziva, erkeğe en çok yakışandır. ..... Erkek, erkeğe dokunabilmeli sözgelimi. Simgesel olarak da, gerçekten de. Erkek olmanın imkânlarını zenginleştirmek, erkini tehlikeye attığın oranda mümkün.

Erkek, erkeğin kapısında tanıyacak kendini. Birlikte korkarak, inzivanın kuytularında birlikte soluklanarak. Erkek arkadaşlığını, uçurum kenarına taşımak gerek. Erkekten korkmadığında erkek olmak da kıyıcılığından silkinir belki. ..... Erkekliğin saldırganlıkla, meydan okumayla, savaşçılıkla, avcılıkla tıka basa doldurulmuş, hazzı kıyıcı zaferlerde bulan tanımını silmek; karşılığında kocaman, uğultulu bir boşluk bırakmak gerek. ........... Yukarıda tekrar alıntılar yaptım. Ancak yazıyı tümden inceleyincede bir zihin dağınıklığı var. Anlatmak istediği konuda bir hedefi genişletme, bir genelleme yaparak belirledği sorunu ortadan kaldırma var. Bu yazıyı yazarken klasik tanımlamalardan yola çıksaydı belkide bu kadar tartışılmayacaktı. Bu yazarın edebi kişiliğiyle ve uslubuyla alakalı ancak ele aldığı konu hassas. Bir erkek olarak bu yazıyı eleştirmedim. Sadece tanımlamaların ve kelimelerin doğru yerde kullanılması gerekliliği ve edebi uslup uğruna aşırı benzetmelerden kaçınılması gerektiği görüşündeyim.

cevapla




Duyuru Listesi

Duyuru listesine kaydolmak için email adresinizi girmeniz yeterli.



Kaos GL - 101


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Google Reklam


LGBT Ünlüler


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Dosya: AşK


Açılmak



Linkler



English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim