İnsan Hakları / Nefret Suçları

Yargı Eşcinsellere Yönelik Nefret Söylemini Teşvik Ediyor!

12 Mart 2013
Haber: Kaos GL
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaos GL Derneği’ne eğitim broşürü vesilesiyle saldıran Yeni Akit’in “Sapkınlar okullara sızıyor” başlıklı haberiyle ilgili yapılan suç duyurusuna takipsizlik kararı verdi.
 
Eşcinsellere yönelik “sapık” ve “dönme” söylemiyle hakaret suçu işlediği için Yargıtay’ın mahkûm ettiği “Vakit” gazetesinin devamı olan Yeni Akit’in Kaos GL Derneği’ne yönelik nefret yayını Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca “ifade özgürlüğü” olarak değerlendirildi.
 
Yeni Akit gazetesinde 23 Ekim 2012 tarihinde yayınlanan haberde eşcinsellerin “sapkın” olarak nitelendirilmesini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğü kapsamında gören Basın Savcılığı’nın takipsizlik kararını Kaos GL Derneği’nden Hayriye Kara ve Murat Köylü yorumladı.
 
Eşcinseller açık ve yakın tehdit altındadırlar!
 
Savcılığın Yeni Akit gazetesinin eşcinsellere yönelik nefret yayınını “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirmesine Kaos GL Derneği’nden Murat Köylü tepki gösterdi.
 
Avrupa Konseyi ve AGİT standartlarına göre söylemin mecrası’nın önemini hatırlatan
Murat Köylü, “Kamusal alan sayılan medya, etki ve tehdit yaratma gücü nedeniyle, ifade özgürlüğünün hassas gruplar lehine daha eleştirel ele alınacağı bir ortamdır” diye konuştu. 
 
Türkiye toplumunda ailelerin kendi çocuklarını cinsel kimliği nedeniyle öldürebildiğine dikkat çeken Köylü, “böylesi bir toplumda eşcinselleri hedefleyen damgalayıcı söylemlerin hassas söylemler olacağı aşikârdır” dedi.
 
Avrupa Konseyi, Nefret Söylemi Elkitabı’nda, ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasında “açık ve yakın tehdit” unsurunun son derece önemli olduğunu belirten Köylü, gündemdeki 4. Yargı Paketi ile “ifade özgürlüğünde açık yakın tehdit” kavramının Türkiye yargısına da girmek üzere olduğunu hatırlattı.
 
Türkiye toplumunda eşcinsellerin açık ve yakın tehdit altında olduklarını belirten Murat Köylü, eşcinsel kimliğe yönelik söylemlerin hassas söylem olarak tanımlanması gerekliliğinin altını çizdi. Yeni yargı paketi ile söz konusu yayınların nefret söylemi olarak değerlendirilme olasılıklarının artacağına dikkat çekti.
 
Kaos GL Derneği’nden Murat Köylü son olarak Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’nın kararıyla ilgili “eşcinsel kimliği mağdurlaştırıcı etkilerinin olacağı açıktır ve bu anlamda ayrımcıdır” değerlendirmesi yaptı. 
 
Yargı, LGBT’lere yönelik nefret söylemlerini cezalandırmıyor
 
Kaos GL Derneği avukatı Hayriye Kara, Savcılığın kararına karşı itirazlarının kabul edilmemesi durumda Anayasa Mahkemesi’ne, oradan da sonuç alınamaması durumunda AİHM’e kadar süreci devam ettireceklerini söyledi.
 
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararını değerlendiren Hayriye Kara, Yargıtay’ın daha önce Kaos GL Derneğinin “Vakit” gazetesine açtığı davayı haklı bularak eşcinsellere “sapık” ve “dönme” denmesini hakaret kabul ettiği kararı hatırlattı.
 
“2011 yılında Yargıtay Anadolu’da Vakit ve Serdar Arseven ile ilgili verdiği kararda, yapılan haberin eleştiri sınırları dışında olduğu ve Derneğin kişilik haklarını ihlal ettiğini ve manevi zararın tazmin edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Şüphesiz bu emsal olması açısından önemli bir karardır. Ancak ne yazık ki aynı haberle ilgili olarak Serdar Arseven hakkında suç duyurusunda bulunulmasına rağmen kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.”
 
2012 yılında 11 LGBT cinayetinin yaşandığına dikkat çeken Avukat Hayriye Kara şöyle konuştu:
 
“Önemli olan kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi zararın tazmini değil, LGBT’lere yönelik nefret söylemlerinin cezai sorumluluğunun olmasıdır. Fakat ne yazık ki yargı kararlarından da anlaşılacağı gibi Türkiye’de bu alan korunmuyor.”