İnsan Hakları

İnsan hakları savunucuları derhal serbest bırakılsın!

Cuma, 7 Temmuz 2017
Haber: Kaos GL

Büyükada’da gözaltına alınan insan hakları savunucularının serbest bırakılması için imzalanan bildiri, OHAL hukukunu da aşacak biçimde “gözaltında tecrit” uygulandığı ifade ediyor.

İnsan hakları savunucularının korunması programı kapsamında toplantılar yapmak üzere Büyükada’da bir araya gelen insan hakları savunucuları 5 Temmuz günü kaldıkları otelde gözaltına alındı.

Avukatları ile görüşmeleri engellenen ve haklarında bir gün boyunca haber alınamayan insan hakları savunucuları için sivil toplum kuruluşları harekete geçti ve dün (6 Temmuz) yayınlanan ortak açıklama ile gözaltına alınan savunucuların serbest bırakılması talep edildi.

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Eşit Haklar için İzleme Derneği, Hak İnisiyatifi, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kadın Koalisyonu, KAOS-GL Derneği, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi ve Yurttaşlık Derneği’nin ortak açıklaması savunucuların derhal serbest bırakılması gerektiğini ifade ediyor.

“Gözaltında tecrit edildiler”

Sivil toplum kuruluşlarının imzaladığı bildiri, Büyükada’da gerçekleşen etkinliğin İnsan Hakları Ortak Platformu’nun 7-9 Nisan 2017 aldığı ortak bir kararla düzenlendiğini bildiriyor.

Gözaltların derhal serbest bırakılmasını talep eden imza metni, gözaltı sürecindeki hukuksuzlukları gözler önüne seriyor. İnsan hakları savunucularının gözaltına alındığını saatler sonra öğrenebildiklerini, bir gün boyunca nerede tutuldukları bilgisine ulaşamadıklarına dikkat çeken metin; sürecin aileleri dâhil hiç kimseye bildirilmemesini OHAL hukukunu da aşacak biçimde “gözaltında tecrit” karakteri taşıdığına dikkat çekiyor.

“OHAL temel hakları sınırlayamaz”

İnsan haklarını savunmanın temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çeken metin, OHAL’in keyfî değil aksine hukukî bir rejim olduğunu ve bir dizi temel hakkın hiçbir şekilde sınırlanamayacağını hatırlatıyor.

6 Temmuz tarihli ortak açıklamanın tamamı ise şöyle:

İnsan Hakları Savunucuları Nalan Erkem, İlknur Üstün, İdil Eser, Özlem Dalkıran, Günal Kurşun, Veli Acu, Şeyhmuz Özbekli, Nejat Taştan, Ali Gharavi ve Peter Steudtner Derhal Serbest Bırakılmalıdır!

İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi ve Yurttaşlık Derneğinin kurucusu ve üyesi olduğu İnsan Hakları Ortak Platformu’nun 7-9 Nisan 2017 tarihinde yaptığı paylaşma toplantısında, insan hakları savunucularına yönelik olarak bir dizi eğitim semineri gerçekleştirilmesi için almış olduğu ortak bir karar sonucu;  

2-7 Temmuz tarihleri arasında İstanbul Büyükada’da eğitim semineri gerçekleştirmek için bir araya gelen 8 insan hakları savunucusu ve 2 uzman dün (5 Temmuz 2017) öğleden önce gözaltına alındılar. Seminer, insan hakları savunucularının özellikle olağanüstü dönemlerde hak savunuculuğuna devam edebilmelerini sağlayacak tekniklerin ve becerilerin kazanılmasına yönelik bir içerikle düzenlenmiştir.

Önce Büyükada Polis Karakolu’nda tutulan insan hakları savunucuları, savcılığın verdiği kısıtlılık kararı sonucu avukatlarına, ailelerine ve arkadaşlarına haber verme hakkından yoksun bırakıldılar. Arkadaşlarımızın gözaltına alındığını, saatler sonra, akşam 21.14’te tesadüfen öğrenebildik. Ve yine bu kısıtlılık kararı nedeniyle insan hakları savunucusu arkadaşlarımızın akıbetlerini, hala Büyükada’da tutulup tutulmadıklarını, sevk edildilerse nereye gönderildiklerini öğrenemiyoruz. İnsan hakları savunucularının gözaltına alındığının aileleri dâhil hiç kimseye bildirilmemesi, soruşturmada kısıtlılık kararı olması nedeniyle bilgi alınamaması, söz konusu göz altıların OHAL hukukunu da aşacak biçimde “gözaltında tecrit (incommunicado detention)” karakteri taşıdığını göstermektedir. 

Gözaltına alınan arkadaşlarımızın insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi için gösterdikleri olumlu çabaların tanığıyız. Daha önce de defalarca vurguladığımız gibi, insan haklarını savunmak temel bir insan hakkıdır.

Keyfi bir şekilde gözaltına alınan insan hakları savunucularının nerede tutuldukları ve haklarındaki suçlamayla ve durumlarıyla ilgili bilgi ailelerine, yakınlarına ve avukatlarına bildirilmelidir. Türkiye’nin de bir parçası olduğu evrensel hukuk normlarına göre, OHAL keyfî değil aksine hukukî bir rejimdir ve bir dizi temel (çekirdek) haklar hiçbir şekilde sınırlanamaz. Dolayısıyla gözaltına alınan insan hakları savunucularının bu nitelikteki başta yaşam hakkı olmak üzere, işkence ve onur kırıcı muamele yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarına sonuna kadar saygı gösterilmelidir.

İnsan hakları savunucuları olarak arkadaşlarımıza yöneltilen suçlamaları da, onların alıkonulma koşullarını da yakından takip ediyoruz!

İnsan hakları savunucusu arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır!

 

İlgili haberler:

İnsan hakları savunucularına gözaltı

İnsan hakları savunucularının kimseyle görüştürülmeden gözaltında tutulmaları suiistimaldir!

İnsan hakları savunucuları ve adalet