Gökkuşağı Forumu

‘Kalbin görevi bile pompalamakken, kimse bana masal anlatmasın’

Perşembe, 24 Ağustos 2017

Kaliteden ödün vermeyenler! Kızlarım bu mektubum size. Bir kür koli hikayesi anlatmak istiyorum. İlk kez kür koli nerede, nasıl verdim ve laçonya çekiç benim neden kızım?

Malum bilirsiniz, ben esnafla her daim içli dışlı olmuşumdur. Ama dışarıya cici naşlatılmasından hiç hoşlanmam. Bir İstanbul ziyaretim sırasında kazara bi taksiye bindim. Malumunuz İstanbul artık başkent değil ve kötü Angara yapamaz bu işi diye boğazın bile hüzünlü aktığı seneler. Taligaya bindim. Uçakla Belgrad’a gidecektim, taligatöre havaalanı diyeceğim yerde Belgrat demişim. Malum o da beni Belgrat ormanlarına götürdü. Sonra taligatör bey nereye gidiyorsunuz, desem de sonuçta hata yapan ben idim. İşte o gün taligatör beni koliledi. O koliden bu laçonya oldu. Laçonya dememin sebebi ise ben laçovari iken verdiğim için. Ama tabii billur gibi kızım, taligatör benim lubunya olduğumu bile alıkmadı. Ayol ben Esmeray mıyım, her halde alıkayım! İşte bu laçonya öyle oldu. Sonra öğrendim ben de kür koli vermesini. İnanmayan bir lûbun varsa (yıldız u’n üstünde şapka var, bak şapkasız neler oluyor görüyorsun, koy mutlaka, yeni bir kız istemiyorum) laçonya çekiç’e sorabilir, babası halen taligatör mü değil mi?

Yıldız kızım sosyal medyada benden şikâyet ediyormuş. Tabii şikâyetler ne zaman başladı bir bakar mısınız? Son üç yazıda bunun fotoğraf koymasına izin vermedim, laçonya çekiç’ten bahsettim, “Kocamı seviyorum herkese veriyorum ebru meral” kızımdan bahsettim diye bunlar. Neyse o da haklı, tek bir adı var. Sürekli madilik alıkıyorum. (Bu yazıyı yayınlaması için mecbur yazdığım yerler buralar, Ebru Meral, Laçonya Çekiç beni affedin). Neyse bana da sitem dolum bir mail atmış, bir düğme fotoğrafı göndermiş. Sonra baktım, rezil, mincosunu bana göndermiş. “Tamam, ‘Yıldız Tar, O Bir Star’ isimli bir şiir çalışman var ama onu sadece Ebru Meral kız kardeşim kullanıyor. Başka kimse bana bir şey söylemiyor. Bak senin yüzünden İstanbul’dan göç ediyorum. Ben sen demek, sen ben demek, biz ikimiz bir bütünüz!” demez mi? Ay nasıl üzüldüm nasıl üzüldüm, içimin yağları eridi. (Bu deyimin ne anlama geldiğini biliyorum alık okuyucu, sonra eleştiri maili yazma, özellikle sen Turgây!). İçimden artık İstanbul lubunyaları rahat bir nefes alacak ve laçolar da belki psikopata bağlamayacak dedim. Sonra bu kız haklı, buna bir isim bulmam lazım dedim. Ve artık onun adı, Ankara cemiyetinde, “Boğazdan Gelen Esinti Yıldız” olacak. Malum süpetiyle de laçoları rahatlattığı için yakışır dedim kızıma.

Arada sırada, hayattan sıkıldığımda jet ski olmak isterim

Arada sırada, canlı porno sitelerinden sıkıldığımda kaosjel’e bakıyorum. Kız bu kaosjeli ilk duyduğumda nasıl sevinmiştim. Artık kolide tükürük bezlerini çalıştırmaya ya da anneannelerimizin vazelinlerini kullanmaya gerek yok, biz de ecnebi milletler gibi “jel” kullanacağız diye… Meğer bunlar jel değilmiş dergi imiş. Eskiden dergide laço fotoğrafı olurdu, canın sıkıldığında cici naşlatırdın, hiç olmazsa onunla teselli bulurdun. Şu alık r’siz Umut editör olunca değişti. Malum dedim kendisi koli bulamıyor. Sonra Remzi abla editör oldu, baktım bir sürü laço, nafta yazıyor. Herhalde dedim bunlar bu karının kolileri ama yok anam heP gacılar yazıyor. (Eskiden gacı dediğimize has gacı derdik, sonra biyolojik kadın dediler, sanki biz mekaniğiz! Şimdilerde natrans diyorlar, sanırım bu natrans’ta +’nın içinde anlamam o kadar) Sonra sarı kız geldi. Ha dedim bu biseksüel, eşitlikçidir. Hoy ayol! Ne bi Kıvanç Tatlıtuğ ile söyleşi,  ne de umum sayfasında Kıvanç’ın bir fotoğrafını göremedik. Hoy anam hoy!

Neyse sonra biraz sitede gezindim. Gözüm Abla annemin yazılarına bi de benim yazılarıma baktım. Ayol benimki mektep görmüş, travestilerle hobi sosyalleşmesi yapan alık hetero yazıları gibi geliyor. Hep politik doğruculuk yüzünden. Artık özgürce yazmak istiyorum! Ne bu kaosjelden çektiğim diyordum ki, İzmir’den ucuz, basit ve kalitesiz kelimelerini ilk kez tek bir insan için kullanıldığına şahit olduğum Erdem’den mektup gelmiş. “Abla, sansüre hayır! İstediğin gibi yaz” diyor. Ben de bu böyle olmaz, change.org da imza kampanyası başlat dedim. Bakalım imza kampanyasına kaç kişi katılacak? Bu alık Erdem gerçekten başlatabilecek mi?

Sonra başka bir okurum, benim pasiflere yönelik yazdığım yazıya sinirlenmiş olacak ki, “Kalbin Görevi Bile Pompalamakken, Kimse Bana Masal Anlatmasın” diye sitem dolu bir mektup yazmış. Baktım bu laçoyu tanıyor muyum? “darbelimatkap_25cm”. Yok tanımıyorum. Buradan sesleniyorum darbelimatkap_25cm darbe konusu güllüme gelmez ama 25 cm hiç gullüme gelmez. Beni kolilemeden, ben süpet alıkmadan bu nicki kullanamazsın!

Malumunuz biraz kederlendim, “Eskiden dönmeye saygı vardı” diye alık alık düşüncelere dalmışken, kaosjel beni Çanakkale’ye gönderecekmiş. Yazını erken alık dediler. Alık sensin kız, ilham bir peri değil, laçomun adı, beni kolilemeden nasıl yazayım diyemedim. Sonra Boğazdan Gelen Esinti Yıldız, yemez içmez kolimin peşine düşer. Neyse, korkudan yazdım. Bazen bana gerçekten belde veriyorlar sanıyorum, görev insanıyım işte, şu mantiye süpet alık diyorlar, alıkıyorum.

Bu yazımda mektuplara cevap vermeye çalıştım. Yıldız’a bana gelen +20 similya fotoğraflarını gönderdim. Onu kullanmasını istedim ama Yıldız’dan iki gündür haber alamıyoruz. Sanırım mailleri yönlendirmemem gerekiyordu. Karı hasetten çatladı! Neyse Yıldız bak, Kıvanç Tatlıtuğ, Ebru Meral, Laçonya Çekiç’ten hatta Esmeray’dan bile bahsettiğim kadar senden bahsettim, lüften yazımı sansürleme ve zamanında yayınla. “Amaaaan Full A Bekçiler” yazıma dönmesin, onu da mutlaka pazartesi yayınla lütfen. Ebru Meral’ın bir ricası var, Kıvanç’ın en son dizisinden bana gönderdiği set fotoğraflarından birini kullan. Ama lütfen o özel mesajlarını ve imzasını yayınlama.

Yazımın başlığı da BirGün ve Cumhuriyet editörlerine gelsin, tırnak kullanmanın bile anlam değiştirdiğini görmeleri açısından: “Kalbin görevi bile pompalamakken, kimse bana masal anlatmasın”. Neydi geçen yıktıkları çamlar! Valla onları gördükten sonra kaosjel’e şükreder gibi yaptım.

Yıldız 3 tane kıvanç fotosu bir tane de tamam kendi fotonu koy. Ama lütfen abartma senin tek foton olsun. Bir de ailemizi gururlandırdığın şu eski Boğaziçili bi fotoğrafın olsun. Malum çok sevinmiştim ismiyle müsemma bir üniversiteyi kazanmış süpetçi kızım boğaz-içi'nde okuyacak diye…

Bu yazım KaosjelRTÜK’ü tarafından sansürlendiği ve kullandığım kelimeler “kürdan similyadan çıkan ses gibi” değiştirildiği için anlamsal kaymalardan, bozulan metinsel bütünlükten, alıkılmayan madi kolilerden ben değil, alık Yıldız ve instagram hesabı açacağım diyen ama açmayan minnak aslı (ben kendisinin aslı olduğuna inanmıyorum, anasıyla tanıştım bence asıl kadın ooo) sorumludur. Kendilerine sansür uygulamalarında başarılar diyorum. Aslı’nın annesi saray görmüş bir has gacı (natrans). Bana “kız kardeşim, senin kocalarından uzak duracağım” diye mesaj gönderecek kadar incelikli biri ama bu aslı’yı yaparken nerde hata yaptı bilmiyorum. O zaman da demiştim, tüp bebek yapma, taşıyıcı anne olma diye!

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.