İnsan Hakları / Nefret Suçları

Neden nefret suçu yasaları olmalı?

Cuma, 20 Nisan 2018
Haber: Kaos GL

Nefret suçu yasaları, ayrımcılıkla mücadele için önemli. Peki neden?

Nefret suçları, diğer suçlarla aynı şekilde işlem görür ve özel bir kategori olarak tanınmazsa, çoğunlukla (bu suçların) gerektirdiği şekilde üstesinden gelinemez. Bu durum kendisini şu yollarla gösterir: soruşturmacıların mağdura inanmaması veya önyargı saiki iddialarını gereğince soruşturmada başarısız olması; savcıların, suçlamayı seçerken, suçu en küçüğe indirgemesi; mahkemelerin, failin saikine karşılık gelecek şekilde ceza artırımına gitme yetkilerini kullanamaması gibi.

Nefret suçları hiç yoktan ortaya çıkmazlar; bu suçlar, toplum geneline nüfuz edebilen önyargının şiddetli dışavurumlarıdır. Nefret suçlarının yetersiz bir biçimde soruşturulduğu, kovuşturulduğu ve cezalandırıldığı durumlarda belirli motiflerin farkına varılabilir. Damgalanmış bir grubun üyesi olan bir bireye karşı suç işlendiğinde, bu durum, mağdurun bir şekilde hatalı olarak resmedilmesine neden olarak, soruşturmayı etkileyebilir (örneğin grup hakkında, basmakalıp olarak, suça karışan bir grup şeklinde düşünülüyor ise).

Etki altındaki toplulukların, kolluk kuvvetlerinin yanıtından hayal kırıklığı duymaları için böylesi birkaç vaka yeterli olacaktır. Buna karşın, kovuşturma ve mahkeme kararı önyargı saikini hesaba kattığı zaman, böylesi bir kamu onayı mağdura deneyiminin tamamen teşhis edildiğinin güvencesini verecektir. Böylece toplumun diğer bireylerinde de, nefret suçlarının cezasız kalmayacağına dair güven duygusu yaratılabilir. Nefret suçlarına yönelik toplumsal kınamayı yasalarla bir sisteme oturtmak, etki altındaki topluluklar açısından önem taşımaktadır; ceza adaleti sistemine güven tesis etmeye yardımcı olabilir ve bunun sonucunda sosyal yaraları onarabilir.

Pratik argümanlar

Nefret suçları yasası çıkartmanın pratik etkisi kayda değer olabilir. İdealinde, yasa hükümetle, kanun uygulayıcı yetkililerle ve toplum geneliyle yapılacak tartışmanın ardından çıkarılır. Bu, suçların kapsamına ve doğasına dikkatle odaklanılmasını ve bunlarla ilgili farkındalık düzeyinin artmasını sağlar. Böylelikle yasanın çıkartılması süreci nefret suçuna yönelik farkındalığı ve tepkiyi geliştirebilir. Bir kere yasalaştıktan sonra, nefret suçu mevzuatının uygulanması için polisin, savcıların ve hakimlerin becerilerini ve bilgilerini artıracak mesleki eğitimler verilmesi gerekir. Bu, ceza adaletinin nefret suçuna yanıtının gelişmesiyle sonuçlanır.

Nefret suçu yasalarının varlığı, veri toplamayı daha etkili hale getirir. Bu, gelişmiş istihbarat ve polis enformasyonu sağlar; kaynakların gerektiği gibi paylaştırılmasını mümkün kılar. Nefret suçu vakaları tanımlandığı zaman, sorunun doğası ve buna verilen yanıtın etkililiği de daha fazla açıklık kazanır ve bu sayede eğitimler ve kaynaklar en çok ihtiyaç duyulan alanlara tahsis edilir. Ceza adaletinin verdiği karşılığın geliştirilmesi, etkilenen toplulukların da güvenini artırır. Artan güven, aksi halde polisten sakınacak olan toplulukları bilgi paylaşımına ve işbirliğine yönlendirir. Bu da sadece nefret suçlarıyla ilgili meselelerde değil, polisin topluluk desteğine ihtiyaç duyduğu diğer meselelerde de daha fazla soruşturmanın çözümlenmesine yol açar. Böylece, mevzuat farkındalığı artırıp daha iyi incelemeyi mümkün kılar; ardından, daha etkili bir uygulama ve daha gelişmiş bir polis-topluluk ilişkisiyle sonuçlanır.

Kuramsal argümanlar

Nefret suçuna ek ceza verilmesini doğrulayan üç temel argüman vardır. İlk olarak, yasanın sembolik değeri, toplumun önyargı temelli suçları kabul etmediğini ortaya koyacak şekilde kullanılabilir, ve kullanılmalıdır. Nefret suçu yasasının yürürlüğe girmesi, toplumun belirli saldırıları özellikle ayıplanacak suçlar olarak kınadığının ve daha fazla cezayı hak ettiğini düşündüğünün güçlü bir ifadesidir.

İkincisi, ceza hukuku verilen zararı cezalandırır. Daha önce de belirtildiği üzere, nefret suçlarının mağdurlar üzerinde adi suçlara oranla daha büyük etkisi vardır; ayrıca, mağdurla aynı gruba üye olan diğer kişileri de etkiler. Bu yüzden, hem bireye hem de topluluğa verilen ilave zarar, artırılmış cezaların gerekçesini oluşturur.

Üçüncü olarak, nefret suçu yasaları, failin daha büyük olan suçunu cezalandırır. Failin saiki, suçu, öyle bir saik içermeden işlenmesine kıyasla daha ciddi hale getirir. Ceza hukuku sıklıkla, eylemin sadece sonuçları değil, failin niyeti temelinde de artırılmış cezalar verir. Bu nedenle de bu argüman, daha büyük zararı oluşturanın failin niyeti olduğunu, veya (failin) ilave zarar riskine kayıtsız kaldığını varsayar.

Nefret suçu yasaları ayrımcı mıdır?

Kimi nefret suçu yasası karşıtları, bu yasaların bazı grupları diğerlerinden daha fazla koruduğunu ve bu nedenle ayrımcı olduğunu iddia etmektedir. Durum bu değildir. Her ne kadar nefret suçları en sık azınlık toplulukların üyelerine karşı işlense de, aynı zamanda çoğunluk topluluklara karşı da gerçekleşebilirler.

• Failler bir azınlık grubu mensubu olabilirler.

• Hedef, bir çoğunluk gruba mensup olduğu için seçilmiş olabilir.

• Hem fail, hem de mağdur farklı azınlık gruplarına mensup bireyler olabilir.

Kanun önünde eşitlik ilkesi, nefret suçu yasaları bir grubu diğerinden daha fazla korumamaktadır ve korumamalıdır, anlamına gelir. Örneğin eğer bir nefret suçu yasası bir (korunan) özellik olarak etnisiteyi içeriyorsa, belirli bir etnisiteyi açıkça belirtmez; böylesi bir kanuna göre mağdur, çoğunluktaki de dahil olmak üzere, herhangi bir etnisiteden olabilir.

Bu içerik, Kaos GL Derneği’nin “Nefret Suçu Yasaları” kitapçığından alınmıştır.

Yayının dijital versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.