Kadın

Süper gücümüzü hatırladık: Yasaklara rağmen bir aradayız, güçlüyüz

Pazartesi, 14 Mayıs 2018

“Süper Gücünü Hatırla” temalı 13. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın ödül töreni yedincisi düzenlenen Feminist Forum’da gerçekleşti.

Bu yıl yedincisi düzenlenen Feminist Forum 11 Mayıs Cuma günü Ankara'da bulunan Kova Art Galeri'de başladı. Forum'un açılışında “Süper Gücünü Hatırla” temalı 13. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın ödül töreni gerçekleşti.

“Cinselliğin Serencamı” başlıklı 7. Feminist Forum’un açılış gecesi, 13. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın ödül törenine ev sahipliği yaptı. 11 Mayıs Cuma saat 20.00’de başlayan “Bir S.C.U.M. tatbikatı” isimli performansın ardından başlayan ödül töreninin sunucusu KaosGL.org’un yazarlarından Mübo oldu.

Yazılarındaki güllümü sunuculuğunda da sürdüren Mübo, katılımcılara pek şugar bir gece yaşattı.

Yasaklara rağmen

“Yarım Saat” öyküsü ile özel ödül kazanan Burçin Tetik yurt dışında yaşadığı için törene katılamadı ancak ödülünü kendi adına Elif Yücel Kaos GL Derneği kadınlarının elinden aldı. Kaos GL Kadınları, yasaklara rağmen öykü yarışmasını düzenleyebilmiş olmanın gururunu hissettiklerini söyledi.

“Edebiyatın estetik mekânında yaratılan heteronormativitenin dışındaki alanda bir hakikate işaret ediyoruz”

“Katman Katman” öyküsü ile özel ödül sahibi olan Lara Özlen’e ödülü takdim eden Belma Fırat konuşmasına Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın hayatındaki önemini anlatarak başladı. Belma Fırat Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın kazanan öykülerinin yer aldığı ‘Aşkın L Hali’ kitabını gördüğünde heyecanlandığını, böyle bir seçkide yer almanın kendisi için çok önemli olduğunu ardından da yarışmaya katılarak yazmaya devam ettiğini belirtti. Fırat, “Böyle bir seçkide öyküm olsa daha ne isterim dedim ve böyle başladım. Ben de yarışmaya katıldım. Bir öykü ile üçüncü bir başkası ile birinci oldum ve şevkle yazmaya devam ettim. Dilerim kazanan diğer arkadaşlar da aynı şevkle devam eder” dedi.

Fırat konuşmasında “Kurgu ile hakikat arasında bir ilişki var ve biz edebiyatın estetik mekânında yaratılan heteronormativitenin dışındaki alanda bir hakikate işaret ediyoruz. Bu öyküye ödül vermekten dolayı çok mutluyum çünkü de heteronormativitenin dışına düşmenin de bizi norm belirlemeden uzak tutmadığına yönelik bir takım vurgular var. Aşkı gelişine yaşamak diyorum ben buna. Çok mutlu oldum bu ödülü verdiğim için” dedi.

“Kendi öykülerine kendi adlarıyla sahip çıkan süper kadınlar”

“Beş Dakika” isimli öyküsü ile özel ödüle layık görülen Sümeyye Kaan’ın ödülünü ise Kaos GL’den Aylime Aslı Demir takdim etti.

Aylime Aslı Demir konuşmasına güzel bir haberle başladı. Demir, “Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın üçüncü yılından sonraki öyküler yayınlanmamıştı. Bu yıl dörtten on üçüncü yıla kadar olan öykülerin kitaplaşma çalınmasına başladık. Bunun için herkese ‘yayınlanacak seçkide isminizi mi rumuzunuzu mu kullanalım’ diye soruyoruz. Önceki yıllarda genelde rumuzla katılım olurdu tahmin edeceğiniz sebeplerden, baskıdan ötürü. Ancak etkinliklerin yasaklandığı, daha umutsuz bir dönemde hemen herkes kendi ismiyle öyküsünün yayınlanmasını istedi. 30 öykü yayınlanacak ve 28 süper kadın açık isimleriyle öykülerinin kitapta yer almasını istedi. Kadınlar kendi öykülerine kendi adlarıyla sahip çıktılar, bunu gördük. Sanırım bu öykü yarışmasının bir kazanımı” dedi.

“Göğsümüzden arttırdığımız rüzgâra ihtiyacımız var”

Üçüncülük ödülünü “Taştan Kentler Sudan Kadınlar” isimli öyküsü ile kazanan Günçe Gündoğdu’ya ödülünü Pelin Buzluk verdi.

Buzluk konuşmasında, “Öyküde geçen ‘göğsümüzden arttırdığımız rüzgâr’ beni çok etkiledi. Biz kadınlar gerçekten göğsümüzden arttırdığımız rüzgârla hareket ediyoruz buna ihtiyacımız var. Ödüller her zaman cesaret vermiştir umarım Güne için de öyle olur” dedi.

“Bu bir yarışma değil birbirimizi yazmak için cesaretlendirme işidir”

“Kafdağı’nın Ardında” isimli öyküsü ile ikinci olan Alis Çalışkan’a ödülünü veren Süreyya Karacabey konuşmasında “Yarışmalara hep mesafeli ilişkilenen biriyim ancak biliyorsunuz bizim bu ülkede sadece farklı düşündüğümüzde bile düştüğümüz durumları… Şurada azıcık duralım, dediğimizde bile sorun yaşıyoruz. Dolayısıyla birilerinin varlığında ısrar çok önemli bir mesele benim için. Bu sebeplerle bu bir yarışma değil, bu ödül birbirimizi yazmak için cesaretlendirme işidir” dedi.

“Bu bir inat yılı”

Yarışmanın birincilik ödülünü “Bizim Dünyamız” öyküsü ile Çiğdem Gönen kazandı. Gönen ödülünü Karin Karakaşlı’dan aldı.

Karin Karakaşlı konuşmasına OHAL koşullarına atıfta bulunarak başladı. Karakaşlı, “Koşulları hatırlatmakta fayda var. On üçüncü yıl bir inat yılı. Bu ödül töreni OHAL koşullarında yapılıyor. Her şeye rağmen adil, özgür, eşit bir hayat vardır demek için bunu da edebiyat diliyle yapmak için bir aradayız. Çiğdem Gönen’in hikâyesinin ismi de Bizim Dünyamız, oldukça açık” dedi.

İlgili haber:

Bu bir tatbikat değil: Eril sanat sembolizme ve muğlaklığa sığınır

Kadın Kadına Öykü Yarışması gönüllülerini arıyor

“Süper Gücünü Hatırla”

“Süper Gücünü Hatırla” öyküleri değerlendirildi

13. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın sonuçları belli oldu

Burada bir tarih var: Kadın Kadına Öykü Yarışması