İnsan Hakları / Nefret Suçları

Nefret suçları araştırması devam ediyor

24 Temmuz 2018
Haber: Kaos GL

Kaos GL’nin 2018 yılı cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli nefret suçları araştırması devam ediyor. Araştırmanın 2017 sonuçlarına göre nefret suçlarında mekan kamusal alan, faillerden genelde ikiden fazla, görgü tanıkları tepkisiz.

Kaos GL Derneği, 2018 yılında Türkiye’de işlenen homofobi ve transfobi temelli nefret suçlarını izlemek için bir araştırma yürütüyor. Araştırma, lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve intersekslere (LGBTİ) dönük insan hakları ihlallerinin raporlanması için kullanılacak.

Araştırma sonucunda elde edilen bilgiler analiz edilerek cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli nefret suçlarına dair 2018 yılı raporu hazırlanacak. Rapor, ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile paylaşılarak Türkiye için her bakımdan yeterli bir nefret suçları mevzuatı ve politikası geliştirilmesi için harcanan çabalara katkıda bulunacak.

Araştırmaya katılmak için buraya tıklayın.

Raporlama hakkında

İzleme ve raporlama sürecinde Türkiye’nin de tarafı olduğu Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) kriterleri referans alınıyor.

Nefret suçları cinayet, cinayete teşebbüs, aşırı fiziksel şiddet, cinsel saldırı, taciz, mala zarar verme, kundaklama, tehdit, psikolojik şiddet ve önyargı saikli diğer vakalar biçiminde kategorize ediliyor. 

Anket içeriğinde mağdurun cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği, failin sosyal kimliği, saldırı mekânı, kamu organlarının ve yetkililerinin suça karşı yanıtı özellikle inceleniyor.

2017 raporu: Failler ikiden fazla, mekan kamusal alan

Kaos GL’nin 2017 Nefret Suçları Raporu’na göre nefret suçları daha çok kamusal alanlarda işleniyor, failler çoğunlukla iki kişiden fazla ve saldırılar görgü tanıklarının gözü önünde gerçekleşiyor.

Rapora göre, 2017 yılında homofobi veya transfobiye dayalı nefret suçlarının büyük kısmı okulda, evde, evin civarında, toplu taşıma araçlarında veya duraklarında, kafe ve barlarda, sokakta veya diğer kamusal alanlarda işlendi. Raporda, nefret suçlarının çoğunlukla kamusal alanlarda yaşanması, “kişilerin görünür olmasıyla ilişkili olarak düşünülebilir” diye açıklanıyor.

Mağdurlar, ortalama olarak, vaka başına ikiden fazla hak ihlaline uğradılar: 117 yanıtlayan 267 ihlal türü bildirdi. Çoğunlukla, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğine dayalı nefret söylemleri ve aşırı şiddet (işkence) tehdidi, “daha ağır” ihlallere eşlik etti. Fiziksel şiddet ikinci sırada yer aldı.

270 ihlalden 58’i cinayete teşebbüs, fiziksel şiddet, silahla yaralama, tecavüz veya diğer cinsel saldırıları içerecek biçimdeki fiili saldırılar olarak gerçekleşti. Bu suçları içeren toplam 52 vakadan sadece 14’ü polise bildirildi, 5’i mahkemeye taşındı. 3 vakanın tanıkları polis, 5’i ise mahkeme süreçleri hakkında bilgi sahibi değildi.