Gökkuşağı Forumu

LGBTİ+ ikonu: It’s Britney, bitch!

2 Aralık 2018

Çocukluğunu, gençliğini, zor dönemini, çöküşünü ve yeniden yükselişini bir dönem medyadan sıkı sıkıya takip eden 90’lar ve 2000’ler lubunyası olarak Kaos GL’nin Kasım-Aralık sayısına Britney hakkında yazmak benim için elzem oldu. Hele ki 5 Kasım’ın Dünya Britney Günü olarak kutlanması ve 2 Aralık’ın Britney’in doğum günü olması da güzel bir vesile oldu.

Bu yazıda özellikle LGBTİ+ların neden Britney’i çok fazla benimsediği, kendisinin LGBTİ+’lar için neler yaptığından ve son olarak da Britney’in bizler için ne ifade ettiğinden bahsedeceğim.

Britney Spears, Dünya Pop Müzik Tarihine popun prensesi olarak adını yazdırmış bir stardır ve tüm dünyaya teen pop türünü yayan kişidir. 90’lara, 2000’lere, ve 2010’lu yıllara bir numaradan hit şarkı sokmuş tek kadın stardır. 100 milyondan fazla kayıt satarak dünyada en fazla satan kadın sanatçılardan biri olup, Guinness rekorlar kitabına göre de 21. yüzyılın en başarılı kadın şarkıcısı olduğu kayda geçmiştir. Billboard Hot 100 listesine art arda 1 numaradan 2 şarkısını (3 ve Hold it Against Me) sokarak listenin ilk rekorunu kıran Mariah Carey’e ortak olmuştur. Kendisine popun prensesi denilmesinin sebebi de hem Madonna hem de Michael Jackson’la aynı sahneyi paylaşan tek kişi olmasıdır.

Britney’in ilk döneminde LGBTİ+’ların odağında olmasının sebebi için teen pop türünde yaptığı dans şarkıları diyebiliriz. Lubunyalığın şanından olan 3 taşıyıcıyı şarkılarında barındırıyor: Cinselliğini ifade etmek, zor bir durumda güç veren sözler ve dans ettiren melodiler... Çoğu lubunyayı bu denklem avucunun içine alabiliyor. Britney birçok farklı şarkısında arzularını farklı farklı ifade etti. Britney 17 yasındayken “Reşit olmayan biri seksi görünmemeli ve seksi çağrıştırmamalı” şeklinde tepkiler çekerken; 3. albümünün çıkış şarkısı “I’m Slave 4 u”nun başında bu tepkilere meydan okuyordu:

“i know i may be young, but i’ve got feelings too/ and i need to do, what i feel like doing/ sol let me go and just listen’’.

Klibi çıktıktan sonra artık daha seksi bir Britney vardı ve ne seksi olmaktan ne de meta olarak suçlanmaktan rahatsız görünmüyordu. In the zone döneminde olayı daha da öteye taşıdı. Albümde mastürbasyonu övdüğü “touch of my hand” gibi bir şarkının yanında birçok erotik diyebileceğimiz şarkılar mevcuttu. Touch of My Hand’de de “I love myself, it’s not a sin i can’t control what’s happening” diyerek onu müstehcenlikle suçlayanlara meydan okuyordu. Daha sonraki yıllarda da asla hızını kesmedi ve “3” ile grup seksi övdüğü teklisi listelere 1 numaradan giriş yaptı. Şarkı tepkiler çekse de Britney şunu savunuyor ve davet ediyordu: “Living in sin the new thing, are you in?”

Bunların hepsine genel olarak baktığımızda Britney’in bu kadar çok tepki çekmesinin sebebi genç birisinin cinsellikten, arzularından bahsetmesinin ahlakçı bir zihniyeti rahatsız etmesiydi. Britney de bu tepkilerden dolayı asla geri adım atmadı ve cinsellikleri, arzuları yüzünden dışlanan, ayıplanan LGBTİ+lar Britney’de kendilerini buldu.

Tüm dünya çevresinde onu görünür bir şekilde LGBTİ+ ikonu haline getiren ve fırtınalar kopartan asıl olaysa MTV müzik ödülünde sahne şovunun ortasında Madonna ile öpüşmesi oldu. O dönemde basına skandal olarak geçen bu durum günümüzde halen en ikonik LGBTİ+ temalı bir an olarak yerini koruyor. Bu olayın bir sürü magazinsel detayı satır aralarından da taşar. Öncelikle olayın gerçekleştiği yıl 2003 yılı ABD’nin Bush yönetiminde olduğu ve homo/bi/transfobinin en yoğun yaşandığı süreçti. Ülkede 11 Eylül terör saldırılarından dolayı bir sürü hak ihlali yaşanmaya devam ediyordu. Madonna bu yıl American Life albümünü yayınlayıp Bush yönetiminin Irak işgalini sert bir şekilde eleştirmiş ve bundan dolayı televizyonda ve radyolarda boykot edilmiş bir durumdaydı. Britney’in ise Justin Timberlake ile ilişkisi sonlanmış ve ayrılık sonrası hala bakire olduğunu söylediği için medyada bir goygoy dönüyordu. Basın da o dönemde ayrılmalarının sebebini Britney’in Justin’i Colin Farrell ile aldattığını iddia ediyordu. Justin de bu iddialar üzerine “Cry me River” şarkısına klip çekti ve Britney’e benzeyen bir kadını klibinde oynattı. KliPte Justin onu aldatan sevgilisinden intikam alıyor ve ilişkilerinin suçlusu olarak Britney’i suçlu kendisini de mağdur olarak gösteriyordu. Bu klipten sonra basın da Britney’i zevkle suçluyordu. Ve o gece bu eski sevgililer de bu klibin gölgesinde dönen dedikodular eşliğinde ilk kez bir araya geldiler. Britney o gece Madonna’nın zamanında MTV Müzik Ödüllerinin ilk yılında skandal olarak adlandırılan performansında “Like a virgin”ı söyleyerek başladı. Seneler önce magazin sayfaları ertesi gün Madonna için kariyeri başlamadan bitmiştir notunu düşmüştü. Madonna'nın bu zamanın ötesindeki ilk şovundan 19 yıl sonra Britney ve Christina Like a Virgin gelinlikler içinde söyleyerek sahne aldılar. Sonrasında pastanın içinden damatlığı ile Madonna çıkıp Hollywood şarkısını söylemeye başladı ve sonra şarkısının arasında Britney’i ve Christina’yı dudaklarından öptü. MTV bu duruma hazırlıksız yakalanırken Madonna’nın Christina’yı da öpeceğini anlayacağı an da Justin’in yüzüne kameraları çevirdi. Kadın kadına öpüşmek günümüz MTV’sinde bir sorun değil belki ancak o yıl MTV bunu bir kriz olarak gördü ve sonraki yıl canlı yayını böyle bir durum yaşanmasın diye birkaç saniye sonra vermeye karar verdi ve durum halen günümüzde devam ediyor. Şov için gerçekleştirilen bu öpüşme sahnesi Britney'i LGBTİ+ ikonu haline getirdi.

Sonrasında hızını kesmedi 4. stüdyo albümü “In the zone”u yayınladı ve albümün turnesinin sahne şovlarının bazı kesimleri homoerotikti. Bu süreç basının Britney'in üzerine çok daha fazla gitmesine sebep oldu.

Britney'in onu eleştirenlere ve ayıplayanlara şarkılarıyla cevap vereceği silsilenin başlangıcının ilki Bobby Brown'ın “my prerogative” şarkısı oldu. Şarkı aracılığıyla Britney onu eleştiren herkese topyekûn cevap veriyordu (bence,  nakaratı LGBTİ+ların marşı olacak nitelikte):

“everybody’s talking all this stuff about me

why don’t they just let me live

i don’t need permission, make my own decisions

that’s my prerogative”

Sonrasında hayatındaki her şey değişti ve çok zor günler yaşamaya başladı. Amerika Başkanı Bush'a karşı protestoların arttığı bir dönemde Britney’nin teröristlere karşı başkanlarına güvenmelerini söylemesi ve Michael Moore'un bunu Fahrenheit 9/11 belgeselinde kullanmasından sonra ona karşı çoğu kişi sırtını çevirmişti. Özel hayatında yaşadıklarının sürekli haberlere skandal olarak yansıması, bir medya ordusunun onu her yerde takip etmesi, üst üste 2 çocuk doğurup müziğe ara vermesi, alkol bağımlılığı, boşanması ve çocuklarının velayetinin elinden alınması, eski eşinin onun videolarını basınla paylaşması ile tüm dünya basını ilgilenirken; asıl 2 olay onun hayatına 'skandal' olarak tekrardan yazıldı. Biri saçlarını kazıtması ve diğeri de şemsiyeyle arabaya saldırması oldu. Britney’in yaşadığı bu ağır ve zor zamanlarda kimse ona destek çıkmıyordu. Herkes onun Jim Morrison, Kurt Cobain, Janis Joplin gibi intihar edeceğini düşünüyor ve temenni ediyordu ki; tarihte ilk kez basın Britney’in ölüm/intihar haberini o ölmeden önce hazırladığını paylaşmıştı. Bu süreç/temenni devam ederken ‘’blackout’’ albümü çıktı. Ve VMA’da ilk parçası “gimme more” ile performans sergiledi. Bu performansı hayranları onun geri dönüşü olarak bekliyordu ama yeni çıkmaya başlayan saçlarına yaptığı kaynak, aldığı kilolar ve eskisi gibi olamayan sahne performansı yüzünden müzik kariyerinin de sonuna gelindiği söylendi. Britney’nin o gece bikini bir kostümle sahne almasından dolayı aldığı kilolardan ötürü “body shaming” ve iki çocuk annesi olmasından ötürü seksist yorumlar yapıldı. Bu süreç yaşanırken ve herkes Britney’e karşı cephe alırken ilginç bir durum yaşandı. Bu performans sonrasındaki kötü eleştiri ve hakaretlere dayanamayan bir hayranı kamera karşısında ağlayarak Britney’e karşı olanlara isyan ediyordu. Kısa sürede medyada fenomene dönüşen bu isyanın sahibi olan Chris Crocker zırıl zırıl bir lubunyaydı. Ve Britney’in bu karanlık döneminde onu yalnız bırakmak istemeyenlerin desteği olacak sözü ağlayarak söylüyordu: Leave Britney Alone. Britney'e bir lubunya tarafından gelen bu tam destek alay konusu olsa da onu bu zor durumunda yalnız bırakmayanların lubunyalar olduğunu da kayda geçirmiştir.

Şükür ki bu zor zamanları çok geride kaldı ve şimdiki Britney çocukları ve kariyeri ile çok mutlu. Britney'in bu zor dönemlerinden çıkıp tekrardan güçlendiğini gören Lubunya hayranları da günümüzde bir motivasyon aracı olarak şu cümleyi kullanıyor oldu: “britney survived 2007 you can handle today”

Britney zor dönemlerini geri de bıraktıktan sonra LGBTİ+ lar için de destek vermeye başladı. Son olarak da söz uçar yazı kalır diyerekten LGBTİ+ ikonu olmasının boş olmadığını kanıtlayan anlarını sıralayalım.

2014 yılında, intiharı düşünen gey hayranına mektup yazdı. Sorunlar yaşayan hayranı, açılma ve gerçeği söyleme cesaretini Britney’in yazdığı şarkının sözlerine ve müziğine borçluydu ve Britney de ona şöyle yazdı: “Açıkça gey olduğunu açıklama konusunda ne kadar cesur olduğunu duyduğuma çok sevindim. Kalbinde bunun ne kadar önem taşıdığını bildiğin sürece bunu söylüyor olacağım.”

2015 yılında Spears, GLAAD’ın Spirit Günü’ne, zorbalık karşıtı kampanyaya katılımı teşvik eden bir video yayınladı. Ayrıca LGBTİ+ hayranları için bir tanışma ve selamlama düzenledi. Planet Hollywood sahnesini morla yıkadı ve konsercilere antizorbalık malzemeleri sağladı.

2017’de 140 ünlüyle birlikte Teksas’taki trans gençleri hedef alan iki anti-LGBTQ yasa tasarısına karşı açık bir mektup imzalayarak karşı çıktı. Daha sonra yasa tasarıları reddedildi.

Spears, Brezilyalı şarkıcı ve söz yazarı Yann’ın “Igual” şarkısı için destek verenler arasındaydı. Bu şarkı, Brezilya’daki LGBTİ+’ların maruz kaldığı şiddeti ve aşkın özgürlüğünü anlatıyordu.

Spears Love Letters to the LGBTQ Community’nin Billboard reklamlarında boy gösteren birkaç ünlüden bir tanesiydi. Şarkıcı aynı zamanda el yazısıyla bir not yazdı. “Sizinle bir sırrımı paylaşacağım. Beni yükselttiğinizi görüyorsunuz. Bu sarsılmaz bir sadakat… Sizin hikayeleriniz bana ilham veriyor, beni neşelendiriyor ve oğullarımı daha iyi bir insan yapmamı sağlıyor.”

Orlando’nun Pulse gece kulübünde gerçekleşen 2016 katliamından sonra Spears ve diğer sanatçılar bir araya gelerek ‘’Hands’’ başlıklı bir müzikal proje yayınladı. Bu parçadan Equality Florida, the LGBT Community Center of Central Florida ve GLAAD da yararlandı.

Spears’ın Las Vegas’taki evinde tanışan bir eşcinsel çift tanıştıkları yerde evlendi. Pop ikonu bir kutlama videosuyla “Aşkınızın bir parçası olduğum için onur duyuyorum. Tebrikler!”. Spears, performansından önce çiftle bir araya gelerek mutlu çiftin evlenme iznini imzaladı.

Britney Spears’a LGBTI+ haklarını desteklediği için GLAAD ödülü verildi. Ödülü alırken “LGBTI+ topluluğu bana her gün ilham veriyor. Sizin bir parçanız olmaktan gurur duyuyorum ve herkes için eşitliği savunmaya devam edeceğim” dedi.

Spears Brighton Pride’da topluluğunun daveti ile sahne aldı. Etkinlikten önce şunları söyledi: “Bu yaz Brighton’da turneye çıkacağım için çok heyecanlıyım! Hatırlayacağım bir gece olacak ve tüm LGBTİ hayranlarımla şarkı söyleyip dans edeceğim için sabırsızlanıyorum.”

Kaos GL dergisine nasıl ulaşırım?

Bu yazı ilk olarak Kaos GL dergisinde yayınlandı. Dergiye; online aboneler dergi websitesinden ulaşabilir. Basılı halini edinmek isteyenler, kitapçılardan yeni sayıyı satın alabilirler. Dergiyi internetten satın almak için ise Notabene yayınları ile iletişime geçebilirsiniz. 

Sağ Popülizm sayısı

Kaos GL dergisinin 163. sayısı “Sağ Popülizm” dosya konusuyla yayınlandı. Derginin Kasım-Aralık sayısı, sağ popülist siyaset yapma biçimlerini inceliyor.

Dergide sağ popülist siyaset yapma biçimlerinin neye tekabül ettiğine, LGBTİ+ ve feminist hareketlere ve bu hareketlerin kaygılarına değiniliyor. Sağ popülist siyaset yapma biçimine karşı queer siyasetin olanakları değerlendiriliyor.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.