Medya

Bir hikâyedir herkeste kalan

Cuma, 28 Aralık 2018
Haber: Kaos GL

“Hikâye yazının değil, sözlü tarihin mirası”

İllüstrasyon: Legal Nomads

Karin Karakaşlı, Medya Okulu’nu Gazete Duvar’a yazdı:

“Hikâye anlatıcılığı ile başladık. Hikâye dediğin neoliberal, neokapitalist tahakküm zamanlarında her şey yalana, kanon anlatıya, resmi tarihe tahvil edilirken elde kalan yegâne hakikat ihtimali. Çünkü hikâyenin “Anlatılmayan bir şeyler var ve onu anlatacak olan da benim” diye haykıran bir iddiası var. Sesini duyurma, biricik varlığını ilan etme talebi. Varolma ve olduğu haliyle dünya üzerindeki yerini ayrımcılığa uğramadan, sözde empatilerle ambalajlamadan en çıplak haliyle ilan etme iradesi.

“Hikâye yazının değil, sözlü tarihin mirası. Toprağın, taşın, uluyan hayvanın dili. Muhatabını arayan bir emanet. O yüzden hikâyenin hakkı olan karşılıklı ve koşulsuz güven içinde yeşermek. Veren kadar alana sorumluluk yükleyen koca bir hayat dersi.

“Bana hikâye anlatma”, yani maval okuma, palavra sıkma deriz ya hani, sahici bir hikâye işte bu deyişe koca bir tokat. Hiçbir seferinde aynı anlatmayız bir hikâyeyi. Aynı da dinlemeyiz. Biz değiştikçe, hikâye de bu yeni bizi kapsayacak şekilde dönüşür.

“Öyle dönüştük işte. Hep birlikte. Birbirimize karıştık anlatıp dinledikçe. En salın, en samimi kelimelerimiz ararken. Duygu geçiren o kurguyu usulca inşa ederken. Sesimiz titrer, bedenimiz ses verirken. Oradayken her şeyimizle.”

Yazının tamamı için tıklayın.