Kültür Sanat

“Ayizi, kadınlara yayıncılığın o kadar da uzakta olmadığını gösterdi”

Cuma, 1 Şubat 2019

Ayizi Kitap’tan İlknur Üstün ve Aksu Bora bir rüyadan çıkıp gelen “Ayizi”nin yol hikayesini kaosGL.org’a anlattı.

Aksu Bora ve İlknur Üstün

Ankara’da 2010 yılında kurulan Ayizi Kitap, son yayımladığı “Kural Tanımayan Bir Moda Kılavuzu”nun ardından kapanacağını açıkladı.

Feminist yayınevi Ayizi, bu 9 yılda çoğu ilk kitabını çıkaran kadın yazarın sözünü okuyucu ile buluşturdu. Feminist ve LGBTİ+ hareket içinden hayata, mücadeleye, sanata, edebiyata dair kazandırdığı 63 kitabın ardından yayım hayatına son veren Ayizi Kitap’la feminist yayıncılığı ve Ayizi’nin yol hikâyesini konuştuk.

Ayizi’nin açtığı patika, yeni patikalara, yeni yollara imkân tanıyacak. Bu yeni yolları, imkanları Ayizi Kitap’tan İlknur Üstün ve Aksu Bora bir rüyadan çıkıp gelen* “Ayizi”nin macerasıyla birlikte kaosGL.org’a anlattı.

Nasıl yola çıktı Ayizi Kitap?

Aksu: Hayalini kurduğumuz ve hazırlık yaptığımız bir yıllık bir sürecin ardından yola çıktı Ayizi. Öncesinde Amargi’yi çıkarıyorduk ve o zaman fark etmiştik ki bir yayınevine ihtiyaç var… Çünkü güçlü bir feminist hareket mevcut ama hareketin bilgisini biriktirecek, metinlerini ortaya çıkaracak bir yayınevi yok. Dergi dışında duyduğumuz bir ihtiyaçtı bu. Kadınların yazmasını teşvik edecek, onların yazdıklarını bir araya getirecek…

İlknur: Küçük bir anektod anlatayım; Amargi’yi çıkardığımız dönemde, ülkenin çeşitli yerlerinden kadınların sesini dergiye taşıyorduk, onların anlatmalarını teşvik ediyorduk. Hayatında hiç yazmamış, yazıyı da çok zor, çok yukarıda bir yere koymuş bir kadın bize bir gün şöyle dedi: “Dergi elime geçince hemen kocamın ailesine gösterdim. Yazım çıktı dedim.”

Yani yazmanın çok güçlendirici bir yeri var kadının hayatında. Kendisini anlatmasında, hikâyesini ortaklaştırmasında… Biz de bir yayınevinde birleştirmek istedik bunu, ufacık teşviklerin açtığı yolu görmek, bunu deneyimlemek istedik.

“Feminizm böyle bir yolla da yapılabiliyor”

Yolda nelerle karşılaştınız? Nasıldı feminist yayıncılık?

Aksu: Heyecanlı bir şeydi. Biraz bildiğimiz bir şeyi daha net gördük; kadınların anlatacak çok hikâyesi var. Anlatırken yeniden kurup, güçlenecekleri bir yol var. Yolda karşılaştığımız biraz buydu.

İlknur: Biraz da dayanışmanın başka mecralarının da var olabileceğini gördük ve gösterdik. Feminizm böyle bir yolla da yapılabiliyor, dedik.

Aksu: Evet, feminist hareket için başka bir form aslında yayınevi. Dernekler, platformlar var ve her formun yarattığı başka bir etki var. Yayınevi, feminist örgütlenme deyince akla ilk gelenlerden değil, haliyle farklı oluyor. Ben feminist hareketin kendine yeni yollar açması gerektiğini düşünüyorum. O yolları çeşitlendirmek çok önemli; dergi, yayınevi, dernek, topluluk… Hepsi bir diğerinin yapamadığı bir şeyi yapıyor.

lknur: Yazının şöyle bir anlamı da var, kadınlar eşitlik mücadelesi verirken aslında değersizleştirilen emeklerinin ve sözlerinin mücadelesini veriyorlar. Değer üzerinden hiyerarşi kurulunca, kadın emeği, kadın sözü, kadının ev içi emeği değersizleştiriliyor. Yazı aynı zamanda değersiz kılınmış bu sözün değerini teslim etmekle de ilgili bir şey. Bu sözü kamusal alana taşıdığında, değer mücadelesini de vermiş oluyorsunuz.

Bu sebeple mi daha çok ilk kitaplı yazarları okuduk?

İlknur: Kesinlikle bu sebeple.

“Ayizi, kadınların dayanışmasıyla ayakta kaldı”

Feminist hareketle nasıl bir ilişkisi vardı Ayizi’nin?

Aksu: 9 yıldır yayım hayatına devam ediyor Ayizi, aslında Türkiye koşullarına rağmen bunca yıl kadınların sözünü taşıması bu dayanışmanın ürünü.

İlknur: Öte tandan dayanışma farklı biçimlerde gerçekleşti. Hem bir yayın çıkarmak sadece birinin yazıldığı bir şeyi matbaada basmak anlamına gelmiyor ki. Çok aşaması var; kitaplar üzerine düşünmek, kitap haline getirilebilecek şeyleri düşünmek, okumak, metin üzerinde düzelti yapmak, kafa yormak, tasarlamak, dağıtmak, kargolamak… Gerçekten çok aşaması var ve tüm bunlar kadınların el ele vermesiyle mümkün hale geldi. Amargi’de benzer bir deneyim yaşamıştık, Ayizi’ne de yansıdı o, kadın örgütleri, kadınlar kitaplarımızı aldılar, dağıttılar, bu kitaplardan beslenip kitaplarımızla ilgili yazdılar… Bu çok büyük bir dayanışma. Ayizi, kadınların dayanışmasıyla ayakta kaldı ama ülkenin ekonomik koşullarından azade olmak dayanışmaya rağmen mümkün değil ne yazık ki…

Aksu: Meselenin bir şu boyutu var. Kadınlar kendine çok yükleniyor. Ayizi’ni kapatma kararımızı açıklayınca ‘biz sizi yeteri kadar destekleyemedik, o yüzden’ diyorlar. Üzücü bu. Çünkü yapacaklarının fazlasını yaptılar. Niye dünyanın tüm yükünü sırtlanmaya hazırlar bilmiyorum. Hiçbir kadın bunu hak etmedi.

Kendine yüklenme biraz da toplumsal cinsiyetin dayattığı bir şey olsa gerek…

Aksu: Evet tabi, her kadının hakkı var 9 yıllık yayım hayatımızda. Kimse kendini öyle kötü hissetmesin.

“Ayizi, kadınlara yayıncılığın o kadar da uzakta olmadığını göstermiş oldu”

Ekonomik kriz yüzünden mi kapanıyor Ayizi?

Aksu: Tamamen ekonomik krizi. Sadece kâğıdın fiyatı artmıyor aynı zamanda her kalemin fiyatı artıyor. Dağıtım, kargo, matbaa… Bunu kitabın fiyatına yansıtmanız lazım. Halen gücünü zorlayarak da olsa kitap almayı sürdüren bir grup okur var, onlar da nereye kadar dayanabilir?

İlknur: Pdf’sini çıkarın diyenler de oldu. Anca e-kitabın vergisi de %18. Bu “yayınlama” demenin başka bir biçimi. Çünkü hiçbir şey yapmasanız dahi stoktan vergi ödüyorsunuz. İşte bu koşullara rağmen devam edebilmek dayanışmanın ötesinde bir şey gerektiriyor.

Ayizi’nin yolundan yürümek isteyenlere ne söylersiniz?

Aksu: Bu iş için çok büyük bir para gerekmiyor. Biz sıfır para ile başladık.

İlknur: Hakikaten, ceplerimizden 150’şer lira filan birleştirmiştik. (gülüyoruz)

Aksu: Elbette şu koşullarda çok kolay diyemeyiz. Ama biraz cesaret gerekiyor.  Feminist hareketin de feminist yayıncılığın da tek bir yolu yok, onu tekrar hatırlatayım. Güldünya da feminist yayıncılık yapıyor, biz bu alanda tek de değildik. Özetle şunu söyleyebilirim, keşfedilecek çok yolumuz var. Denemek lazım. Ve bu iş hala sahibini bekliyor.

İlknur: Diğer yandan yapılabilen her iş, onun yapılabileceğini gösteriyor. Ayizi, kadınlara yayıncılığın o kadar da uzakta olmadığını göstermiş oldu. Kadınlar için tüm işler öyle aslında, çok zor olduğunu düşündükleri ya da öyle düşündürüldükleri bir işi yapıyorlar ve onun yapılabilirliğini gösteriyorlar. Bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz.

*Ayizi Kitap ismini Aksu Bora’nın gördüğü bir rüyadan alıyor.

* *Ayizi Kitap’ın sıcak ofisi bir süre daha açık olacak. Tüm Ayizi kitaplarını ofisi ziyaret ederek satın alabilir ve ekiple sohbet etme imkânı yakalayabilirsiniz.