Kültür Sanat

Türkiye’de queer yayıncılık: Sel Yayıncılık anlatıyor

Pazartesi, 11 Şubat 2019

Sel Yayıncılık, “Queer Düş’ün Serisi”ni ve Türkiye’de queer yayıncılığı kaosGL.org okurlarına anlattı.

Görsel illüstrasyonu: Sapna Satyanarayana

Yayıncılığa queer bir yaklaşım getirmek, iktidar olanı ve normativiteyi tartıştıran yayınları okuyucu ile buluşturmak, queer teori ve pratiğin olmazsa olmazlarından. Bu heyecanla yayıncılık hayatını sürdüren Türkiye’den queer yayıncılık örneklerini KaosGL.org okuru için derledik.

Bu mini derlemenin bir benzerini farklı ülkelerden queer yayıncıları bir arada topladığımız başka bir yazı dizisinde bir araya getirmiştik. Bu defa Türkiye’den yayıncılarla görüştük ve bu seriyi hazırladık.

Pazartesi günleri yayımlanacak bu dizi ile yeni yayınlarla tanışmanın yanı sıra ilham alarak mücadeleyi ortaklaştırmanın imkânlarını yeniden gözden geçirmeyi umuyoruz. Yazı dizimizin bu hafta konuğu Sel Yayıncılık.

Sel Yayıncılık “Queer Düş’ün Serisi” adı altında Virginie Despentes’in “King Kong Teori”, Sara Ahmed’in “Mutluluk vaadi” ve “Duyguların Kültürel Politikası”, Judith Halberstam’ın “Çuvallamanın Queer Sanatı”, Monique Wittig’in “Straight Düşünce” ve ayrıca “Queer Temaşa”, “Fetiş İkâme” ve “Queer Tahayyül” derlemelerini yayımladı.

Kadın Kitaplığı ve LGBTİ kitaplığı’nın ardından queeri ayrıca ele almak gerektiğini düşünen Sel, queer yayıncılığı ve kitaplarının etkisini kaosGL.org okurları için anlattı. Sel queer gündemde “bir nebze katkımızın olduğunu bilmek bizler için gurur verici” diyor.

“Queer özgürleştirici yepyeni bir varoluş biçimi”

Queer Düş’ün nasıl ortaya çıktı?
Sel Yayıncılık olarak kuruluşumuzdan bu yana dünyada ve Türkiye'de karşılık bulan toplumsal hareketlerin, akademik tartışmaların ve sokağın sesine kulak kabartmaya çalışıyoruz.

Bu doğrultuda farklı konuları merceğe alan yayın dizileri oluşturarak literatüre katkı sunma çabamız devam ediyor. İlk etapta Kadın Kitaplığı ve LGBTİ kitaplığı bu çabaların ürünü olarak doğdu.

Queer, feminist mücadele ve LGBTİ hareketi bağlamında gündemimize girdikten sonra, queer'i bu başlıkların ötesinde, kendi özgül durumuyla ele alınması gereken, sınırları son derece geniş, özgürleştirici yepyeni bir varoluş biçimi olarak algılamaya başladık ve queer'i diğer konu başlıklarıyla ilişkisinin ötesinde, tamamen bağımsız bir şekilde  ele alma zorunluluğu hissettik. 

Kulaktan kulağa, okurdan okura…

Queer yayınlarınız Türkiye'de yeni tartışmalara vesile oldu mu? 

Queer farklı çevrelerin mücadeleleri ve talepleri doğrultusunda bir gündem oluşturdu, bunda bir nebze katkımızın olduğunu bilmek bizler için gurur verici.

Hiç beklemediğimiz çevrelerden (bilhassa fuar gözlemlerimize dayanarak) bu seriye dönük yoğun bir ilgi gözlemledik. Baskı ve sansüre rağmen seride ikinci baskıyı yapan kitaplarımız var. Hâlâ bir dip akıntısı şeklinde “Queer Düş'ün”deki tüm kitaplar kulaktan kulağa, okurdan okura yayılarak karşılık bulmaya devam ediyor. Farklı yayınevlerinin, dergilerin ya da internet mecralarının queer başlığını gündeme almaları da bizleri mutlu ediyor. 

İlgili haberler:

Türkiye’de queer yayıncılık: NotaBene ve Kaos GL’nin “Queer Seri”si nasıl başladı?