Kadın

“Edebiyat biraz da gidenleri geri çağırmak!”

17 Mart 2019

14. Kadın Kadına Öykü Yarışması ödülleri ipotek konulan sözlere, aşklara ve dostluklara sahip çıkıyor.

Fotoğraflar: Yıldız Tar / Kaos GL

“Bir dostluktan neler doğar” temalı 14. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın ödül töreni dün (16 Mart Cumartesi) yapıldı.

Törenin sunuculuğunu üstlenen Zeynep Kalaç açılış konuşmasında, Ankara Valiliği’nin LGBTİ+ etkinlik yasağını hatırlattı ve “Bu yasakların etrafından, altından, üstünden geçerek kendimize yeni yollar yaratıyoruz. Bunları da aslında dostlarımız ile yaratıyoruz” dedi ve “Yaseminli Rujlu Kocaman Yalan” öyküsü ile özel ödülü kazanan Ceren Avşar adına ödülü alması için Kaos GL’den Aylime Aslı Demir’i sahneye davet etti.

Demir, Ceren Avşar’ın öyküsünü sahnede okudu ve ödülü törene katılamayan Avşar adına aldı.

“İyileşmeye başladığımız bir anlatı”

Kalaç, “tek başımıza yaşasak da sonrasında hayatımıza girenler ile iyileşmeye başladığımız bir anlatı” olarak tanımladığı “Yara” öyküsü ile özel ödüle hak kazanan Umut Erdem adına ödülü alması için gazeteci Sibel Yükler’i sahneye davet etti. Ödülü Kaos GL kadınları takdim etti.

Sibel Yükler, Umut Erdem'in hazırladığı konuşma metnini okudu: “Dostluğun kendisi, pek çok formuyla beni düşündüren bir mesele. Neden hayatımda kesintiye uğradığını hatta layikiyle varolamadığını çok düşünüyorum. Bu düşünme hali de beni hakkında bir kurmaca hikaye yazmaya itti. Dostluğun benim için ne olduğunu, ne olabileceğini ifade etmeme fırsat sunan bu yazma anı, iyileştiriciydi. Yazmanın iyileştirici, dönüştürücü, temas kurucu, biraraya getirici, tahayyüler okyanusunda kulaç attırıcı gücüne sığınıyorum, kurmaca yazma konusunda bebek adımlarını atan biri olarak bu yarışmanın verdiği cesarete ve teşvike tutunuyor, gücüm el verdiğince kapınızı çalacağımı ilan ediyorum.” 

Keşifler getiren dostluk

Kalaç, “Mektup” öyküsü ile özel ödül kazanan Aslı Koruyucu’yu sahneye, “Kendimizi keşfetmemizi sağlayan dostlukların örneği” diyerek davet etti. Aslı Koruyucu’nun ödülünü Sappho’nun Kızlar’ından Oya Burcu verdi.

“Ayizi Yayınevi cesaret verdi”

Son özel ödül “Sıcak” öyküsü ile Nevin Yıldız’ın oldu. Yıldız’ın ödülünü Yazar Pelin Buzluk takdim etti. Yıldız ödül alırken konuşmasında şunları söyledi: “Dost kalmakta, dostluk kurmakta zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Bu dönem en çok kadın kadına dostluğu etkiliyor. Tam bunun üzerine düşünürken yarışmanın çağrısını gördüm, kendime güven sorunu yaşıyordum, bu yaştan sonra yazar mı olacağım diyordum. Ama Ayizi Yayınevi vardı, benim yaşımda ve benden daha büyük yazarların ilk kitaplarını yayımladığını biliyordum, bu bana çok cesaret verdi.”

Ödülü takdim eden Pelin Buzluk da “Bu sene yine çok zor oldu öykü seçmek, birbirinden güzel öyküler vardı, bu öykü benim en sevdiğim öykülerden biriydi. Mahalle baskısına, evde, okulda, ailedeki baskıya rağmen aşkı içinde yaşayan iki kadının birbirine sokulması, zorlu bir yoldan geçip gizli yerlerine gitmeleri… Bir sığınak yaratmış olmaları… Çok güzeldi. Dahası anlatıcının kendini keşfediyor olması çok güzeldi, umarım yazmayı sürdürürsünüz” dedi.

“Ne mutlu aşığım diyenlere, ne mutlu aşk aşktır diyenlere”

Kalaç’ın “Zebra Kek” isimli öyküsü ile üçüncülük ödülünü alması için sahneye davet ettiği Ayşe Nilay Özkan’a ödülünü ise Yazar Belma Fırat verdi.

Özkan, çok sevdiği yazarların bulunduğu bir jüriden ödül almanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu belirtti ve “Hikâyemdeki gönül bağı dostlukla atıldı ama gerçekte bu bağı yaşamak çok zor. Cesaret ve mücadele gerekiyor. Bunu yapabilenlere ne mutlu diye düşünüyorum, ne mutlu aşığım diyenlere, ne mutlu aşk aşktır diyenlere” dedi.

Ödülü veren Belma Fırat da şunları söyledi: “Öyküde geçen zebra kekin yarattığı görsel imge ile öykünün içindeki fikir çok örtüşüyordu. Teknik olarak da başarılı bir öyküydü. Dostlukta bizi buluşturan çok unsur var. Farklılıklarımızda var bunun içinde ama bu farklılıkları zebra kekte olduğu gibi birbiri içinde eritmeye çalışmadan yan yana durması bu güzelliklerin dayanışma ile birlikte hayatta kalabilmesi çok önemli.”

İlk kayba gitmek…

Yarışmanın ikincilik ödülü “Kuşlar ve Gar” öyküsü ile Gülizar Aytekin’in oldu. Gülizar Aytekin öyküyü 2010 yılında İstanbul Bakırköy'de çalıştığı menkul kıymetler şirketine emekli bir polis tarafından düzenlenen silahlı saldırıda öldürülen arkadaşı Sevgi Sabire Yaman’a yazdığını söyledi. Gülizar Aytekin’e ödülünü Yazar Karin Karakaşlı verdi.

Karin Karakaşlı ödülü verirken, “Bir saldırı, bir ölümle yeniden karşılaştığınızda hemen ilk kayba gidersiniz. Kuşlar ve Gar öyküsü de ilk kayba giden bir öyküydü, herhalde edebiyat biraz da gidenleri geri çağırmak demek” diyerek ödülü Aytekin’e takdim etti.

“Dostluktan kaçamayız”

Yarışmanın birincilik ödülünü “Arzu’nun Yaşamı” öyküsü ile Tuğçe Tüfeng aldı. “Dostluktan kaçınamayız” diyerek ödülü alan Tüfeng, öyküyü trans ve bir dönem seks işçiliği yapan yan komşusuna hitaben yazdığını söyledi. Tüfeng’in ödülünü Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen Akademisyen Süreyya Karacabey takdim etti.

Süreyya Karacabey, “Yarışmaya katılan pek çok öyküyü zevkle okuduk, Tuğçe’nin öyküsünde bir fark vardı, dostlukla, cinsiyetin yara gibi yaşlandığı bir ülkedeyiz. LGBTİ+’lar dostluğu heteroseksüellerden daha fazla dostluğu deneyimlemek zorunda, çünkü hayat onlara dayanışmadan başka hayat bir şans bırakmıyor. Tuğçe’nin öyküsünü seçerken bunu çok iyi hissettirdiği için hiç tereddüt etmedik, tüm translara selam olsun” dedi.

14. Kadın Kadına Öykü Yarışması ödül törenin ardından yarışma jürisinin ve kazanan yazarların katılımıyla gerçekleşen forumla devam etti.

İlgili haber:

14. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın sonuçları belli oldu