Gökkuşağı Forumu

Dostluk sayısına ithafen: Lubunya dostluklarımız

Çarşamba, 27 Mart 2019

Kaos GL Dergisi’nin “dostluk” sayısını alınca çok mutlu oldum. Nereden nereye diye iç geçirirken, dergiyi okudukça içim açıldı. Dergiye yazmak için geç kalsam da, kaosgl.org’a yazmak için geç değil.

Lubunya dostluğuna ilişkin “En iyi arkadaşın gey/lezbiyen ve belki sana söyleyemiyor!” pankartı Legato ODTÜ’nün 2002 bahar şenliklerinde en çok ilgi çeken pankartlarından biriydi. LGBTİ+’ların görünür olamadığı zamanlarda insanlara şunu söylüyordu bu pankart: En yakın arkadaşının belki de kendine ait, seninle paylaşamadığı bir şeyi var ve bunu paylaşamama gerekçesi de senin heteronormatif algıların, homofobin. Bu pankartın Kaos GL’nin Pazar ve sonrasında Perşembe günleri yaptığı güçlenme toplantılarındaki karşılığı ise “cinsel yönelimimizi, cinselliğimizi paylaşamadığımız arkadaşlarımız gerçekten bizim ‘en yakın arkadaşlarımız’ olabilir mi” sorusuydu. Kendinize ait bu kadar büyük bir şeyi sakladığımız, hetero taklidi yapmak zorunda kaldığımız arkadaşlarımız gerçekten bizim arkadaşlarımız mıydı?

Açılma üzerine yaptığımız güçlendirme toplantılarında ‘arkadaşlık’ mevzusuna tekrar tekrar dönüp dolaşır gelirdik. Bir kısmımız “bize en yakın arkadaş” muamelesi çeken arkadaşlarımıza aşık olurdu ya da aşık olduğumuz için arkadaşlığımız adlandırılamayıp en yakın arkadaş statüsü kendiliğinden gelirdi. Ben dahil birçok lubunya için bu statü bronz madalyaya denk düşerdi, biz bir adım ötesini isterdik ama o adımın ötesine geçemezdik. “Arkadaşlık hukuku” da bunu gerektirirdi. Arkadaşlık ablukasını kırıp açılma halimiz ise gerilimli olsa da sonunda gerçek ilişkilere bizi götüren bir sürecin başlangıcı olurdu.

Tabii arkadaşlık; aşkımızı, cinsel yönelimimizin üstünü örten duygularımızı muğlaklaştıran bir şeye de dönüşüyordu. Ailelerimiz ve üçüncü kişiler için “onlar yakın arkadaş” vurgusu ile sevgilimizle ilişkimizin üstüne bir örtü örtülür sadece kendimiz değil, aşkımız da heterolaşırdı. Bu, dönem dönem bizim de açılmaya cesaretimiz olmadığı zamanlarda ailelerimize söylediğimiz minik yalanlardan biri olurdu. Aslına bakarsak bu “arkadaş kisvesini” aileler, lubunyalar birlikte yaratırdık sonra da sıkılırdık, bunalırdık. Tekrardan açılamamanın zor olduğuna dair kafa patlatmalara dönerdik.

Görsel: xXnicoleXx9

Benim harekete dahil olduğum 2000 yılı öncesinde ve sonrasında dergide dönem dönem karşımıza çıkan “arkadaşlık” meselesi üzerine kafa yormalarda; ailelerimize anlatamadığımızda ve cinsel yönelimimizi, cinsiyet kimliğimizi özgürce yaşayamadığımızda arkadaşlarımızın dayanışmasıyla kuracağımız alternatif ailelerimizin bizi güçlendireceği vurgusu ile arkadaşlığın seçilmiş aile olduğunu söylerdik. Kan bağına arkadaşlık ilişkisinden daha fazla bir değer yüklememek gerektiğini birbirimize telkin ederdik.

Lubunya arkadaşlığının ise kendimizle barışmaya başlamanın evrelerinden biri olduğunu düşünüyorum. Bir lubunya arkadaşımız olması bizi kendiliğinden güçlendirirdi. Ailelerimize söyleyeceğimiz minik yalanları meşrulaştıran birinin olması, yıllarca kendi kendine konuştuğun meseleleri başka biriyle konuşuyor olmanın kendisi insanı özgürleştiriyor. Lubunya dostluğu; bir başkasıyla paylaşamadığın her şeyi paylaşabileceğin ortak bellek alanına benziyor. Bazen kendi kendine konuştuğun ama sonrasında hatırlamak istemediğin şeyleri bile konuşabildiğim, bazen anne – kız gibi dertleştiğim, anlatmak istediğim konunun etrafında dolandığım ama karşı tarafın benim derdimin ne olduğunu anladığı, bazen de “abla sen denyo musun” diye tokadı bastığı bir dostluğa dönüşme potansiyelini taşıyor.

*1994 yılından beri yayın hayatını sürdüren Kaos GL dergisinin 165. sayısı “Dostluk” dosya konusuyla yayınlandı. Derginin Mart-Nisan sayısı “birlikte eylemenin ahlakını nasıl kuruyoruz” sorusunun peşine düşüyor.

Dergiye; online aboneler dergi websitesinden ulaşabilir. Basılı halini edinmek isteyenler ise önümüzdeki haftadan itibaren kitapçılardan yeni sayıyı satın alabilirler. Dergiyi internetten satın almak için ise Notabene yayınları ile iletişime geçebilirsiniz. 

**KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.