Yaşam / Cinsellik

Heteronormativite: tanımı, toplumsal örnekleri ve neden LGBT+ topluluğuna zararlı olduğu üzerine

Cuma, 12 Nisan 2019
Haber: Kaos GL

Yiğit E. Korkmaz, Tijen’in PinkNews’taki yazısını KaosGL.org için Türkçeleştirdi.

Heteronormativite toplumun “kabul edilebilir” tek cinsel yöneliminin heteroseksüellik olduğuna dair inanışa verilen isimdir.

Toplumsal normları takip ederek hangi cinsiyet rollerinin “standart” olduğunu tanımlar.

Merriam - Webster tarafından heteronormativite tanımı “cinselliğin tek normal ve doğal ifade biçiminin heteroseksüellik olduğuna dair bir tavır” olarak yapılır.

Diğer yandan standart olanın karşı cinsle ilişki içinde olan cisgender (cinsiyet kimlikleri doğumda atanan cinsiyeti ile uyumlu kişiler) bireyler olduğuna dair bakış açısından da beslenir. Bu düşünce biçiminin zihinlere çeşitli heteronormatif toplumsal baskı araçlarıyla yerleştirildiği söylenebilir.

Bu sebeple insanlar genel olarak LGBT bireylerin sadece kafası karışmış ya da geçici bir dönemden geçen kişiler olduklarına inanırlar, özellikle de bir LGBT+ bireyin dışardan görünüşü zihinlerindeki klişelerle uyuşmadığında. Bu yaklaşımla en çok karşılaşanlar arasında “femme” ya da “lipstick” lezbiyenler yer alıyor.

Bu durum, kişilerin kendilerini toplumun kabul edilebilir bulduğu alanın dışında hissetmesine sebep olmasından dolayı LGBT+ topluluğa zarar vermektedir.

Heteronormativitenin toplumsal etki ve örnekleri

Evlilik üzerine geleneksel bakıştan tutun dine, sinemaya ve hakim medyanın haberler, reklamlar ve tanıtımlar gibi kollarına kadar hayatımızın her yerinde heteronormativitenin topluma dair varsayımları ve bunun yarattığı baskı görülebilir. Bu durum bir anlamda neden bu kadar heteronormatif bir toplumda yaşadığımızı açıklamakta.

Örneğin klasik bir heteronormatif senaryoyu inceleyelim: Kocası işe giderken çocuklarıyla evde kalan kadın.

Bu örnek yalnız çoğu film ve sit-com’un standart senaryosu değil, yakın bir zamana kadar evlilik ve cinsiyet rolleri üzerine klasik bakışı da özetliyordu.

Heteronormativite, ilişkiler ve evliliğin karşıt cinsiyetlerden bireylere uygun olduğu varsayımından yola çıkar. Bu durum bazı LGBT+ bireylerin evlilik fikrinden soğumasına yol açmakta.

Vogue dergisi geçenlerde “Romantik komediler oldukça heteroseksüel ve heteronormatif.” şeklinde bir açıklamada bulundu.

İşaret edilen durum heteronormativitenin ne kadar etkili olduğuna dair çok güzel bir örnek. Romantik komediler sinema dünyasının en popüler türlerinden biri olmasına rağmen bu türe ait çok az filmde heteronormatifliğin dışında bir anlatım biçimine rastlanır.

Bu filmlerde sıklıkla bir cis erkeğin, yani güçlü bir sağlayıcının, zor durumdaki güzel bir dilber olan cis kadınla birbirlerine aşık olmaları teması işlenir. Neyse ki farklı faklı anlatımlara sahip çok başarılı LGBT filmler ve lezbiyen romantik komediler de var.

Okuyucularımızın bizden tavsiye istediği Ask the Aunties'in bir bölümünde, lezbiyen bir okuyucumuz, kendisinin evliliği fazlasıyla heteronormatif bulduğunu ancak sevgilisinin sıklıkla evlenmek istediğini ve bunun kendisinde bir ikileme yol açtığını dile getirdi.

Heteronormativite “normal” evliliğin kadın ve erkek arasında olması gerektiği varsayımının yanında, bireylerin hayatları boyunca sahip oldukları cinsel organlara göre belli kategorilere düştükleri inancını da taşımakta.

Pek çok Batı ülkesi müfredatında, heteronormatif hayat çocuklara öğretilmekte. Diğer bir yandan da dünyanın pek çok ülkesinde de bu durum eğitim reformlarıyla değiştirilmekte.

Şu anda heteronormatif bir toplumda yaşadığımız bir gerçek, ancak hukuk reformları ve okullar, sinema ve medya yoluyla her gün artan LGBT+ farkındalığı değişimi de beraberinde getiriyor.

Yakında LGBT+ topluluğuna zarar veren tüm algı ve normları değiştirebileceğiz.

*Not: Yazının orijinalinde LGBT+ kısaltması kullanıldığı için çeviride de aynı kısaltmayı koruduk.