Gökkuşağı Forumu

Bu cinsiyetçi bir karikatür mü?

16 Nisan 2019

Bir karikatürün cinsiyetçi, homofobik, bifobik, transfobik olduğunu nasıl anlarız ve bunu anlamak eşitlik mücadelesinde bize nasıl bir alan yaratır? Okumakta olduğunuz yazı bu iki soruya yanıt arayacak.

Gerek kendi çalışmalarımda gerekse Kaos GL ile birlikte yürüttüğümüz “queer karikatür” atölyelerinde cinsiyetçi, ayrımcı komiği ifşa etmek ve mizahı, karikatürü özgül anlamına yaklaştırmak için “nasıl bir mizah” sorusu öncelikli gündemimiz.

Karikatürde kadın ve LGBTİ+ karakterler ile onların anlatılarının yokluğu, anaakım komiğin cinsiyetçi ve ayrımcı olduğu, aksi ve güçlendiren örnekleri daha önceki yazı ve atölye haberlerimizde sıklıkla paylaştık. İlgilenenler için yazının altında ilgili haberleri ekleyeceğim.

Gelelim bu yazıda yanıt arayacağımız iki sorudan ilkine: Bir karikatürün cinsiyetçi, homofobik, bifobik, transfobik olduğunu nasıl anlarız? Bu soruya yanıt vermek bazı örnekler için çok kolay. Cinsel şiddetin meşrulaştırıldığı, taciz ve tecavüzün komik unsurlarla bir arada çizildiği, doğrudan ayrımcı ifade ve sembollerin yer aldığı kimi işler için karar vermek oldukça kolay.

Mesela bu karikatür…

Bir kişinin, rızanız dışında (bdsm pratiklerinin dışında) size vurduğunu düşünün, ne yaparsınız? Güler misiniz yoksa karakola mı gidersiniz ya da özsavunma ile kendisini etkisiz hale mi getirirsiniz? Oysa bu çizim komik olduğu düşünülerek Uykusuz tarafından yayımlanmış. Komik olamaz mı? Elbette cinsiyetçi kişiler ya da bu konuda farkındalığı olmayan kişilere gülünç gelebilir ancak bunun mizahla ilgilisi yoktur. Mizahın yaralayan yüzü egemene, güçlüye, sömürene dönüktür. Her gün 3 kadının erkek şiddeti ile öldürüldüğü bir toplumda komiğini kadına şiddetten yana kullanmaz karikatür!

Stereotipin yer aldığı her karikatür ayrımcı mıdır?

Peki ya bu karikatürde olduğu kadar ortada olmayan, görünmeyen bir ayrımcılık olduğundan endişeliysek nasıl okuyabiliriz bir karikatürü?

Elimizde sihirli değnek olmadığı gibi ölçüm yapmaya yarar bir cetvel yok… Bu yokluğun sebebi ise kanımca “henüz düşünülmemiş” olmasından değil karikatürün de bir tanımla sabitlenemeyeceğinden. Yani, mizah idealize edilemeyeceği gibi, büsbütün kuraldan yoksun değildir işte tam da onun bu ikili yapısı eleştirel karikatür okurunun işini bir hayli zorlaştıracak.

Diğer yandan bu zorluk yalnızca karikatüre has değil, hali hazırda bir makale, köşe yazısı ya da bir eserdeki ayrımcı söylemi kategorize etmek de bir hayli meşakkatli. Kimi yazında ayrımcılık içeren ifadenin, nefret söylemi mi yoksa ayrımcı ifade mi olduğunu net ifade edebilmek için uzun bir zaman düşünmek gerekebiliyor. Birbirinin içine giren, birbirini besleyen bu ifade biçimlerine karikatür gibi hiciv sanatında rastlamak işi biraz daha karmaşık hale getiriyor.

Bu durumda ben kendi kullandığım metodu meraklılarıyla paylaşmak istiyorum. Karikatürde ilk dikkat ettiğim husus stereotiplerin nasıl inşa edildiği. Levent Cantek ve Levent Gönenç “Muhalefet Defteri: Türkiye’de Mizah Dergileri ve Karikatür” kitabında, stereotiplerin önyargıları oluşturduğuna dikkat çekiyor ve karikatürcülerin stereotip aracılığıyla bilinçli ya da bilinçsiz toplumsal cinsiyet kalıplarını ürettiğini ifade ediyor.

Peki, sterotipler neden kullanılıyor? Çünkü sterotipler karikatür okuyucusunu doğrudan yakalar ve mesajı iletir, bu gerekçe ile günümüzde de çizerlerin vazgeçilmez aracı. Bir soru daha karikatürde kullanılan tüm sterotipler ayrımcı bir mesaj mı iletir? Yanıtım hayır, en azından gördüğüm birçok örnek ayrımcılık mesajı içermiyor. Mesela buraya bir bakalım:

Karikatürde bir “solcu” stereotipi işleniyor. Peki, ayrımcı mı? İşlerimde daha çok patronlarla kafa bulmayı tercih etsem de yine de bu karikatür ayrımcı değil…

Çizimin önermesine bakmak

Karikatüre bir araştırma nesnesi olarak yaklaşmaya çalışmanın kendisi de mizahın konusu olabilir elbette ama ben bu ısrarımı sürdürüp devam ediyorum, stereotip ne zaman ayrımcı, cinsiyetçi ya da nefret söylemi üreten bir işleve bürünüyor? Yanıtım çizimin önermesi ile ilgili. Örnekle devam edelim. Bu karikatürdeki “süslü” kadın stereotipi karikatürde şu önerme ile birleşiyor: “Erkek tarafından beğenilmeye muhtaç bir kadın” ve “iktidar konumunda olan, ilişkinin ve karikatürün öznesi olarak çizilen erkek karakter.”

Çizimin önermesine ise şu sorularla bakmak gerektiğini düşünüyorum:  Bu çizimde kadın ya da LGBTİ+ karakter değersizleştiriliyor mu? Bu iş benzer kadın ve LGBTİ+'ları küçük düşürüyor mu? Bir cinsiyet kimliğinin ya da yönelimin haklarına saldırıyor mu? 

Perker'in işi

Oysa bir stereotip hiçbir önerme içermeyebilir… Ne zamandır yazmayı düşünüp ertelediğim bu yazıyı yazmama da vesile olan Emirhan Perker’in sosyal medyada tartışılan işi.

Perker Kafa Dergisi’ndeki bu köşesinde tüm insanları bir sterotip içinde resmediyor, kır düğünü, ev sahibi, grafiker… Bunu da sadece kadın cinsiyeti üzerinden kurmuyor. Mesela aynı köşeden bir başka işi…

Tartışılan işe dönelim. Beni rahatsız eden ne var bu işte? Karakterin akşam çimlerden uzak kalacağı için bir tutam ot koparması mı? Yoksa “kedili kadın” sterotipi mi? Ya da “cinsiyetçiliğe karşı sert bakışlar” mı? Her stereotip gibi, aşırı bir abartı ile ‘bir örnek’ tasarlanmış bir karakter. Varsayılan bir karakter… Peki, önermesi ne? Bu çizimde bu karakter değersizleştiriliyor mu? Bu iş benzer kadınları küçük düşürüyor mu? Bir cinsiyetin haklarına saldırıyor mu? Bu ve benzeri sorulara bulduğum yanıt “hayır” oldu.

Karikatürün sorumlu olmadığı alan

Şimdi müsaadenizle ikinci soruya şöyle bir başka sorula geçiş düşünüyorum: Bu karikatüre ve benzerlerine “cinsiyetçi” dersek ne olur?

Karikatür ve mizahın etik sorumluluğu olduğunu bu yazıda da öncekilerde de ifade ettiğim için hızlıca karikatürün sorumlu olmadığı yere gelmek istiyorum. Karikatür her zaman duymak istediklerinizi size söylemez, politik doğrucu değildir, slogan atmaz.

Bu onun politik olmadığı manasına gelmesin, politiktir yalnızca bunu ifade biçimi toplumun onayladığı biçimde olmak zorunda değil. Bu sebeple karikatüre dair eleştirel okuma (feminist, sınıfsal, ekolojik vs.) yaparken karikatürün sorumlu olduğu yerler kadar onun ehliyetinin olmadığı alanı da hesaba katmamız gerekiyor.

Her stereotip taşıyan karikatürün ayrımcı olduğunu söylemenin en mühim tehlikesi sanıyorum ki neşemizi kaybetmek… Bu asla cinsiyetçi bir işi “komik” öğeleri olduğu varsayılarak onu “cinsiyetçi” sıfattan çıkaralım manasına gelmez, aman ha! Sadece üzerinde düşündüğümüz konunun kendine has özelliğini, yapısını göz ardı etmemek gerektiğini ve hakkaniyetli bir eleştiri için çizimin önermesine bakmayı önerdiğim anlamına gelir.

Karikatür eleştirisini ezberlerden uzak tutmak

Asıl sorumuza dönecek olursak, eleştirel karikatür okuması bize nasıl bir mücadele alanı kazandırır?

Neye güldüğümüzün politik olduğunu ve bu politikanın da cinsiyetçi, türcü, ikili cinsiyet üzerinden örgütlendiğini iyi biliyoruz… Eşit bir dünya için mücadele edenlere göre mizah ve karikatür hem hayatta kalma aracı hem de mücadele alanı olabilir.

Bunun en güzel örneklerinden biri bu yazı yazılırken Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencileri tarafından hayata geçti. ODTÜ Rektörlüğü’nün 33. Uluslararası Bahar Şenliği’ni iptal etmesinin ardından Rektör Verşan Kök’ün şenliğin “LGBT, Marksist, Aşırı Sol, HDP’li gruplar” nedeniyle iptal edildiğini iddia etmesi ve öğrencilerin traktör istediğini ileri sürmesi üzerine bugün kampüste öğrenciler 3 boyutlu bir karikatür olarak niteleyebileceğimiz bir traktör maketi ile eylem yaptı.

Üzerinde orak çekiç ve gökkuşağı bayrağının yer aldığı traktör maketi için öğrenciler “LGBT, Marksist, aşırı sol, HDP traktörümüzü de aldık da geldik” diyor…

Özetle karikatürün, mizahın ucu bucağı, tek bir yöntemi, aracı yok. Benzer şekilde mizah ve karikatür üzerine eleştirel okuma yapmanın da tek bir yöntem ve aracı yok. Ancak mizaha ve karikatüre yönelik eleştirel okumadaki belki de bizi en çok yanıltacak yöntemin kalıp yargı ve ezberlerle yapılacak bir eleştiri olduğunu düşünüyorum.

Ve elbette stereotiplere sıkışmayan, gücünü “öteki” olandan alan bir mizah mümkün!

*KaosGL.org Gökkuşağı Forumu’nda yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Yazının KaosGL.org’ta yayınlanmış olması köşe yazılarındaki görüşlerin KaosGL.org’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

İlgili haber:

“Biz burada kara mizah yapıyoruz”

Karikatüristler #17Mayıs için çizdi

‘Mizah dergileri yalnızca iki cinsiyet ve bir tek cinsel yönelim var gibi yayın yapıyor’

Kuir Karikatürler: Hayret Ya Baya Da Var Gibiyim!

Karikatür dergilerinin kapaklarında kadın ve LGBTİ temsili

“Mizahın iktidar olanla sorunu vardır, mağdurla değil”

“Cinsiyetçi, homofobik, transfobik komiği toplumsal hareket değiştirecek”

Queer çizgiler buluştu

Ayna önündeki kadın bir espri patlatamaz mı?

Soğuk savaş, soğuk espri: 1950 yılından cinsiyetçi karikatür