Medya

Diyanet’in dilinden nefret damlıyor!

Çarşamba, 31 Temmuz 2019

 

Homofobik ve Transfobik Nefret Söyleminin Temmuz Ayı İnternet Seyrine Diyanet ve KADEM’in LGBTİ’lere dönük cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemlerini aldık. 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Konya'da düzenlenen 8. Yurtdışı Din Hizmetleri Konferansı’nda sarf ettiği homofobik nefret söylemiyle yetinmeyen Diyanet, ülke genelindeki camilerde okuttuğu nefret ve ayrımcılık dolu ifadelerden oluşan hutbe ile LGBTİ’leri hedef gösterdi.

Medya çalışmaları kapsamında sosyal medya mecrasını izleyen Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların takibini yaparak kaydını tutuyor.

Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, nefret söylemi üreten, yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren ifadeler içeren haber ve yorumları aylık dosyalarla ele alıyoruz.

Homofobik ve Transfobik Nefret Söyleminin Temmuz 2019 İnternet Seyrine, Diyanet İşleri Başkanlığı ile KADEM’in cinsel yönelim, cinsiyet kinliği ve cinsiyet ifadesi üzerinden Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks’lere (LGBTİ) dönük ürettiği ve yaydığı cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemlerini aldık. 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemiyle yetinmeyen Diyanet, camilerde okuttuğu nefret ve ayrımcılık dolu ifadelerden oluşan hutbe ile LGBTİ’leri hedef gösterdi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2009’da topladığı “IV. Din Şurası”nda eşcinselliği “cinsel davranış bozukluğu” olarak tanımlayıp, “hiçbir şekilde kabul edilemez” kararı almış ve eklemişti: “kişiler hedef gösterilmeden ve rencide edilmeden, sorunların sağlıklı bir şekilde giderilmesi konusundaki girişimlere destek verilmelidir.”

Yasal güvenceden yoksun olan, eşit vatandaş muamelesi görmediğinden her türlü şiddet ve ayrımcılığa maruz bırakılan, hedef gösterilen ve yaşam hakkı gasp edilen LGBTİ’lere yönelik bu tavrını geçen 10 sene boyunca değiştirmeyen Diyanet, 2008’de kendisine LGBTİ+’lara dönük ayrımcılıkla ilgili yöneltilen sorulara nefret söylemiyle yanıt vermişti: “Normal değil, patolojik, haddi aşıyor, helak edici büyük günah, yapısal bozukluk, hak değil batıl davası!”

Ve nihayet Temmuz 2019’da, önce Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın “cinsiyet eşitliği”ne karşı “sapkınlık” söylemi geldi:

“Zaman zaman bazı kavramlar, organizasyonlar, cinsiyet eşitliği gibi sloganlar adı altında birtakım sapkınlıkların gündeme getirildiğini ve yaygara yapıldığını görmekteyiz. Aileyi tahrip eden, insani ve ahlaki değerleri hiçe sayan söz konusu propagandanın, özgürlük, onur gibi kavramlarla servis edilmesi bir algı operasyonu ve aldatmacadır. Anne olmayı devreden çıkaran bir kadın ve baba olmayı devreden çıkaran bir erkek tasavvuru fıtrata, yaratılışa aykırı bir sapkınlıktır. Annelik ve babalıktan vazgeçen cinslerin birbiriyle evlenmelerine varıncaya kadar ileri götüren bu iş, sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın meselesidir. Çocuklarımızı, gençlerimizi sapkın anlayışlara karşı eğitmek, bilinçlendirmek ve korumak hepimizin vazifesidir."

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın “cinsiyet eşitliği gibi sloganlar adı altında birtakım sapkınlıklar” ifadesi twitter hesabından paylaşıldı:

“ahlaki değerleri hiçe sayan propagandanın, özgürlük, onur gibi kavramlarla servis edilmesi”

“Anne olmayı devreden çıkaran bir kadın ve baba olmayı devreden çıkaran bir erkek tasavvuru fıtrata, yaratılışa aykırı bir sapkınlıktır.”

“Annelik ve babalıktan vazgeçen cinslerin birbiriyle evlenmelerine varıncaya kadar ileri götüren bu iş”

“Çocuklarımızı, gençlerimizi sapkın anlayışlara karşı eğitmek”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemleri, Konya’daki konferansın ardından gene Konya’da bir camiden “cuma hutbesi” olarak yeniden dolaşıma sokuldu.

5 Temmuz 2019 tarihli, “Neslin Korunması: Erdemli Bir Nesil, Huzurlu Bir Gelecek” konulu cuma hutbesini Ali Erbaş okudu, DiyanetTV canlı yayınladı.

“Neslin Korunması” başlıklı “hutbe”nin metni ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı resmi sitesinde ve diyanethaber.com sitesinde de yayınlanarak kamuoyuna ulaştırıldı.

Diyanet’in “cuma hutbesi”, öncesinde bir konferansta Ali Erbaş’ın sarf ettiği ayrımcı ve nefret söylemleri ile kurulurken, cinsiyet eşitliği ve cinsel haklar başta olmak üzere temel hak ve özgürlükler hedef alındı. 

“Ayet ve hadisin ters yüz edilişi” başlıklı yazısında, yazar Berrin Sönmez, “cuma hutbesi”ni ayrımcı, cinsiyetçi ve ırkçı olarak değerlendirdi: “Bu kadar güzel seçilmiş ayet ve hadisin ardından cinsiyetçilik ve ırkçılık kurgulanmış bir söylev çıktı karşımıza. Ayet ve hadislerin ters yüz edilişine en son ve canlı örnek olan bu hutbede, yaratılıştaki cinsiyet eşitliği izah eden ayet hükmü, cinsiyet eşitliği yerine ayrımcı ifadeyle cinsel yönelimleri dışlama “gereği” gibi sunuldu topluma.”

Diyanet’in “hutbe” haberleri medyaya ve medya organlarının sosyal medya hesaplarından paylaşımlara geniş şekilde yansıdı.

DW Türkçe, “Diyanet nikahsız birliktelikleri ve LGBTİ'leri hedef aldı” başlıklı haberinde, Kaos GL Derneği Diyanet‘in hutbesi ile ilgili sosyal medyada yaptığı paylaşımda Diyanet'in tüm camilerde okunan Cuma hutbesinde "nefret ve ayrımcılık dolu ifadeler yer aldı" denildi.” bilgisine yer verdi. 

DW, twitter hesabından, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Cuma Hutbesi'nde eşcinselliği sapkınlık nikahsız yaşamayı haram olarak nitelendirilmesi tepki topladı” paylaşımı yaptı:

"Cinsiyet seçimini kişisel bir özgürlük alanı gibi göstererek ilahi iradeyi yok saymak, haddi aşma, kulluktan sapmadır" 

Euronews Türkçe, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Konya’da sarf ettiği sözleri için, “Onur Yürüyüşü'ne değindiği konuşmasında LGBTİ+ bireyler için 'sapkın' ifadesini kullandı.” haberini yaptı. Euronews ayrıca, Erbaş’ın homofobik nefret söyleminin videosunu facebook ve youtube hesaplarından paylaştı.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Konya’daki Kapu Camisi’nde okuduğu “cuma hutbesi”nde Lut Kavmi hatırlatması yaparak LGBTİ+'ları hedef almasını Evrensel gazetesi twitter hesabından şöyle paylaştı: “Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, LGBTİ+'ları bu kez cuma hutbesinde hedef aldı: Cinsiyet seçimini kişisel bir özgürlük alanı gibi göstererek ilahi iradeyi yok saymak, haddi aşma ve kulluktan sapmadır”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın “cuma hutbesi” öncesi Konya’da bir konferansta yaptığı konuşmayı ise Evrensel gazetesi, “Diyanet, LGBTİ+’ları hedef gösterdi: Fıtrata, yaradılışa aykırı bir sapkınlıktır” başlığı ile verdi.

BirGün gazetesi, Diyanet Başkanı Ali Erbaş’ın 'İslam’a Karşı Küresel Meydan Okumalar Bağlamında Yeni Stratejiler' konferansında sarf ettiği sözleri, twitter hesabından, Diyanet, Onur Yürüyüşü’nü ve LGBTİ’leri hedef aldı: Yaradılışa aykırı bir sapkınlık” diye duyurdu. BirGün, Diyanet’in “cuma hutbesi”ni ise twitter hesabından “Diyanet, LGBTİ+’ları hedef almayı sürdürüyor: Bir neslin felaketini hazırlar” diye paylaştı. 

Diyanet’in Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Konya'da bir otelde düzenlenen 'İslam’a Karşı Küresel Meydan Okumalar Bağlamında Yeni Stratejiler' konferansında, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın konuşmasını, Cumhuriyet gazetesi, “Diyanet İşleri Başkanı'ndan LGBTİ'lere nefret söylemi” başlığıyla verdi.

Diyanet'in “cuma hutbesi” haberini kaosGL.org’dan aktaran Yurt gazetesi Diyanet’ten ayrımcı ve ırkçı cuma hutbesi!” başlığını kullandı. 

T24, twitter hesabından, “Diyanet’in cuma hutbesinde ayrımcılık!” paylaşımı yaparken, diken.com.tr, Diyanet Başkanının sözlerini “Diyanet başkanından LGBTİ için nefret söylemi: Yaradılışa aykırı sapkınlık” tweetiyle, “cuma hutbesi”ni ise “Diyanet’ten LGBTİ’ye ayrımcılığa devam: Cinsiyete müdahale felaketi hazırlar” diye aktardı. 

Sputnik Türkiye de, “Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın Konya'da verdiği hutbeden: Cinsiyet seçimini kişisel bir özgürlük alanı gibi göstererek ilahi iradeyi yok saymak, haddi aşma ve kulluktan sapmadır” paylaşımı yaptı.

Öte yandan 1,3 milyon takipçisi olan gazeteci Ayşe Arman, instagram hesabından, “Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'tan LGBTİ açıklaması” videosunu, “Sen, nasıl insanları lanetlersin ya! Milyonlarca anne olmayı seçmemiş kadın var, baba olmak istememiş erkek var. Milyonlarca LGBTİ de var.” mesajı ile paylaştı. Arman’ın paylaştığı Diyanet Başkanının nefret söylemi sarf ettiği videosu 462 binden fazla görüntülenirken, 5 binden fazla “yorum” aldı.

Son olarak Anadolu Ajansı ise Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, Konya'da bir otelde düzenlenen 8. Yurt Dışı Din Hizmetleri Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmayı, tek tırnak içinde, 'Çocuklarımızı sapkın anlayışlara karşı eğitmek ve korumak hepimizin vazifesi' başlığı ile paylaştı.

AA, "İslamofobi, insan hakları sorunudur" ve "Yaratılışa aykırı bir sapkınlıktır" ara başlıklarını kullandığı Erbaş’ın ayrımcı, cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemleri içeren konuşmasını kamuoyuna şöyle sundu: “Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, zaman zaman bazı kavramlar ve "cinsiyet eşitliği" gibi sloganlar altında birtakım sapkınlıkların gündeme getirildiğini, çocukları bunlara karşı eğitmenin ve korumanın herkesin vazifesi olduğunu söyledi.”

BölgeGündem adlı internet sitesi, “Kaos GL’nin haberine destek çıktılar”“sol görüşlü bazı gazeteler Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cuma hutbesini hedef aldılar” paylaşımında bulundu. Site, “Cuma namazından sonra "Gey Lezbiyen Biseksüel Trans Eşcinsel Haber Portalı (KOAS GL)" bir haber yayınladı. Haberin ardından harekete geçen sol cenah LGBT'leri öven içerikler üreterek KOAS GL'nin haberine destek çıktılar.” ifadeleriyle, T24, Yurt Gazetesi, DW Türkçe, Gazete Duvar ve Haber SOL isimlerini verdi.

Cinsiyetçi ve homofobik nefretin Temmuz ayında yükseldiği bir başka gelişme, sivil toplumda hükümete yakınlığıyla bilinen Kadın ve Demokrasi Derneği’ne (KADEM) yönelik eleştiriler ve karşılıklı yeniden üretilen ve yayılan ayrımcı söylemler ile kendini gösterdi.

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan’ın KADEM’e yönelik, “Ailenin çözülmesine yol açan Millî Eğitim, Aile Bakanlığı ve KADEM projeleri derhal durdurulmalıdır!” tweeti ile başlayan tartışmalar, KADEM’in kendini savunurken gene eşcinselliği hedef almasıyla gelişti. 

Yeni Şafak yazarının tweetine, KADEM Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, “Müslüman dilinden ve elinden emin olduğumuz kişidir. Biz ne ara bu güzel hasleti kaybettik?” tweetiyle karşılık verdi.

Sosyal medya üzerinden yaşanan gelişmeyi, Independent Turkish, “Yeni Şafak yazarı Kaplan ile KADEM arasında "kutsal inek" kavgası diye verirken, gene Independent Turkish ile Haber7“Tartışmanın ardından Yusuf Kaplan ve KADEM Başkanı bir araya geldi” haberi paylaştılar. 

Bir kadın kuruluşu olduğu halde KADEM’in toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı olduğu biliniyor. Hâl böyleyken, MEB’in Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi’ne yönelik nefret kampanyasına katılıp cinsel yönelim kavramını “gayri ahlaki” gördüğünü beyan etmesinin KADEM’i eleştirilere maruz kalmaktan kurtarmadığı ortaya çıkıyor.

KADEM, “Derneğimizi kurduğumuzdan beri pek çok defa haksız eleştiri ve ithamlara maruz kaldık.” açıklaması yaptı ve ekledi: “Ancak biz sessiz kaldıkça bilgi kirliliğinin arttığını ve algıların hakikati örttüğünü görüyoruz.”

Nihayet, KADEM, hakkındaki “tüm iddialara cevap” dediği bir “kamuoyu açıklaması” paylaştı.

DHA, KADEM’in “kamuoyu açıklaması”nı, “KADEM Başkanı Gümrükçüoğlu'ndan iddialara yanıt” başlığı ile servis ederken, İLKHA, ayrımcılığa ve nefret söylemine ortak olarak, “KADEM: Eşcinsellik ve benzeri akımlar sapkın eğilimlerdir” diye aktardı.

YeniÇağ gazetesinin, “Yeni Şafak, KADEM'i suçlayan yazarına sahip çıkmadı!” başlığıyla gördüğü durumu ise Yeni Şafak, twitter hesabından, “KADEM'den önemli açıklamalar: Duruşumuz net: Eşcinsellik sapkın bir eğilimdir.” paylaşımı ile takip etti.

KADEM’in açıklamasını, “Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu, Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın da katılımıyla derneğin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyerek, sosyal medya başta olmak üzere farklı mecralarda dile getirilen iddialara cevap verdi.” sumunu ile veren Yeni Şafak, Gümrükçüoğlu’nun "Toplumsal cinsiyet' derken eşcinselliği ya da cinsiyetsizleştirmeyi kastettiğimiz iması akla ziyan bir iddiadır. Eşcinsellik ve benzeri akımlar yaradılışa aykırı, sapkın eğilimlerdir" ifadesiyle nefret söylemini haberin spotuna taşıdı ve bir video-tweet olarak yeniden paylaştı.

Yeni Şafak, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Başkanı Dr. Saliha Okur Gümrükçüoğlu’nun, “Herkes insan haklarına sahiptir ve bu haklar korunmalıdır ancak bu sapkın eğilimler inancımıza ve kültürel değerlerimize tamamen aykırıdır. Bunu tartışmak bile bize göre abesle iştigaldir.” sözlerini, ayrı bir video olarak da, “KADEM: Toplumsal cinsiyet, eşcinsellik değildir” başlığı ile yayınlandı.

Yeni Şafak gazetesinin, KADEM'den önemli açıklamalar: Duruşumuz net eşcinsellik sapkın bir eğilimdir” başlıklı haberinde, KADEM’in basın açıklamasından Saliha Okur Gümrükçüoğlu’nun sözlerinden çıkardığı diğer tüm ara başlıkları tırnak içinde verirken, Eşcinsellik ve benzeri akımlar yaradılışa aykırı, sapkın eğilimlerdir” ara başlığını “tırnak” içine almadığı görüldü.

KADEM’in cinsiyetçi ve homofobik nefret söylemine rağmen, Akit, KADEM, LGBTİ savunuculuğuna soyundu!” demeye devam etti. 

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, Gerçek Hayat Dergisine verdiği "Kadın haklarını savunmak feminizme has değildir!" başlıklı röportajda, eşcinsellik ve cinsel yönelim konusunda KADEM’in basın açıklamasında söylediklerini tekrar etti. 

“KADEM Başkanı'ndan Kamuoyu Açıklaması”ndan kalan: “Burada bizim duruşumuz çok nettir: eşcinsellik ve benzeri akımlar yaradılışa aykırı, sapkın eğilimlerdir. Herkes insan haklarına sahiptir ve bu haklar korunmalıdır. Ancak bu sapkın eğilimler inancımıza ve kültürel değerlerimize tamamen aykırıdır. Bunu tartışmak bile abesle iştigaldir.”

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Canan Kalsın, Eşcinselliği özendirici madde yok. Sadece bir referans var; o da toplumda devletin her kesime yönelik şiddeti önleme yükümlülüğünü hatırlatıyor o kadar.” dese de, “Sapık supuk şeyler” diye cinsiyet eşitliğine ve İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesine dönük cinsiyetçi dezenformasyon ve nefret kampanyası Temmuz ayında da devam etti.

“Aileyi Yıkan Sözleşme, CEDAW ve AİHS'dir” 

Şeytanın en büyük zaferi: İstanbul Sözleşmesi

Dünyaya libidodan bakma sapkınlığı: Cinsiyet eşitliği ideolojisi

"Aile için tehdit olan projeler geri dönülmez aşamalara gelmeden iptal edilsin"

Bir sapma olarak LGBTİ

İstanbul Sözleşmesi ve LGBT hakları

"Toplumsal sorunlarımızın çözümü batıcı feminist akımların reçeteleri ile tedavi edilmez"
Selam millet ben İstanbul sözleşmesi!
“Aile Yapımızı Yıkan Tüm Sapık Eylemlere Karşıyız”

Konya STK Başkanı Görgülügil'den LGBT tepkisi

Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi'nden Toplumsal Cinsiyet Eşitliği'nin Bilinmeyen Yönlerine Dair Çarpıcı Çıkış! 
LGBT’nin Türkiye’de Gelişimi ve Sapkınlığı

Bu Ahlaksızlığa İzin Vermeyeceğiz

Nefret söylemi üretme, yayma ve teşvik yayın organı Akit’in Temmuz ayı listesinde şu başlıklar yer aldı…

Nefret organının, “Eşcinsel sapkınların haberleşme platformu Kaos GL” ifadesiyle kaosGL.org’dan dezenforme ederek yayınladığı başlıklar:

Bursu kesilen ODTÜ'lüler için yaygara kopardılar ama... Yasaya göre yüzde 90'ı kesilmeli

Danıştay’dan sapkınlara skandal destek

LGBTİ'li azgınlar itiraf etti! Lut kavmi artıklarına en büyük destek CHP ve Cumhuriyet’ten

Siyasi karalama ve saldırılarında LGBTİ’leri araçsallaştırdığı başlıklar:

İmamoğlu homoluğu yaşam biçimi olarak görüyor! “Yasin suresini okumuştu ya, devamını da okusun”

Kaftancıoğlu’nun duruşması başladı! Teröre destek ve Cumhurbaşkanı’na hakaretten yargılanıyor

CHP’nin LGBTİ aşkı sınır tanımıyor! Sapkınlara karşı olmak suçmuş

Fatih Erbakan’dan kritik uyarı: Para kazanılır, toprak alınır ama bozulan nesil geri gelmez

Ankara Büyükşehir Belediye’sine dikkat çeken ziyaret! ‘Uçan Süpürge'ye binen Mansur Yavaş eşcinsellere göz kırptı

LGBTİ'li azgınlara destek rekoru CHP'li Tanal'ın

Ekrem İmamoğlu'na sapkın ziyaret

Homo sevici Mahmut Tanal, sapkınlara 'Onursuzlar' diyen AK Partili Kavuncu'ya ceza istedi

MHP’den CHP zihniyetine ağır eleştiriler: Hem domuz eti yer hem Müslümanların oyunu almaya çalışır

CHP'nin meşhur 6 oku, artık LGBTİ'li sapkınları temsil ediyor!

CHP’li belediyelere suç duyurusu! ‘Sapkınlık reklamı yaptılar, suç işlediler’

Ekrem İmamoğlu imama uyacak mı?

İlk koşanlar Patrik ve TÜSİAD! Teröristlere diyet ödüyor

“Feminist ve LGBTİ sapkınlar” söylemiyle gerçekleştirdiği İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik çarpıtma, karalama ve saldırı yayın başlıkları:

Eşcinsel sapkınlık destekçileri iyice zıvanadan çıktı! Hükümete İstanbul Sözleşmesi tehdidi

Milletten TBMM’ye tepki yağıyor! İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmak yerine daha da pekiştiriyorlar

Feministler İstanbul Sözleşmesi üzerinden Erdoğan'ı tehdit etti

Sözde kadın hakları savunucuları 'İstanbul Sözleşmesi' üzerinden tehdit etti!

Mor Çatı’nın sitesinde skandal açıklamalar! 

Yeniden Refah Partisi’nden TV yayınlarına sert tepki: Sapkınlık dizilerle meşrulaştırılıyor

Araştırmacı-Yazar Mehmet Yaman: İstanbul Sözleşmesi milli bir felakettir

KADEM, LGBTİ savunuculuğuna soyundu! Aileyi savunan Sema Maraşlı hakkında skandal sözler

KADEM'i savunurken Sofuoğlu'nun sözlerini çarpıtmıştı... Ebubekir Sofuoğlu’ndan, LGBTİ destekçisi İsmail’e cevap!

İstanbul Sözleşmesi deşifre edildi: Toplumsal cinsiyet kavramı iyi niyetli değildir

Sivil topluma yönelik dezenformasyon ve nefrete teşvik başlıkları:

İstismar bahanesiyle LGBTİ’ye destek

Duyurusunu sosyal medyadan yaptılar! ODTÜ'lü ibneler provokasyona hazırlanıyor

Mehmet Bayraktutar’dan sapkınlar için öneri: Bu güruh rehabilite edilmelidir

Akit LGBTİ'li azgınlara destek verenleri sordu, vatandaş cevapladı

Hanımca Derneği'nden LGBTİ'li sapkınlara sert tepki

CHPli belediyeye ait binada Türk askerine ağır hakaret!

Yetkililere flaş LGBT çağrısı: Anayasa kapatılmasını öngörüyor

CHPli belediyeye ait binada Türk askerine ağır hakaret!

Her yönden saldırı altındayız! "Eşcinselliğin yayılması Siyonizme hizmet ediyor"

Skandal sergiye ilişkin Özgür Renkler'den iğrenç açıklama: İki erkek arasında yaşanan aşk...

Medyaya yönelik nefret yayınları:

BirGün yazarı, kadınları eşcinsellerle bir tuttu! Top-yekün LGBTİ sapkınlığını savunuyorlar

Youtube ahlaksızlık platformuna döndü! Eşcinsel sapkınlığı böyle yaygınlaştırıyorlar

Homolara destekte ikinci aşamaya geçtiler: Cumhuriyet alenen aileyi hedef alıyor

Sapkın terzi yamağı Şansal'dan iktidara küstah tehdit: Nasılsa sanık kürsüsünde yargılanacaklar!

NETFLİX için gözler RTÜK’te!

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın açıklamalarına nefret söylemiyle ortak olan başlıklar:

Diyanet son noktayı koydu! ‘Onur Yürüyüşü’ sapkınlıktır

Cuma hutbesinde ahlak vurgusu: Cinsiyet özgürlüğü ilahi iradeyi yok saymaktır

Vatandaşlardan 'aile' temalı hutbeye tam destek!

Diyanet aileyi hedef alan projelere karşı harekete geçti

Akit’itin “batı” kaynaklı yayınladığı dezenformasyon ve nefret listesinde ise şu başlıklar yer aldı:

Mültecilere yok, onlara var! Avrupa Birliği homolara keseyi açtı

İşte toplumsal cinsiyet eşitliği zırvasının Los Angeles'daki uygulama merkezi

Sapkınlığı adım adım yayıyorlar! Önce LGBTİ sonra pedofili

Ahlaksızlar çocuklara musallat oldu! Oyuncak Hikâyesi 4'e LGBTİ karşıtı gruptan tepki

Amerikalı parlamenter LGBTİ'ye sert ifadelerle bindirdi, linç yedi

Laikliği LGBTİ toplumu da kazanmalı!

“Laik sistem ile İslam dininin hegemonik kanadı politik hayatta çatıştıkları halde diğer dinler ve dinsel yaklaşımlar karşısında ortaklaşmış ve karşılıklı birbirlerini kollamışlardır. Aynı ortaklık eşcinselliğin kamusal alandan kovulmasında da kendini göstermiş, laik sistem ile İslam dininin hegemonik kanadı eşcinselliğe varoluş hakkı tanımamışlardır. Din, eşcinselliği dışlarken aynı din ile arasına mesafe koyması gereken laik sistem, Diyanet İşleri Başkanlığı ile eşcinselliğe karşı hoşgörüsüzlüğün üretilmesinin, sosyal ve bireysel hayatlardan kovulmasının maddi zeminini yaratmıştır.

Dini yaklaşımların iddia ettiğinin tersine eşcinseller yekpare bir topluluk olmayıp dinsel cemaatler dâhil toplumun her kesiminde var oldukları bilinmektedir. Böyle olması bir yana eşcinsel var oluşun görünür olmasını sağlayan ve son 20 yıldır kamusal hayatta söz hakkı talebini dillendiren Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans (LGBT) sivil toplum örgütlerinin bileşenleri de dinsel ve inançsal çeşitliliğe sahiptirler. Tam da bu noktada LGBT topluluk, hem dikey hem de yatay ilişkilerde dinsel özgürlükler tartışmalarına temas etmektedirler. Bileşenlerinin sahip olduğu dinsel çeşitlilikten dolayı yatay temasta olan LGBT topluluk, İslam dininin hegemonik kanadının özgürlükçü olmayan yaklaşımlarının şekillendirdiği dikey temasta ayrımcı uygulamalara ve sosyal dışlanmalara maruz kalmaktadır.

AKP her ne kadar on yılı aşkın bir süredir iktidarda bulunsa da tüm bu gelişmeler ve özellikle Meclis’teki iki ana parti olan laiklik savunucusu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Kürt özgürlük mücadelesinin temsilcisi Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Kaos GL’nin başlattığı ve tüm LGBT örgütlerin ortaklaştığı “anayasal tanınma” talebini benimsediler. Aynı şekilde LGBT örgütlerinin anayasada cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği eşitliği talepleri CHP ve BDP ile birlikte başta kadın örgütleri, iki büyük işçi ve memur sendikası ve sivil toplum örgütleri tarafından da benimsendi. Akademik platformlarda, medya geniş yer bulan anayasal tanınma talebine sadece AKP ile muhafazakâr sivil toplum örgütleri karşı çıktı. Hal böyle olunca İslamcı ve muhafazakâr diye bilinen AKP iktidarı “eşcinsellik günahtır” yaklaşımı yerine “eşcinsellik hastalıktır” ve aile kurumuna tehdittir diyen bir karşı politika geliştirmek durumunda kaldı!”

 

Kaos GL’den aylık nefret söylemi takibi

Kaos GL, sosyal medya ortamları ile internet yayıncılığında cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, homofobik ve transfobik söylem içeren haber ve gelişmeleri takibe alıyor.

Böylece Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların aylık takibini ve irdelemesel kaydını tutuyor.

Ayrımcı, ırkçı, homofobik, transfobik unsurlar taşıyan ifadelere nefret söylemi denilmektedir. Bir gruba ya da o gruba üyeliği nedeniyle bir kişiye yönelik düşmanlıktan kaynaklanan ve o gruba yönelik düşmanlığı gösteren veya cesaretlendiren ifade biçimleridir. Nefret söylemi, nefret suçuna teşvik ya da eşlik edebileceği için, bu iki kavram birbiriyle bağlantılıdır.

Nefret söylemi, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tavsiye kararında, “nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her tür ifade biçimi” olarak tanımlanıyor.

Sosyal Psikolog, Porf. Dr. Melek Göregenli, nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili araçlardan birinin medya olduğuna dikkat çekiyor:

“Medya, dünyada ve ülkemizde nefret suçlarına yol açan ayrımcılığı oluşturan ve besleyen kalıpyargıların, önyargıların kısaca nefret söyleminin kurulmasında ve yaygınlaştırılmasında en etkili aracılardan biridir. Medyanın nefret suçları kapsamında ele alınabilecek eylemleri haberleştirme, kullanılan dil ve mağdurları ya da olayı sunma şekli, eylemi meşrulaştırmaya ve suçun altında yatan ayrımcılığı gizlemeye yol açabilir; sıklıkla böyle olmaktadır. Örneğin, Türkiye’de bütünüyle nefret suçları kapsamında görülmesi gereken eşcinsellere, travesti ve transseksüellere yönelik saldırılar, genellikle mağdurların yarattığı tahrik sonucunda oluşan eylemler gibi sunulmaktadır. Açık bir saldırı ve çoğunlukla cinayete varan ya da bizim ülkemizde ancak ölümle sonuçlandığında ‘haber’ değeri taşıyabilen suçlar, mağdurların çıkardıkları ‘olaylar’ sonucunda gerçekleşmiş, ‘doğal’ sonuçlar olarak ele alınmaktadır. Genellikle mağdurlar, faillerin ‘hassasiyetlerine’ dokunur ve cezalarını bulurlar; oysa failin hassasiyetinin tek kaynağı ayrımcılık ideolojileridir. Bu yaklaşım, sadece şiddeti meşrulaştırmakla kalmaz, aynı zamanda kendini ifade etme ve gerçekleştirme hakkının, bir toplumda kimlere ait bir ayrıcalık olduğunu da tarif eder; bu doğrudan herkesin sadece insan olmak bakımından eşit olduğu ön kabulüne dayanan çoğunu bizim de kabul ettiğimiz evrensel hukuk normlarının çiğnenmesi anlamına gelir.” 

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ) terimleri ile tanımlarını, LGBTİ’lere yönelik ayrımcılık ideolojileri ve anlamlarını, insan hakları ve ayrımcılıkla ilgili terimler ve tanımlarını ve daha fazlasını, Kaos GL Derneğince yayınlanmış “LGBTİ Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları” kitapçığında bulabilirsiniz.

Not: Bu dizide, internet ortamı ile sosyal medyadan yapılan alıntıların yazım hatalarına dokunulmuyor; olduğu gibi alınıyor.

İlgili bağlantılar

HAZİRAN - AilemizHerŞeyimiz ama LGBTİ’leri istemeyiz!

MAYIS - “1 mayısa saygımız var onu da bitirecekler bu ibneler”

NİSAN - “sizi KahramanMaraş’taki ANTİ-LGBT etkinliğimize davet ederiz:)”

MART- “Sapık supuk şeyler”

ŞUBAT - “Ne bu şiddet bu celal?”

OCAK - “Şimdi bana ayrımcı vs gibi laf eden olacaktır”

 

Kaos GL 2018 Sosyal Medya Raporu

“Homofobik ve Transfobik Nefret Söyleminin İnternet Seyri