İnsan Hakları / Sağlık

Eşcinseller güzeldir

10 Ekim 2006
Haber: Kaos GL
Son günlerde, Richard Socarides babasıyla birbirinden ayrılmış yaşantıları hakkında tekrar konuşmayı denemiş. "Bak, adım, artık gey politik olaylarla birlikte anılıyor ve bu oldukça alışılmamış bir isim," demiş babasına. "Zaman değişiyor. Bunun üzerine düşünmek de bir çeşit değişiklik. Zamana ayak uydurmayı ve görüşlerini biraz yumuşatmayı düşünmüyor musun?" Fakat babası, iki erkeğin yürüdüğü yolun farklı olduğunu düşünmüyordu. "Siz gey hakları için mücadele ediyorsunuz." demiş, "Bense onların tıbbi hakları için."

KAOS GL

Adam Nagourney

American Medical Association (AMA) ulusal kongresi aile sağlığı üzerine bir atölye çalışması yapmak için 1970 Haziran'ının sıcak bir gününde Chicago'da bir araya geldi. Ünlü konuşmacı, Charles W. Socarides adında New York'lu bir psikiyatrdı, konuşma konusu ise, yaptığı iş, yâni hastaların eşcinselliğini iyileştirmekti. Konferans sadece doktorlara açıktı, fakat Socarides'e görüşlerini tartışılmadan sunabileceği böylesi saygın bir ortam sağlanmış olmasından endişe duyan Association'ın bazı genç üyeleri, gizlice Chicago Gay Liberation'ı (CGL) harekete geçirmişlerdi. AMA toplanır toplanmaz, 18 CGL üyesi, sempatik doktorlar sayesinde girdikleri dev salonda dağılarak yerlerini aldılar. 15 yaşlarında, yer bulamamış bir çocuk ise, salonun yan tarafında ayakta bekliyordu. Socarides tanıtıldığında, eylemciler alkışa katıldılar ve gösteriye başlamak için kararlaştırdıkları kelimeyi (eşcinsel) söylemesini beklediler. Socarides bunu yapar yapmaz, protestoculardan biri yerinden bağırarak kalktı:
"Eşcinseller güzeldir."

Socarides küçük bir bakış atıp, konuşmasına devam etti ve ona kötü ünvan kazandıran can alıcı noktaya geldi: Eşcinsellik baskın bir anne ve çekingen bir babadan kaynaklanan gelişimsel bir bozukluktur. Fakat, dile getirdiği her cümlede, grubun bir başka üyesi bağırdı:

"Bu ahlâksal bir yargıdır!"

"Maval okuyorsun!"

"Heteroseksüel hastalarınızı da iyileştiriyor musunuz?"

Socarides duraksamadan, sonraki konuya geçti: "Yaradılışı itibarıyla insan anatomisi, yegâne doğal cinsel ilişkinin kadın ve erkek arasında olduğunu doğrulamaktadır." Bu sırada, eylemci Step May, salonun öteki ucundan bağırdı: "Bir kadının göğüsleri, erkeğinkine uymaz."

Salonun yan tarafındaki genç çocuk, örgütlü eşcinsellikle örgütlü tıp arasındaki savaşın başlangıç çatışmalarının nelere yol açacağını izleyerek sessizce ayakta bekliyordu (üç buçuk yıl sonra American Psychiatric Associatıon, eşcinselliği ruhsal hastalıklar listesinden çıkaracaktı.). Sadece 1.70 boylarında gösteren çocuğun, pürüzsüz pembe yanakları, kulaklarını kaplayan ve omzuna ve kahverengi gözlerine bukleler halinde inen yumuşak kahverengi saçları vardı. CGL'nin kurucularından Henry Wiemhoff, Socarides'in görüşlerini çürütmek üzere sahneye daha yakın bir yere doğru yürürken genç çocuğu fark etti. Wiemhoff'un da birazdan öğreneceği gibi, genç çocuk Socarides'in oğluydu. Ve, Wiemhoff babasına yönelik bütün hiddetinden dolayı, oğlana karşı bir acıma duydu. Her delikanlının yaşayacağı cinsel dürtüler ve karışıklıklarla muhtemelen boğuşmak zorunda kalmış olan çocuğun, eşcinsellik hakkındaki bu zalim, soğuk tartışmaya nasıl tepki gösterdiğini ve bütün bu saçmalıklar hakkında ne düşündüğünü merak etti.

En Doğrusunu Babam Bilmez

Richard Socarides, babasının teorilerini çürütmek için yaşayan bir kanıt. 40 yaşındaki Richard Socarides, mutlu ve duygusal olarak uyumlu bir eşcinsel. Department of Labor'ın Beyaz Saray sözcüsü.

Richard Socarides'in masasının üstünde, içinde babasının, "heteroseksüelliğe karşı müttefik olan güçleri" ayıplayan makalesinin de bulunduğu Washington Times'ın bir kopyası vardı. Genç Socarides, Charles Socarides'in eşcinselliğin tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlık olduğuna dair düşüncelerine yönelik bütün hiddetiyle, bunun "korkunç bir yazı" olduğunu söyledi. Gerçekten de, makale, yazarının ismini hemen tanıyan deneyimli gay eylemcilerin küçük dünyasının ilgisini oldukça az çekmişti. Aksine, 1970'lerin başında Charles Socarides'in sahip olduğu etkiyi abartmak zordu. Stonewall'dan sonraki, konunun eşcinsellik olduğu yıllarda, Socarides sahnedeydi (Irving Bieber isminde başka bir psikiyatristle birlikte). Socarides'in nüfuzu psikiyatrinin dışındaki dünyaya da yayılmıştı. Etkisi, hukuğa ve kiliseye vardı. Insanların eşcinsellere, hatta gey ve lezbiyenlerin kendilerine bakışını etkiledi. Ayrıca, toplumun eşcinselliğe müsamahasız karşıtlığı, psikiyatrinin onu tedavi edilecek bir rahatsızlık olarak görmesinden ve dinin onun ahlağa aykırı olduğunu ilan etmesinden kaynaklanıyordu. Sodomy'ye karşı kanunların, gey haklarının önünün tıkanmasının, gey göçünün engellenmesinin, gey barlara baskınlar düzenleyen polis otoritesinin, pek çok ebeveynin eşcinsel çocuklarını enstitülere emanet etmelerinin ve hatta şok terapiye izin vermelerinin temeli bu fikirlerdir

Socarides, 1968'de San Francisco'da, American Medical Association'a karşı yaptığı bir konuşmada "Eşcinsel, herhangi bir diğer nevrotik ya da fobik gibidir, kendini kontrol edemez. Aleni eşcinselin cinsel ediminin altında derin bir heteroseksüel olma özlemi yatar." demişti. Eşcinsel olmanın tek zorluğunun, toplumun yoğun tepkisi olduğunu gözönünde bulundurmamaktadır

Socarides'in düşünceleri o zamanlar da şiddetli ve ağırdı ama zamanına göre aşırı değildi. Dahası, önemine paralel olarak nüfuzu da artmıştı. O, sonuçta eşcinsellik üzerine beş kitap yazmış, Harvard ve Columbia'da eğitim görmüş, Bronx, New York'da Albert Einstein College of Medicine'de klinik psikiyatristlik yapan bir doktordu, politikacı değil. 1960 ve 70'lerin psikiyatrik savaşında National Gay Task Force üyesi olan Ronald Gold, "O kendine bütün bu homofobik süprüntüleri tumturaklı konuşmasıyla anlatan bir biliminsanıı süsü vererek sivrildi." demekte. Ve devam etmekte, "Zamanımın büyük bir çoğunluğunu, medyaya 'Bu adamı nasıl oluyor da psikiyatrinin sözcüsü olarak kullanıyorsunuz' diye haykırmakla geçirdim". The New York Times, 1969'da Socarides'le lezbiyenlik üzerine bir makale hakkında röportaj yaptığında, Mattachine Society'nin (Stonewall'dan önce de var olan, gay'lerden oluşmuş bir organizasyon) broşüründe, sempatik bir tarihçeyle birlikte tek bir şikâyet yayınlandı: "Muhabir, Dr. Socarides'le yine ropörtaj yaptı. Kadın, erkek, bütün eşcinseller, onun saçma sapan laflar üreten bir budala olduğunu biliyorlar, fakat halk ne yazık ki bilmiyor, ve onun düşüncelerini okurlarken bazılarına inanıyorlar. Kimse onu susturacak bir yol düşünemiyor mu?" Mattachine'nin yazarının bir önerisi vardı: "Onu, tüm bir hafta boyunca St. Mark's Bath'e kapatıp, hep birlikte tecavüz etmeye ne dersiniz?"

Socarides'in halk arasına yayılan nüfuzunu, zamanın arşivinden çıkarıp ölçmek oldukça zor. 1960'larda, Chicago'da bir delikanlı olan Tom Soddart, cinsel dürtüleri hakkında bilgi sahibi olmak için bir kitapçıya girdi. Elinde bir Socarides kitabıyla dışarı çıktı ve en kötü korkularının doğrulandığını umutsuzluk ve çaresizlik içerisinde okudu. Eşcinsellik üzerine bilginin az olduğu o zamanlarda, kendi yolunu arayan gey ve lezbiyen gençlik için Socarides tek kaynaktı.

"Socarides", diyor Ron Gold, "patolojik olarak homofobik. Kesinlikle bunun içinde kişisel problemleri var." Gey tarihçisi Martin Duberman ekliyor: "O, birkaç nesli baltaladı." Gerçekten de, Socarides'in oğlunun gey olduğunu öğrenen pek çok gey ve lezbiyen eylemci, bu haber üzerine bayram etti, kendilerine eziyet çektiren biri için ne kadar da uygun bir ödüldü bu.

Geçtiğimiz 35 yılda psikiyatristlerin eşcinsellik hakkındaki şiddetli duygularında neler değişti? Pek çok psikiyatristin eşcinselliğe dair düşüncelerini yenilediği böylesi bir zamanda, neden Charles Socarides kendi görüşlerine bu denli bağlı kalmakta? Ayrıca, pek çok heteroseksüel, ailesinden birinin gaf ya da lezbiyen olduğunu öğrendiğinde eşcinselliğe ilişkin duygularını gözden geçirirken, Socarides oğlunun hikâyesinden neden ders almıyor?

Charles Socarides artık 72 yaşında. Hâlâ Albert Einstein'da klinik psikiyatristlik yapıyor ve uzun süreli ilişki kurmakta, oğlu kadar başarı gösteremiyor; üç boşanma ve de on yıllık bir ilişkiden sonra şimdi dördüncü karısıyla evlendi.

Gençliğinde, Socarides'in babasına eşcinsel olduğunu söyleme sebeplerinden biri, birbirlerinin yaşantılarına engel olmalarıydı. Okuldayken, babasını rahatsız edeceğinden, işini güçleştireceğinden korktuğu için Richard Socarides, cinselliğini gizli tutmuştu. Babası da aynı düşünceyi paylaşıyor olmalı; şimdiki karısının (Barbara Bonner) dediğine göre, oğlunun gey olduğunu fark ettiğinde, bu bilginin onun işini güçleştirebileceğinden korkmuş.

Son günlerde, Richard Socarides babasıyla birbirinden ayrılmış yaşantıları hakkında tekrar konuşmayı denemiş. "Bak, adım, artık gey politik olaylarla birlikte anılıyor ve bu oldukça alışılmamış bir isim," demiş babasına. "Zaman değişiyor. Bunun üzerine düşünmek de bir çeşit değişiklik. Zamana ayak uydurmayı ve görüşlerini biraz yumuşatmayı düşünmüyor musun?" Fakat babası, iki erkeğin yürüdüğü yolun farklı olduğunu düşünmüyordu. "Siz gey hakları için mücadele ediyorsunuz." demiş, "Bense onların tıbbi hakları için."

*Nagourney A., February 1995, Independents, Father Doesn't Know Best, Out


Kaynak: Kaos GL, Ocak 1996, Sayı 17