|
Aşk
İlk gün “aşk” dedik anlamını sorguladık, ikinci gün “eşcinsellerin sevgililer günü var mı” diye sorduk, sorguladık… Şimdi sıra geldi ilk aşklarımızı anlatmaya. Son güne en can alıcı hikayeleri sakladık...
4 yorum | Devamını oku
Bugün sevgililer günü. “Heteroseksüel sevgililerin günü” mü demeli yoksa? Batıda eşcinsellere özel 14 Şubat reklamları dönüyorken Türkiye buna da “hazır olmadığı için” alınganlık mı gösteriyoruz? Burada da reklamlar bizler için dönse ne değişecek peki? Kıssadan hisse, “14 Şubat eşcinseller için ne ifade ediyor?” Sorduk.
yeni yorum ekle | Devamını oku
80’lerde adını yeni yeni duyduğumuz, 90’larda pek sevdiğimiz, 2000’lerle birlikte kontrolsüz bir çılgınlığa dönüşen ‘14 Şubat Sevgililer Günü’ bir kez daha geldi çattı. Eşcinsel aşkın hiçbir şekilde görünmediği bu güne özel bir dosya hazırlayalım dedik. Üç gün sürecek bu söyleşi dizisinde ilk sorumuzu sorduk: “Aşkın anlamı nedir?”
5 yorum | Devamını oku
“Şimdi kendini kocaman bir boşluğun içinde hissetsen de, özlesen de onu hala dilinin söylediğinin aksine, ağlıyor olsan da hala zaman zaman bitti artık demene rağmen, haksızlığa uğramış gibi hissetsen de kendini ve kalan olmak bu ayrılıkta acıtsa da içini, ne kadar samimi yaşadığını aşkını, ne kadar kendin olduğunu ve ne kadar derin duygular hissettiğini ona hatırla. Sen sadece sevdin; tüm içtenliğinle, tüm samimiyetinle.” Bir bitişin ardından yazılanlar… İsmail Alacaoğlu’nun kaleminden.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Biz daha okumaya fırsat bulamadan o arka arkaya kitap yazıyor. Bu yıl içinde çıkardığı dördüncü kitabını geçen hafta özel bir performansla tanıttı: Yedi Kapılı Kırk Oda! Sabah gazetesinden Şirin Sever, bu kitap vesilesiyle Murathan Mungan'la buluştu; Mungan’ın yeni kitabını, hayatını, Türkiye'nin geçirdiği zor günleri ve elbette aşkı konuştu.
1 yorum | Devamını oku
“Oysa insan kolayca aşık olmamalıdır ve “aşığıyım” dediğini kolayca unutmamalıdır. Ancak günümüz insanı için artık unutmak bir yazgıdır ve zevk esastır.” Murad Esin, aşkın hallerini anlatıyor.
1 yorum | Devamını oku
Uçan Süpürge editörü Selen Doğan: “Aman neyse... Bu böyle uzar gider. Ben sadece şunu demek için yazmaya oturdum size: madem bu kadar rahatsızsınız (ki haklısınız sonuna kadar), alternatif sevgililer gününüzü yaratın, ben yanınızdayım.”
1 yorum | Devamını oku
Kapitalizm, çoğunluğu oluşturan heteroseksüel dünyayı sömürmek için bir araç haline getirdiği Sevgililer Günü'nde eşcinselleri dışlıyor. Eşcinseller, dışlandıkları için kızmıyorlar, "herkesi" aşkın politik dilini kullanmaya davet ediyorlar...
yeni yorum ekle | Devamını oku
14 Şubat Sevgilier Günü'nü “içi boşaltılmış, kapitalizmin ürünü gün” olarak adlandırabilirsiniz. Bugüne ‘aşkın’ anlamlar da yükleyebilirsiniz. Fark etmez. 14 Şubat bizim için 'yalnızca aşktan konuşmak' ve sandıklarımızda saklı duranların günışığına çıkmasına bahane oldu, yeter! “AşK” dosyamızda okuyacağınız metinlerin kimi gözyaşlarına bulanmış iç dökmeler, kimi aşkın ne olduğunu anlamaya çalışan ‘ağır’ yazılar, kimi de öfkeyle, kırık kalple yazılmış sayıklamalar. Ne olursa olsun, ikinci cümlesi mutlaka politik kurulmuş metinler. Çünkü eşcinsel aşka yazılmışlar.
57 yorum | Devamını oku
“Sesin seni gördüğüm ilk günden beri kulaklarımda biliyor musun güzel adam. Yağmurlar dindi ben dinmedim. Rengarenk gölgeni götürdüm yatağıma. Saçlarının sarısı aydınlattı odamı, tek tek bütün tellerini okşadım. Dudağının en güzel kenarından Beyrut kokusu geliyordu, içime çektim. Güneş bir mızrak boyu yükselene kadar seviştik. Rengarenk gölgeler düş görür mü güzel adam, “ellerim yanıyor, ellerim yanıyor” diye diye uyuyakalmışsın.” Ali Ferhat’ın kaleminden ‘güzel adam’a mektuplar.
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Kim, ne, adı, işi bunları bilmeyi pek de istemiyor. Onun orada olduğunu bilmek, her hafta aynı sinemaya gelmek içini kıpırdatıyor. Bunları daha önce yaşamamış. Filmin, salonu aydınlatan karelerindeki değişen renk tonlarıyla her bir tonda yüzünün hatlarını incelemek… Her bir ayrıntıyı kafasına kazımalı; saçları, alnı, dudakları…”
1 yorum | Devamını oku
“Son yansımalar vurduğunda aynama ve yatağıma güneş yeni terk ediyordu Ankara’yı… Ben sen doluydum baştan ayağa. Kırmızı kurdeleli küçük kız; bir nehir akıyor yüreğime…
Elini ver, seninle duvarların ardındaki o güzel dünyaya gideceğiz. Sınırsız, emirsiz, zincirsiz, kadınsız, erkeksiz bir dünyaya. İsimsiz, kimliksiz bir dünyaya!…”
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Sen olabilir miyim? Bütün olmadığımı ilk hissettiren sen oldun belki de demiştim ya sevgilim belki de bölemeyeceğim, paylaşamayacağım bütün sendin. İyi niyetli düşlerin de var mıydı senin? Sen benim içimde bana ait olmayan bir bütündün, ben de senin içinde sahiplenemeyeceğin bir bütünün parçasıydım. Birbirimizi böyle mi tamamlayamadık?”
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Açık seçik, maskesiz ben böyleyim dediğinde hayat yaşanılandır. Şu an için bunu sınırlı bir seviyede de olsa yapıyorum ama inanıyorum ki ölmeden eşcinseller sokaklara da inecek, caddeleri de dolduracak bu ülkede.”
1 yorum | Devamını oku
“Dudaklarının günahını hayatıyla ödedi diyorlar. Boş ver. Ben günden güne günaha daha çok yazılıyorum. Kedisiz evim, artık üzerine sinen erkek kokularını taşıyamayan yastığım, boş bileklerim.”
yeni yorum ekle | Devamını oku
|
Madiledik!
“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”
- Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!
“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”
- Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?
Diğer Madiler
|