Diğer
İstanbul’da havalar son demlerinde kavruluyor. Her yer yapış yapış. Nemli ve ıslak. Terin sadece arzuda tütmediği, nefreti körüklediği gerçeğiyle kanallar, yeni yayın dönemine başladılar. Bunlardan biri, tv8’de yayınlanan Nur Onur’un hazırlayıp sunduğu “Adım Adım Çocuğum” programı. 27.08.2008 tarihli programında beklenen, fakat yaşanmasını arzulamadığım bir olayın gerçekleşmesiyle. Sürmelican ekran başında oturmaya dayanamayıp televizyon binasına gitme sürecini anlatıyor.
2 yorum | Devamını oku
‘Hayatın Renkleri’ adlı radyo programında eşcinsel bireyler ve aileleri konuşuldu. "Ya Çocuğum Eşcinsel Olursa?" başlıklı programda Türkiye Psikiyatri Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Şahika Yüksel ve Psikolog Mahmut Şefik Nil uzman konuk olarak katıldı. Eşcinsel çocuğu olan bir annenin deneyimlerini anlattığı programın "Sesli Köşe" konuğu Kaos GL'den Emir Birant’tı.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Kaos GL ve Radyo ODTÜ işbirliğiyle hazırlanan ve 103.1’de yayınlanan radyo programı ‘Hayatın Renkleri’ dördüncü haftasına girdi. Hasan Bülent Kahraman, Selçuk Candansayar ve Ebru Demir’in konuşmacı olarak katıldığı programda eşcinselliğin hastalık olduğuna dair yaygın inanış ve bilim alanında yapılan çalışmalar konuşuldu. Eylül Maral’ın haberi.
yeni yorum ekle | Devamını oku
F-tipi cezaevlerinde yaşananların ruh sağlığı çalışanları için bir utanç tablosu olduğunu söyleyen 316 ruh sağlığı çalışanı yayımladıkları bir bildirgeyle F-tipi cezaevlerinde uygulanan tecrit rejimini protesto etti.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Eğitim-Sen Tunceli'de yatılı okulda yaşanan cinsel istismar olayının sorumlusunun YİBO sistemi ve Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu savundu. Doç. Dr. Değirmencioğlu, bu olayın Türkiye'de cinsellikle ilişkili genel sorunun bir yansıması olduğunu söyledi. Doç. Dr. Değirmencioğlu'na göre, çocuklar arasındaki cinsel istismar eşcinsel ya da heteroseksüel deneyim olarak nitelenmekten çok çocukların kendi cinselliklerini keşfetmeleri olarak görülebilir.
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Biz cins değiştirenler, psikiyatrik ve tıbbi kurumlara karşı verilen bir başka mücadelenin içinde de yer alıyoruz: Esas kimliklerimizi kazanma mücadelesi. Kültürlerinin cins dayatmasına radikal bir şekilde karşı duranlar da dahil olmak üzere erkek vücutlarına sahip olu kadın gibi yaşamayı veya kadın vücutlarına sahip olup erkek gibi yaşamayı seçen insanların, dünyanın birçok kültüründe ve yazılı tarihin bütün çağlarında yaşamış olduğu bilinmektedir. Ama buna rağmen tıbbi kurumlar, üzerimizde iktidarlarını kuruyor, bizi tanımlamayı amaçlayan kitaplar üretiyor ve kendimize ait yaşamları yaşamamızı sağlayan yolları tıkıyor.”
yeni yorum ekle | Devamını oku
Son günlerde, Richard Socarides babasıyla birbirinden ayrılmış yaşantıları hakkında tekrar konuşmayı denemiş. "Bak, adım, artık gey politik olaylarla birlikte anılıyor ve bu oldukça alışılmamış bir isim," demiş babasına. "Zaman değişiyor. Bunun üzerine düşünmek de bir çeşit değişiklik. Zamana ayak uydurmayı ve görüşlerini biraz yumuşatmayı düşünmüyor musun?" Fakat babası, iki erkeğin yürüdüğü yolun farklı olduğunu düşünmüyordu. "Siz gey hakları için mücadele ediyorsunuz." demiş, "Bense onların tıbbi hakları için."
yeni yorum ekle | Devamını oku
Freud, dünyaca ünlendiği zamana kadar yani ölümünden dört yıl önce, Amerikalı bir kadından, oğlunun “sorunlarına” dikkat çekerek umutsuzca tavsiye bekleyen bir mektup aldı. Freud’un yazılı yanıtı -Kinsey raporunun yayınlanmasından on üç yıl öncesi olduğu için- eşcinselliğe yaklaşımı bakımından aşırı derecede modern görünmektedir.
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Bana göre cinsler arası ilişkilerin yaratılışta amaçlanan doğal bir yolu vardır ve eşcinsel değişik nedenlerle bu yolu tersine çeviren ve bundan zevk alan kişidir. Kişisel olarak böyle bir tercihe söyleyecek bir şeyim yok. Ancak cinsel ilişkinin doğal yollardan olmasının toplumsal sağlık açısından tercih edilebilir olduğu kanısındayım.” Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr Ali Dönmez'le söyleştik.
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Eşcinselin karşısında, ister cahil biri ister okumuş biri olsun, ister sıradan biri ister bir uzman ya da entelektüel olsun, konumlar ve düzeyler arasındaki fark kalkar ve heteroseksizm hepsini biranda birleştirir. Psikiyatr Doç. Dr. Musa Tosun, mizah yazarı Gani Müjde ve birilerinin adına konuşma hakkını her zaman kendinde gören bir başka birilerinin belki de çok az ortak noktaları vardır; ama onların, eşcinsellik karşısında birinin diğerinden farkı kalmaz.” Gay’e EFENDİSİZ’in kaleminden.
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Psikolojisi, biyolojisi bir yana bir bütün olarak bilim, masum değildir. Bilim, “bilimci”lerden bağımsız olarak, onların kadın, erkek, eşcinsel, siyah, beyaz... olmalarının üstünde, kurumsallaşmış bir yapı olduğundan aynı zamanda bir İKTİDAR olma özelliği de gösterir. Bir iktidar olarak bilim, kapitalist iktidardan ayrı düşünülemez. Dolayısıyla kapitalist işleyiş ve zihniyet, Bilim’e de egemendir.” Gay’e EFENDİSİZ’in kaleminden.
yeni yorum ekle | Devamını oku
13 Haziran 2002 tarihinde, Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği ve AIDS’le Savaşım Derneği’nin işbirliği ve Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nün katkılarıyla Homofobi üzerine bir toplantı düzenlendi. Toplantıya Avustralya Deakin Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Daryl Higgins konuşmacı olarak katıldı. Higgins, homofobi, gey kimliği, evli geyler ve genç geyler üzerine yoğunlaşan araştırmaları ve makaleleriyle tanınan bir psikolog. Kendisiyle toplantı öncesinde yaptığımız söyleşiyi sunuyoruz.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Önceki sayımızda yayınladığımız “ABD’de Gey ve Lezbiyen Ergenlerin Psikiyatrik İstismarı” başlıklı yazı üzerine alevalatlı e-grubunda Atila Demirkasımoğlu
ile sosyal psikolog Üstün Öngel arasında aşağıdaki yazışmalar gerçekleşti. Yazarların onayıyla aktarıyoruz.
yeni yorum ekle | Devamını oku
26–28 Kasım 1999 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleşen III. Cinsel Sorunlar ve Tedavileri Kongresi’nin forumlarından biri de “Eşcinsellik”ti. Dr. Sinan Düzyürek, Allen Lawrence ve Psikolog Ayşe Kayhan konuşmacı olarak katıldığı forumu Murat Yalçınkaya yazdı.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Dünya Ruh Sağlığı Platformu-Türkiye’nin düzenlediği Dünya Ruh Sağlığı Günü Toplantısı İstanbul'da gerçekleşecek. “Ruh sağlığı olmayan toplumların sağlığı da olmaz, ruh sağlığı yasasını istiyoruz” sloganıyla yola çıkan platformun bu yılki teması ‘İntihar’ olacak.
yeni yorum ekle | Devamını oku
|