Erkek Erkeğe
“Şimdi kendini kocaman bir boşluğun içinde hissetsen de, özlesen de onu hala dilinin söylediğinin aksine, ağlıyor olsan da hala zaman zaman bitti artık demene rağmen, haksızlığa uğramış gibi hissetsen de kendini ve kalan olmak bu ayrılıkta acıtsa da içini, ne kadar samimi yaşadığını aşkını, ne kadar kendin olduğunu ve ne kadar derin duygular hissettiğini ona hatırla. Sen sadece sevdin; tüm içtenliğinle, tüm samimiyetinle.” Bir bitişin ardından yazılanlar… İsmail Alacaoğlu’nun kaleminden.
yeni yorum ekle | Devamını oku
O, 24 yaşında yakışıklı bir erkek. Cinsel yöneliminin hemcinslerine karşı olduğunu keşfettiği günden bu yana bu kimliği kabullenmiş. Kıbrıslı bir Rum ile iki buçuk yıldır devam eden sıcak bir ilişkisi var. "Kıbrıs'ta eşcinsel olmak zor" diyor. Genç bir eşcinsel, Kuzey Kıbrıs'ta eşcinsel olmanın nasıl bir şey olduğunu Kıbrıs gazetesinden Aysu Basri Akter'e anlattı.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Erkekliğin saldırganlıkla, meydan okumayla, savaşçılıkla, avcılıkla tıka basa doldurulmuş, hazzı kıyıcı zaferlerde bulan tanımını silmek; karşılığında kocaman, uğultulu bir boşluk bırakmak gerek
3 yorum | Devamını oku
“Sesin seni gördüğüm ilk günden beri kulaklarımda biliyor musun güzel adam. Yağmurlar dindi ben dinmedim. Rengarenk gölgeni götürdüm yatağıma. Saçlarının sarısı aydınlattı odamı, tek tek bütün tellerini okşadım. Dudağının en güzel kenarından Beyrut kokusu geliyordu, içime çektim. Güneş bir mızrak boyu yükselene kadar seviştik. Rengarenk gölgeler düş görür mü güzel adam, “ellerim yanıyor, ellerim yanıyor” diye diye uyuyakalmışsın.” Ali Ferhat’ın kaleminden ‘güzel adam’a mektuplar.
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Kim, ne, adı, işi bunları bilmeyi pek de istemiyor. Onun orada olduğunu bilmek, her hafta aynı sinemaya gelmek içini kıpırdatıyor. Bunları daha önce yaşamamış. Filmin, salonu aydınlatan karelerindeki değişen renk tonlarıyla her bir tonda yüzünün hatlarını incelemek… Her bir ayrıntıyı kafasına kazımalı; saçları, alnı, dudakları…”
1 yorum | Devamını oku
“Açık seçik, maskesiz ben böyleyim dediğinde hayat yaşanılandır. Şu an için bunu sınırlı bir seviyede de olsa yapıyorum ama inanıyorum ki ölmeden eşcinseller sokaklara da inecek, caddeleri de dolduracak bu ülkede.”
1 yorum | Devamını oku
“Dudaklarının günahını hayatıyla ödedi diyorlar. Boş ver. Ben günden güne günaha daha çok yazılıyorum. Kedisiz evim, artık üzerine sinen erkek kokularını taşıyamayan yastığım, boş bileklerim.”
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Birbirimizi az da olsa özlemiştik. Ve doyasıya sevişiyorduk. Spermlerimizle yıkanıp gözyaşlarımızla kurulandık. Bir şiir okudun... “Oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim”... Uyudun. Ben şiiri düşünürken sen uykunda sayıklıyordun: ‘Sevda üstüne sevda düşer mi?’”
1 yorum | Devamını oku
“Aşağıda okuyacağınız Haziran ‘94 tarihli mektubum da, geçmişe yaptığım yolculuklarda en önemli kılavuzlarımdan biri olma özelliğini sürdürmüştür, o tarihten bu yana. Artık bu mektubu unutmak istiyorum. Çünkü o çoktan unuttu.” Murat Yalçınkaya’nın kaleminden.
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Sen oradayken de günler geçti. Ben herkesten sakladım senin gittiğini. Gidişini söyleyip de inanmak istemedim. Diyemedim beni bırakıp benden daha çok sevdiği yârine gitti diyemedim. Belki yadırgarlar beni, ‘senin yüzünden, senin sevgisizliğinden gitti’ diyecekler diye korktum. Oysa yiğidim ben seni herkesten daha çok sevmiştim.”
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Şimdi, şimdi, şimdi, zihnimi onsuz imgeler, onsuz melodiler, onsuz şiirlerle doldurmaya çalışıyorum. Ona dair, onunla paylaşılmış olanlara baskın çıkıp beni sağaltsınlar diye. Yokluğunun onu daha çok hatırlattığını yadsıyarak.”
yeni yorum ekle | Devamını oku
“‘Yıkanmayacak mısın’ diyorum. Hayır diyor şaşırarak, kirlendik mi diye soruyor, kokunu üzerimde taşımak istiyorum. Belki de erkeklerle sevişmelerini anımsayarak seviştikten sonra banyoya koşan sevgililerimi düşünüyorum. Ne güzel, banyo telaşı yok, birşeyleri yıkayıp atmıyoruz zihnimizden diyorum.”
1 yorum | Devamını oku
“Üniformalarını çıkarır, benim elbiselerimi giyerdi bulunduğum pansiyonda. O gittikten sonra koklardım çıkardığı elbiseleri. Kuvvetliydi. Kaslıydı kolları. O kollar hiç sarılmazdı bana Ankara'da, hiç bedenimi sarmazdı. Kıllı vücudu, yeni çıkan tüylerime değmedi hiç… Ve yokluğu ile vurdu bana. Ama gelip vurmadı hiç...”
1 yorum | Devamını oku
“Yoksun sen aslında, yalnızım bu kumsalda, neler neler yapıyorsun bensizken Ankara’da? Bu şarkıyı dinlemek istemiyorum, ama elim televizyonu kapatmaya gitmiyor! Defalarca ayrılmadık mı? Ne arıyorsun yine hayallerimde? Oysa ben seni sensiz yaşamayı öğrendim.”
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Yanımdaki adamın bakışları o kadar sıcak ki sanırım yaşadığı aşklarını içtenlikle gösteriyor. O beni sever miydi yoksa her geçen gün sevgisi azalır mıydı? O mutlu olduğunda ben mutsuz olmak isterdim, o mutsuzsa ben içimden katıla katıla gülmeliydim. Onunlayken başka erkeklerle yatmalıyım, o yokken ona sadakat için yeminler etmeliydim ve günlerce ağlamalıydım.”
yeni yorum ekle | Devamını oku
|