LGBT Yazar
Edebiyat dergisi ‘Mesele’ Temmuz sayısında “Cinsel Yönelim ve İsyan” başlıklı bir dosya hazırladı. Stonewall’dan Lambdaistanbul’a eşcinsel hareketin dinamiklerine yer veren dergi eşcinsel edebiyat ve yazarlarla ilgili arşivlik yazılarla dolu.
1 yorum | Devamını oku
Leslie’yi ilk kez ABD’de sosyalist bir parti olan Workers’ World (İşçilerin Dünyası) Partisi’nin kongresinde görmüştüm. Yakışıklı, karizmatik birisiydi. Salonu dolduranların soluklarını tutarak dinlediği kısa ama çok etkileyici bir konuşma yapmıştı. Onun erkek değil de bir kadın olduğunu öğrendiğimde öylesine şaşırmıştım ki. ‘Stone Butch Blues’ adlı kitabını satın alıp imzalatmıştım. Leslie Feinberg’ü tanımak için yapılacak ilk şeyin onun yazdıklarını okumak olduğunu bildiğimden ve ayrıca daha varlığından bile haberdar olmadığım ‘butch’un ne olduğunu merak ettiğimden kitabı o gece okumaya başladım. Bu kitap daha sonra Türkçe’de Cemile Çakır çevirisiyle Atrshop yayınlarınca ‘Sevici Türküsü’ adıyla yayımlandı. Feinberg ile kitabı ve eşcinsellik üzerine konuştuk. Soluk soluğa okuduğum ‘Sevici Türküsü’nün yazarıyla söyleşi yaptığım için kendimi şanslı görüyorum. Özlem Çakır’ın söyleşisi.
yeni yorum ekle | Devamını oku
ODTÜ rektörlüğünün engelleri nedeniyle kurulamayan Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Topluluğu kampüs içinde bir eylem düzenledi. Aynı gün topluluk etkinliği olarak ODTÜ’de bir söyleşi veren Murathan Mungan “Homofobi eşcinselliğin konuşulması ve normalleştirilmesiyle yıkılabilir” dedi.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Bir eşcinsel şairin yaşamı söz konusu olduğunda bir sır kadar 'özel'e giren hayat, diğerininkinde niye birdenbire, geçtim özel olmaktan genel 'hayat derslerine' giriverir? Sizce Lorca, Nâzım kadar olsun sevememiş midir? Murathan Mungan’ın kaleminden.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Le Nouvel Obs, 100. yaşgünü için de Beauvoir'ın çıplak resmini kapağa taşıyınca tepkilerle karşılaştı. Medya bir kez daha kadın vücudunu metalaştırırken feministler "Asla Sartre'ın poposunu basamazlardı" dedi.
yeni yorum ekle | Devamını oku
İlk romanında yaşlı kocasından kaçan bir genç kadının hikâyesini anlatan George Sand, özgürleşebilmek için erkek kılığında gezen ama âşık olduğu erkekleri kendine esir kılan bir dişi örümcekti. Pantolon giyen ilk kadın olarak tarihe geçen, smokin, kravat, pipo ve nargile ile erkeksi kılığı tümleyen Sand, kamusal alanda bir tür teatral etki yaratmayı hedefledi.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Kübalı gey yazar Reinaldo Arenas'a (1943-1990) yapılan işkence, Fidel Castro'nun devrimci Küba’sının en korkunç homofobik hareketini simgeler: Küba'da 1960 ve 1970'lerdeki eşcinsellere yönelik "cadı-avı", Pinochet'in diktatörlüğü sırasında eşcinsel Şilililerin baskılanmasına adeta ön fikir olmuştu. Peter Tatchell'ın kaleminden.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Murathan Mungan, Deniz Durukan’a yeni şiir kitabı 'Dağ'ı anlattı: Bu kadar kısa sürede bu kadar farklı kesimlerden bu kadar çok ortak tepkiler almadım daha önceki kitaplarımda. Hep kutupsal bir şeyler çıkardı. Demek ki dağ birleştiriyormuş, sadece ayırmıyormuş.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Bir yıl içinde beş kitap çıkaran Murathan Mungan: "Bir yazarın yazısı politikasıdır zaten. Benim kurumsal olarak hiçbir makamda gözüm yok. Süslü bir laf edilecekse, yeterince kalp kazandım" Filiz Aygündüz’ün söyleşisi.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Kaos GL ve Radyo ODTÜ işbirliğiyle hazırlanan ‘Hayatın Renkleri’ adlı programda bu hafta “Sanat ve Eşcinsellik” konuşulacak. Türkiye edebiyatının önemli yazarları Fatih Özgüven, Mehmet Murat Somer ve Murathan Mungan’ın konuk olacağı program 11 Kasım Pazar günü saat 00.30’da 103.1’de…
yeni yorum ekle | Devamını oku
Biz daha okumaya fırsat bulamadan o arka arkaya kitap yazıyor. Bu yıl içinde çıkardığı dördüncü kitabını geçen hafta özel bir performansla tanıttı: Yedi Kapılı Kırk Oda! Sabah gazetesinden Şirin Sever, bu kitap vesilesiyle Murathan Mungan'la buluştu; Mungan’ın yeni kitabını, hayatını, Türkiye'nin geçirdiği zor günleri ve elbette aşkı konuştu.
1 yorum | Devamını oku
“Her ne kadar çağdaş dandiler olarak değerlendirilseler de, metroseksüelle XIX. yüzyılın dandisi arasında önemli farklar vardı. Dandi bireysel olanın, orijinal olanın peşindeydi ve her şeyi düzleyen kitle kültürüne, seri olarak üretilen metaların dünyasına karşı mesafeliydi. Marka giyen metroseksüel ise bireyler için "imaj paketleri" yaratan tüketim kültürünün bir parçasıydı. Metroseksüelin imajı ürünün imajı, kimliği markanın kimliğiydi. Cinsel kimliğine ilişkin "muğlak" görünüşe gelince, bu heteroseksizmin, kendini yenileyerek güçlendirmek amacıyla -geçmişte baskı altında tuttuğu-gey kültürüne ilişkin bazı öğeleri çarpıtıp eklektik bir şekilde bir araya getirerek kendine mal etme çabasının bir ürünüydü.” Yaşar Çabuklu’nun kaleminden.
yeni yorum ekle | Devamını oku
Fatih Özgüven, eylülde çıkacak yeni hikâye kitabı 'Hiç Niyetim Yoktu'da, Avrupa'dan anladığımıza, Avrupa'nın bizden ne anladığına bakıyor. Uluslararası ilişkiler ders notu gibi gelmesin, onun mahareti her daim insana attığı mikroskobik bakışta... Pınar Öğünç'ün söyleşisi.
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Sistemin şenlikli, parıltılı kabuğunda yaşayan, yaşadıklarından bahtiyar insan tiplerinin aşk ilişkilerini anlatan romanların yazarıydı Colette. O, toplum dışında kalmaktan hiç çekinmemişti.” A. Ömer Türkeş, eşcinsel yazar Colette’i ve Türkçede yayımlanan kitabı Caniko'nun Sonu’nu anlatıyor.
yeni yorum ekle | Devamını oku
“Temel derdim olan görme biçimi. Nasıl görüyorsun ya da nasıl görmüyorsun? Nasıl hâlâ görmüyorsun? Ya da nelere kanıyorsun? Ben daha çok insanların bu tür zihinsel kırılmalara dikkatini çekmek için yazdım bu yazıları.” Sevin Okyay, Murathan Mungan’la ‘Kullanılmış Biletler’i ve sinemayı konuştu.
yeni yorum ekle | Devamını oku
|