Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Kadın Kadına Öykü


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


“Yaralarını kendin dikmelisin”

Müzik

İlk albümü “Ben Bu Şarkıyı Sana Yazdım”ı 2005 yılında piyasaya süren ve o günden bu yana sesinin gerçekte kaç oktav olduğuna dair birçok şehir efsanesinin döndüğü Cem Adrian son albümünü anlattı.

KAOS GL

Zeynep Yayınoğlu

Sadece içinden gelen müziği yaptığını söyleyen Cem Adrian bir kez daha uzun isimli bir albüm yaptı: “Aşk Bu Gece Şehri Terk Etti”. Adrian, bugünlerde ekranlarda sıkça izlediğimiz “Yağmur” klibiyle dikkat çekiyor.

İlk albümünüz çıktığında herkes sesinizin kaç oktav olduğunu konuşuyordu. Yeni albümünüzle de “Aşk Bu Gece Şehri Terk Etti” adlı şarkının 134 ayrı kanaldan kaydedildiği tartışılıyor. Bunu hepimizin anlayacağı bir dilde açıklayabilir misiniz?

Albümde şöyle bir teknik uyguladık. Az enstrüman, çok vokal yapmaya çalıştık. Benim bas, tenor, mezzo, soprano ve koloratur soprano seslerim üst üste kaydedilip büyük korolar oluşturuldu. Bu korolar genelde elektronik alt yapılar üzerine döşendi. Fakat “Aşk bu gece şehri terk etti” şarkısında benim koro seslerim dışında başka bir enstrüman kullanılmadı. Yani şarkı a’capella olarak kaydedildi. Bu da Türkiye’de ilk kez denenmiş bir tekniktir.

İlk albümünüzde bulunan “Kimler Geldi Kimler Geçti”, “Uzun İnce Bir Yoldayım” ve “Summertime” coverları da oldukça ilgi çekiciydi. Bu albümde neden hiç cover yok? Sizce cover yapmanın avantaj ve dezavantajları nedir?

Bu albüm konsept itibariyle cover barındırabilecek bir albüm değildi. Bu yüzden cover koymadık. Bundan sonraki projelerimden biri sadece coverlar üzerine kurulan bir performans albümü yapmak. Cover eğer o şarkıyı kendinize benzetmezseniz gereksiz bir durum bence. Bu yüzden her notasını hissetmediğiniz bir şarkıyı söylemek tehlikelidir.

Eğer spesifik bir tarz verebilirseniz sizi en çok “besleyen” müzik tarzı hangisidir?

Beni en çok besleyen müzik 1960 ve 70’ler arasında gelişen deneysel müzik diyebilirim.

Genelde insanların “klasik müziğe” ya da “caza” yakıştırdığı ses tonunuzu farklı alanlarda göstermek sizin için zorluk yaratıyor mu?

Ben müzikte kategoriye inanmıyorum. Ya iyi ve gerçek yaparsınız ya da sahte müzik. Ben gerçek müzik yapan tarafta olabilmek için çalışıyorum. İçimden gelen müziği yaparım sadece. Eğer iç rotam cazı gösteriyorsa caz, blues gösteriyorsa blues müziğin içinde buluyorum kendimi. Uzun zamandır hissettiğim müzik, pek rastlanmayan ve adı konmamış bir müzik.

Elektronik müziğe yöneldiğiniz düşünülüyor. Siz hiç bu konuya eğilmeyi düşündünüz mü?

‘Aşk Bu Gece Şehri Terk Etti’ albümünün yan prodüktörü olan Emin Yasin Vural’la birlikte gerçekleştireceğimiz bir elektronik albüm fikrimiz var. 2007 yılı içinde dinleyicilerle buluşturmayı düşünüyoruz. Aslında bunun ilk adımını yeni albümün ilk single çalışmasında attık. ‘Aşktan Korkma’ bizim bu anlamda Yasin’le ilk çalışmamızdır.

Albümün kapak çalışmaları ve fotoğraflar oldukça çarpıcı. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Albüm ‘Yaralarını kendin dikmelisin’ başlığı altında metaneti anlatan bir albüm. Bunu görsel olarak anlatmaya çalışmanın en iyi yolu buydu. Bu fikrimi fotoğrafçı Mehmet Turgut’la paylaştım. Sonuç böyle oldu.

Kaynak: NTV, 27 Mart 2007

*Konuyla ilgili adresler:

www.cemadrian.com

yeni yorum ekle

Anket - Dergi&Web



Kaos GL Dergi 102


KKM - Ekim 08




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Kimler online
Şu an sitede 1 kullanıcı ve 143 ziyaretçi var.

Online kullanıcılar

  • Bebeksi_


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim