Dergi Satış Noktaları


Bize yazın!


Danışma Hattı




Hukuk Hattı


Kullanıcı girişi


Bülten


İşçi Ağı


"Kadın Kadına" Öykü


Açılmak



Dernek Üyeliği


Gönüllü Aranıyor!


Kadın Kadına Öykü


Akademi Formu


Haklarını biliyor musun?



Radyo Programı


Dosya: AşK


Linkler



Dernek Tüzüğü


Aşkın anlamı

Aşk

80’lerde adını yeni yeni duyduğumuz, 90’larda pek sevdiğimiz, 2000’lerle birlikte kontrolsüz bir çılgınlığa dönüşen ‘14 Şubat Sevgililer Günü’ bir kez daha geldi çattı. Eşcinsel aşkın hiçbir şekilde görünmediği bu güne özel bir dosya hazırlayalım dedik. Üç gün sürecek bu söyleşi dizisinde ilk sorumuzu sorduk: “Aşkın anlamı nedir?”

KAOS GL - 13/02/2008

Barış Sulu - Bawer Çakır

“Bilinçli tüketici”yseniz kocaman anlamlar yüklenmiş günlerden kaçmanızın olanağı yoktur; kaçmazsınız da zaten. “Sevgililer Günü” de böyledir işte. Tüketime yoğunlaşsa da günümüzde, aslında “aşk” denilen, hala derinlerine inemediğimiz olguyu temsil etmektedir bu gün. Kimine göre aşkın kutsandığı gündür, kimine göre de hediye almak ve vermektir sadece.

Şubat ayı yaklaştıkça bir telaş alır çoğumuzu. Sevgilisi olanlar biricik sevgililerini o anlamlı günde de yanlarında görebilmek için daha bir ılımlı davranırlar bilinçsizce birbirlerine, sevgilisi olmayanlar da daha bir telaşlıdırlar; bu büyük güne “yalnız” girmemeye kararlıdırlar ve sevgili arayışlarındaki vitesi daha da büyütürler.

Bazıları da “böyle gelmiş, böyle gider” mantığıyla umursamazlar bile bu günü. Cidden böyle midir diye biraz araştıralım dedik, biz eşcinselleri aşk ile bağdaştıramayan heteroseksist dünyanın neresinde görünüyorduk ve aşkı nasıl adlandırıyorduk? İlk aşkımızı nasıl yaşadık ve eşcinseller, heteroseksüel aşkların kutsanması olarak anlamlandırılan bu günü nasıl yaşamaktalar?

Üç gün sürecek yazı dizimizde Barış Sulu ve Bawer Çakır her güne bir soru soracak. İşte bugünün sorusu: “Sizin için aşkın anlamı nedir?”

  • Eşcinsellerin ağzından “aşkın anlamı”:

“Yakınlaşma adına bir araç”

Anıl Ünsel

Aşkın iki insan arasındaki hoşlanmalar bütününün yakınlaşma adına bir araç olduğunu düşünüyorum. Ve ardından da hızla geçip gidiyor işte, bende en fazla iki ay sürdü.

“Gerçek aşk platoniktir”

Fatih Üstün

Aşkın karşılıklı olabileceğine pek inanmıyorum. En azından benim açımdan. Platonik aşklar için daha uygunum sanırım. Karşılığını alınca sıradanlaşıyor, büyü bozuluyor gibi. Sonuç olarak, gerçek aşk platonik aşktır bence, karşıdakinden bir şey beklemeden her şeyi tek başına yaşadığındır.

“Aşk bir yönelimdir, tıpkı cinselliğimiz gibi”

Hakan Biçer

Aşk, aslında hangi dünyada yaşadığımızdan bağımsız şekillenir; çünkü içinde tutku, plansızlık programsızlık, kontrolsüzlük barındırır. Aşk bir yönelimdir aslında tıpkı cinselliğimiz gibi, belki bu yönüdür aşkı da çekici kılan. Eğer o hep yücelttiğimiz aşkı kurallardan bağımsız irdeleyebilecek kadar saygımız olsaydı, eşcinsellere siz aşkınızı içinizde saklayın, toplum huzuruna çıkarmayın, başka yerlerde, gözlerden uzakta yaşayın demezdik. Eşcinselleri sadece cinsel açlığa sahip insanlar olarak gören zihniyetin dokunulmazlarsa öleceklerini, sevilmezlerse küseceklerini görmezden gelmeleri hiç de şaşırtıcı değil aslında. Kısaca aşk tabulardan uzakta konuşlanmış, dünyadan soyutlanmış bir dünya yaratmak, içini donatmaksa size kalmış.

“Aşk tek kişiliktir”

İsmail Alacaoğlu

Aşk, kısa süreli bir şuur kaybına neden olan, bir tanımı yapılamayacak kadar soyut ancak etkileri gözle görülecek kadar somut bir delilik halidir. Kiminin sebebi bir çift göz, kiminin aklı baştan alıp giden bir gülümseme, kiminin ise sadece körlüktür. Nedeni her ne olursa olsun sonucu yerinden fırlayacakmış gibi çarpan bir kalp, sürekli meşgul bir zihin, kocaman gülümseyen bir surat, ışıl ışıl gözler, yerden kesilmiş ayaklar, bir karış havada akıl, biraz neşe, biraz özlem ve bir parça da korkudur. Tabi korku da vardır içinde aşkın, özellikle de ilk kez başa gelinmiyorsa. Çünkü hemen hemen herkes bilir aşkın dipsizmiş gibi görülen ama aslında dibi olan bir kuyu olduğunu. Kimi düşmemek için sakınır, türlü oyunlarla hep kenarında durur kuyunun, kimi balıklama atlar içinde ne olduğunu düşünmeden, kimi ölçer biçer bir ip salar aşağıya ve yavaş yavaş inmeyi seçer. Ne yapılırsa yapılsın, içine nasıl girilirse girilsin, en temkinli davranan bile her türlü deliliğe açıktır onun için. Yollar kat edilir, şehirler hatta ülkeler değiştirilir, evler taşınır, yeni hayatlar kurulur, arkadaşlar kaybedilir, dostlar kazanılır, günler geçer, belki aylar, belki yıllar. Sonuna gelindiğinde kuyunun, veda vakti geldiğinde aşka, içinden çıkmasını becerebilenler biraz yaralı, biraz kırgın olmalarına rağmen daha büyümüş, daha olgun, daha emin bulurlar kendilerini yeni hayatlarında, ellerinde delilik günlerinde biriktirdikleri yüzlerinde tebessüm bırakacak anılarla veda ederler aşka. Kuyunun içinden çıkmayı beceremeyenler kıvranıp dururlar duvarlara sürtüne sürtüne, her seferinde biraz daha acıtır canlarını bitiremedikleri bitmiş aşkları. Solgun bir yüz, feri sönmüş gözler ama hala meşgul bir zihinle her aşk biter kanununa küfrederek yaşamını sürdürmeye devam eder. Aşk tek kişiliktir zaten, yalnız girilir içine ve yine yalnız çıkılır zamanı geldiğinde. O yüzden aşk bitmiş gibi görünse de bitmez aslında beden nefes aldıkça.

“Kutsal bir düşünce”

Serhat Akdağ

Kutsal bir düşünce aşk benim için. Yaşamak istediğim bir kez değil birçok kez tatmak isteyebileceğim bir olgu, kavram. Sevmenin basitliğe dönüştüğü zamanımızda aşkı da tanıyamadığımız anlamını taşır ki bu da oldukça üzücü bir durumdur. Ama aşkı yaşayanlar, hissedenler benim gözüm de şanslı ve benzersiz kişilerdir.

yeni yorum ekle

aşk bütün acılara
Submitted by Anonim on Cuma, 29 Şubat, 2008 - 13:17

aşk bütün acılara katlanma sebebimizdir. AŞK herşeydir. insanoğlunun yaşayabileceği en mükemmel duygudur. AŞK mükemmel bir sarhoşluktur. AŞKın acısı da güzeldir tatlısı da. Olmayınca biraz eksiğizdir. olunca deli divaneyizdir. yaz güneşi gibi ısıtır içimizi dışımızı. AŞK varolmaktır bence. ve en sevdiğim tabirle "AŞK BİLE BİLE LADESTİR". seni seviyorum aşkım. asi

cevapla


aşkın anlamı
Submitted by Anonim on Perşembe, 14 Şubat, 2008 - 15:44

aşk anlamsızdır.

modern toplumun her şeyin anlamını sorgulayıp içini boşaltması neredeyse sıradandır; aşk ise dillere pelesenk olmasının dışında hep aranan ya da göndermeler yapılandır. yeni bir metafor eklemek gerekirse aşk, beceriksiz operatörlerin ellerinde ameliyat masasında kalmıştır; anestezi etkisi hızla kaybolurken iç organları dağılmış, alelacele toplanmış, dikilmiş, içinde gazlı bezler, paslı makaslar unutulmuş bir enkaz bırakmıştır. hızlı tüketim çağının kullan-at tüketicilerinin aşkı tarif ve yaşayışları esefle kınanırken romantikler "sevgi pıtırcıkları" olarak tukaka edilmekten kurtulamamıştır.

aşkın bir ilişkilenme biçemi olduğu pek akıllarda yer etmez ilişki de aşk ya vardır ya yoktur ilişkinin kendisinin aşk olabileceği ve nihayetinde kendisini yok edeceği kabul görmez.

her aşk yeniden aşkı anlamlandırma uğraşıdır; bir yandan daha öncekilerden farklı olduğu haykırılırken içten içe daha önceki deneyimlerden aktarılanlar ile yeni bir sevme ve tutkuyu zirvede tutma girişimidir. Kimin kime niçin aşık olduğunun anlaşılamamasının sırrı belki de kişilerden bağımsız oluşunda yatar aşkın. her aşk platoniktir bu bağlamda; karşılığını bulması için sevmez kişi sevdiğinin sevebilme ihtimali ile bileylenen makas gibi hep birbirine kavuşacakken teğet geçer.

Aşk anlamsızdır; tanımlı duygular kümesinden seçilen aşka ait bütün önermelerin geçerliliği bireyselliğin sınırında tökezler.

Atilla A.

cevapla


soyutların en yücesi.
Submitted by Anonim on Perşembe, 14 Şubat, 2008 - 12:00

eser gündüz

içinde aynı anda bir çok soyutu barındırması, hiç bir şekilde din, dil,cinsiyet, ırk vs. dinlemeden her bedende yaşanabilmesi, her insan da farklı bir anlama bürünmesi tanrı' nın bile bu kavrama ne kadar önem verdiğinin göstergesidir.

aşk karşılıklı karşılıksız yaşanabilen en yüce soyuttur.

cevapla


kesinlikle
Submitted by Anonim on Perşembe, 14 Şubat, 2008 - 20:35

kesinlikle size katılıyorum. aşk öyle bir duygudur ki nereden ne zaman geleceği belli olmaz, hatta kime aşık olacağımız bile belirsizdir. O sanki Tanrı tarafından içimize düşürülen bir ateştir. Bu sınavda başarı içinse aşka sahip çıkmak ve cesurca onu yaşamak yeterli. Günümüzde bu derecede cesur aşkı yaşyabilecek kaç birey kaldı ki?

cevapla


aşk
Submitted by Anonim on Pazar, 17 Şubat, 2008 - 11:46

aşk bir ateştir içine düştünmü yanarsın, aşk bir düşüncedir onu düşünürsün, aşk bir çıkmazdır içine düştünmü çıkamazsın, aşk bir yoldur sonunu bulamazsın, aşk bir mucizedir aşık oldunmu zaman durur, hep onu düşünürsün. hiçbir ses duymazsın sadece onun sesini duyarsın, aşk özgürlüktür sevdiğinin yanında iken aşkların en güzelidir, seni sevmek aşkım, seni seviyorum, adını bile bilmiyorum...

cevapla


Anket - Dergi&Web



Kaos GL Dergi 102


KKM - Ekim 08




50/50 Eşitlik



Duyuru Listesi

Kaos GL haberlerini takip etmek için E-posta adresinizi girmeniz yeterli.



LGBT Ünlüler


Muhabirliğe davet


"Canım Ailem"


LGBT Söyleşi


Madiledik!

“Gay'lik toplumsal bir sorun değil, o sapkınlığa giriyor. (…) Kadın erkek ilişkisini yasaklarsan, insan sonunda kendi cinsiyle ilişkiye girmeye başlıyor. Cinsellik içgüdülerle oluşuyor, ihtiyaç olduğu için de bir noktada dışa vurum yaşanıyor. Bu da sapkınlıklara yol açabiliyor.”

  • Biri İpek Tuzcuoğlu’nu durdursun!

“Oğlunun kafasındaki baba resmini yıkarsan, tabii ki anneyi örnek alır. Ondan sonra da kadın gibi davranmaya baslar. Oğlum, bir gün çıkıp da bana bunu söylerse 'Hay, ağzıma tüküreyim beni' der, dönüp kendime bakarım.”

  • Gazetecinin "Oğlunuz ya da kızınız, gelse ve ‘Baba, ben eşcinselim’ dese?" sorusuna İsmail Hacıoğlu’nun verdiği yanıt. En son ‘eşcinsel sperm’i oynayan Hacıoğlu’nun sözleri size de tanıdık geliyor mu?

Diğer Madiler



İmza Kampanyası



Buluşma 2008



Makale


Kampüs Ağı


Kimler online
Şu an sitede 1 kullanıcı ve 158 ziyaretçi var.

Online kullanıcılar

  • kydonia


English - Deutsch - Kaos GL - Dergi - Kütüphane - Kültür Merkezi - Künye - İletişim